• 'Çerçeve yasa'nın uygulanmasıyla birlikte siyasetimizi, sanatımızı, ekonomimizi; bilgi ve becerilerimizi toplumumuzun hizmetine sunabilmeli; noksanlıklarımızı acilen gidermeliyiz.
  • Barışla oluşturulacak imkan ve olanakları, fedakar kahramanlarımızın mirasını, siyaset, sanat, bilgi ve örgütlülükle hak ettiği yere taşıma sorumluluğumuz var.
  • Yarım asırdır savaştık; vurduk, vurulduk ama mağlup olmadık. Şimdi mücadeleyi nihayete erdirmek hak ve hukukumuzla birlikte bir yeni yaşam inşa etme arifesindeyiz.

HAFIZ AHMET TURHALLI

İki yılı aşkın bir süredir yürütülen bir süreç var. Bu sürecin, Devlet Bahçeli ile DEM Partililerin Meclis'te selamlaşmasıyla başladığı söylense de yaklaşık yarım asırdır devam eden bir savaş hakikatinin kayıplara neden olduğu da biliniyor. Bu, yalnızca can kayıplarından ibaret değildi, ekonomik, sosyal ve toplumsal çürüme olarak da ağır sonuçları açığa çıktı. Tarafların 50 yıllık savaş ve çatışma ile birbirlerini yok etme ve mağlup etme durumu ortaya çıkamadı; son 30 yıldır bir tekrar yaşandı. Kendini tekrarın ve kördüğüme dönüşen çatışmanın çözümü için Sayın Abdullah Öcalan, imkanları ve olanakları dahilinde  yeni hamlelerle sorunu çözebilmenin imkanlarını zorladı. Çözümü, Kürt ve Türk toplumlarının gündemine yerleştirebilmek için olağanüstü çaba gösterdi. Devlette akıl ve izan sahibi kesimin de Sayın Öcalan ile görüşmesi, barışa açılacak pencerenin aralanmasına sebep oldu.

Uluslararası ve Ortadoğu konjonktürünün de HAMAS saldırısıyla tırmandırılması, savaşın coğrafyamızın geneline sirayetiyle yüz binlerce insanın ölümü ve oluşabilecek yıkımların durdurulması düşüncesinin gelişmesi de barış kapısını aralamaya ivme kazandırdı. Başta HAMAS, Hizbullah ve BAAS'ın tasfiyesi, İran’ın büyük darbe alması bu hamlenin olgunlaşmasına katkıda bulundu. Türk devlet ve siyasetinin içindeki savaş yanlılarının, geçmişi tekrar etme istemi ve ısrarı da Sayın Abdullah Öcalan’ın bu hamlesiyle boşa düşürüldü ve devlet bu hamleye cevap vermek zorunda bırakıldı. Devlet Bahçeli'nin inisiyatif almasıyla bu durum, 'çerçeve yasa'nın Meclis'te neredeyse oy birliğiyle geçmesini sağladı. Kürt ve Türk barışının olgunlaşmasını istemeyen odakların çokluğu ve karmaşıklığı, işlerin uzamasını ve barışın enfekte olma tehlikesini henüz bertaraf edebilmiş değildir. 'Çerçeve yasa', Kürtlerin tabii hakları konusunda sarih bir içeriğe ve Türkiye demokrasinin gelişmesinin maddelerini kapsamasa da çatışma ortamının sonlandırılması için çözüm üretebilecek bir başlangıç olarak ele alınmalıdır.

Bu yasanın bazı kurum ve kişilerin teyidi ve MGK’nın insafına terk edilmesi de ayrı bir kaygı olarak not edilmelidir. Şüphesiz Kürtler ve Kürt Özgürlük Hareketi, 50 yıllık bir birikim ve tecrübeye sahiptir. Bu birikim, bir özgüven oluşturmuş durumdadır. Bunun diplomasi, siyaset, ekonomi, örgütlülük ve kaliteli bir eğitimle kazanımları kalıcı hale getirebileceği, aksi durumda kazanımların tehlikede olduğu unutulmamamlıdır. Barış işlerinin savaştan daha zor ve karmaşık olduğunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Hepimiz barışın gelişebilmesi için fedakarlık göstermeli, kanın durdurulmuş olmasını da büyük bir kazanç olarak değerlendirmeliyiz. Kur’an-ı Kerim, şöyle der: "Allah barış ülkesine çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yöneltip iletir.“ (Yunus 25)

İslam adına Allah’a inandığını söyleyenlerin hepsi, bu ayet hükmü gereğince barışa çağırmalı ve adil bir barışın oluşabilmesi için çaba sahibi olmalıdırlar. Hepimiz, milletimizin barış içerisinde yaşayabilmesi için el ele vermeliyiz. Kendi iç barışımızı, komşularla barışımızı inşa etmek için her türlü fedakarlığa hazır olmalıyız. Bizi tahrik etmek isteyenler olacaktır, manipülasyon ve yalanlarla bizi barış yolundan ayırmaya çalışanlar da olacaktır. Bu tür yaklaşım ve uygulamaların boşa çıkarılması için hep birlikte hassas davranmalı ve bu minvalde mücadele yürütmeliyiz. Oluşturlacak algılar ve onların toplum üzerindeki etkilerini durdurmak için sürekli teyakkuzda kalmalıyız.

'Çerçeve yasa'nın uygulanmasıyla birlikte siyasetimizi, sanatımızı, ekonomik yapımızı ve bu konulardaki bilgi, becerilerimizi toplumumuzun hizmetine sunabilmeliyiz. Bu alandaki eksik ve noksanlıklarımızı acilen gidermenin yollarını aramalıyız. Barış, sabır ve yetenek işidir... Kahramanlarımız bizi dünya milletlerine tanıttılar, acı çektiler, katledildiler ama amaçlarına bağlılıklarından taviz vermediler. Şimdi barışla oluşturulacak olan imkan ve olanakları, kahramanlarımızın mirasını, siyaset, sanat, bilgi ve örgütlülükle hak ettiği yere taşıma sorumluluğumuz var.

Barış kapısı, bu 'çerçeve yasa' ile biraz daha aralanacaktır. Aralanacak olan bu kapıdan sabırla ve metanetle girmeliyiz. Barış evini inşa etme ve onu güzelleştirme heyecanını etrafımıza yayabilmeliyiz. Biz yarım asırdır savaştık; vurduk, vurulduk ama mağlup olmadık. Şimdi mücadeleyi nihayete erdirmek hak ve hukukumuzla birlikte bir yeni yaşam inşa etme arifesindeyiz. Yeni yaşamı ve oluşmuş olan barış imkanını, hakkımız olan her şeyi siyaset ve ferasetle işlemeli, onu yeniden yapılandırılacak olan Anayasa ve yasaların güvencesi ile taçlandırmalıyız. Barışmanın imkanı az da olsa belirdi. Bu imkanı asla elden bırakmamalıyız.