Elazığ'da askerliğini yaptığı birlikte 21 Şubat'ta intihar ettiği iddia edilen Mardin Derik nüfusuna kayıtlı Mazlum Aksu'nun cenazesi, ailesinin yaşadığı Kocaeli'nin Darıca İlçesi'ne getirildi. Cenaze törenine EMEP ve Emek Gençliği üyeleri, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel ile BDP Darıca İlçe Örgütü yöneticileri de katıldı. EMEP üyeleri, Darıca Tren İstasyonu'nda biraraya gelerek, Mazlum Aksu'nun ailesinin evine yürüdü. Yürüyüşte, "Kışlada asker ölümlerine son. Mazlum yoldaş ölümsüzdür" pankartı taşınırken, Aksu ailesinin evinin önünde saygı duruşunda bulunuldu. Burada yapılan konuşmalarda, Aksu'nun intihar etmediği, Kürt olduğu için öldürüldüğü belirtildi. Baba Mahmut Aksu ise yaptığı konuşmada, asker ölümlerine tepki göstererek, "Çocuğumuz öldürüldü. Herkese sesleniyorum; benim çocuğum öldü, başka çocuklar ölmesin, benim ciğerim yandı, başka ciğerler yanmasın. Hepimiz insanız, hepimiz insanlık adına yaşıyoruz. Ama bu şekilde gitmez gitmez gitmez… Nereye kadar? Bu gençler ölmesin, yazık günah bu gençlere. 31 senedir insanlar ölüyor. Televizyonlar yalan söylüyor, bunları herkes bilsin. Herkes elinden geleni yapsın. Bizim çocuklarımız ölüyor, bizim ciğerimiz yanıyor" dedi.


'İsyan ediyorum'
Oğlunun askere gitmeden önce hiçbir psikolojik sorunu olmadığına işaret eden baba Aksu, "20 gün içerisinde bu çocuğun psikolojisi nasıl bozuldu? Üzerine kim gitti, bu çocuğu kim bu duruma soktu? Çocuk karakoldan şikayetçi değildi. Bu çocuk nasıl kendisini vurur? Bu nereye kadar gider? Biz bu devletin vatandaşı değil miyiz, vergimizi vermiyor muyuz? Daha ne yapalım? Ne yapacağız, nereye gideceğiz? Ben Başbakan'a sesleniyorum, Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum, Genelkurmay Başkanı'na sesleniyorum, bu işe bir el atsınlar. İnsanlar ölmesin, bize de, çocuklarımıza da yazık günah değil mi? İsyan ediyorum, beni anlayın" diye konuştu. Fenalaşan Mahmut Aksu, konuşmasını tamamlayamadı.
Konuşmaların ardından Mazlum Aksu'nun cenazesi İstasyon Camisi'ne getirildi. Burada kılınan cenaze namazının ardından cenaze aracına konulan Aksu'nun tabutu, yürüyüş eşliğinde Darıca Nene Hatun Mezarlığı'na götürüldü. Defin işlemleri sırasında anne Hayat Aksu, fenalık geçirdi. Cenaze dualar eşliğinde toprağa verildi.

DİHA'ya konuştu

Mardin Derik'teki köyleri 1994 yılında devlet tarafından yakılan Aksu ailesi, göç ederek Kocaeli'nin Darıca İlçesi'ne yerleşmiş. Doğuştan bir ayağı sakat olan ve tekerlekli sandalye ile hareket edebilen baba Mahmut Aksu, yıllardır yaşanan savaştan öğrendiklerini oğluna aktardığını, üzerine titreyip, eğittiği oğlunun asla kendini öldürebilecek biri olmadığını dile getirdi. Oğlunun ölüm haberi gelmeden 20 gün önce izin alarak yanlarına geldiğini aktaran baba Aksu, oğlunun psikolojisinin yerinde olduğunu belirterek, "İzne geldi hiçbir sorunu yoktu, birlikte Mardin'e gezmeye de gittik. 'Psikolojisi bozuldu' diyorlar, 20 günde ne oldu?" diye sordu. Oğlunun G-3 silahı ile sol şakağına ateş ettiğinin iddia edildiğini; ancak solak olmayan oğlunun öldürüldüğünü düşünen Aksu, "Kesin öldürülmüş, öldürüp bize yolladılar" dedi.
Oğlunun askerlik yaptığı karakoldaki rütbeli askerler tarafından öldürüldüğünü söyleyen Aksu, şunları belirtti: "Oradaki asker öldürmüştür. Kurşun sıkıp öldürüyorlar, bizi de cahil sanıp saklamaya çalışıyorlar. Ben ayaktan sakatım ama devlet kafadan sakat. Artık bitti. Bunlar hikaye. Yıllardır bu mücadelenin içindeyiz. Kim nasıl ölüyor, öldürülüyor, kimin psikolojisi nasıl hepsini çok iyi biliyoruz. Kürt halkının psikolojisi yerindedir. Psikolojisi bozuk olan askeriyedir, devlettir."

DİHA/KOCAELİ