Lice’den kent merkezine giden yolcu minibüsünün askeri zırhlı araçtan taranmasıyla ilgili soruşturmaya “takipsizlik” verildi. Savcı, kurşunu PKK'lilerin sıkmış olabileceğini iddia ederken, aracın kulesindeki asker, “Silah kazara ateş aldı. Benim elimde olmayan bir durum” demişti. 

Amed’in Lice ilçesinde 15 Şubat günü ilçeden kent merkezine giden Lice Sur firmasına ait içinde 10 yolcunun bulunduğu minibüs, Duru Bekirhan Karakolu’nun bulunduğu Bingöl yol ayrımında askeri zırhlı araç tarafından taranmıştı. Karşı yönden gelen ve plakası alınamayan zırhlı araçtan sıkılan mermiler aracın ön camından girip koltukları da delerek arka taraftan çıkmış, saldırıda yüzüne cam parçaları isabet eden Özgür Atagün adlı yolcu hafif yaralanırken, şans eseri can kaybı yaşanmamıştı. 

Skandal takipsizlik kararı

Diyarbakır Barosu’nun “Öldürmeye teşebbüs”, “Mala zarar verme” ve “Görevi kötüye” suçlamalarıyla ilgili kolluk görevlileri hakkında kamu davası açılması talebiyle suç duyurusunda bulunduğu Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin herhangi bir soruşturma yürütmeden skandal bir gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bölgenin “sıkıntılı” olduğunu öne süren savcılık, kurşunların “Muhtemelen PKK’liler tarafından sıkıldığını” iddia etti. Savcılık takipsizlik kararının gerekçesinde, “Kolluk kuvvetlerinin söz konusu araca ateş ettiğini iddia etmenin soyut bir iddiadan ibaret olduğu, bölgenin sıkıntılı bir bölge olması nedeniyle muhtemelen PKK/KCK terör örgütü üyelerinin ateş ettiği” şeklinde açıklama yaptı. 

Savcıya itiraz edildi

Amed Barosu adına soruşturma dosyasını takip eden avukatlardan Aydın Özdemir, alınan takipsizlik kararına karşı Diyarbakır Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne iletilmek üzere Başsavcılığa itiraz etti. Karara tepki gösteren Özdemir, "Güpegündüz gerçekleşen bu olayın mağduru ve tanıkları kendilerine nedensiz yere ateş eden kişilerin güvenlik görevlileri olduğunu söylemesine rağmen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, hiçbir delil veya dayanak ortaya koymadan 'Ateş eden PKK'dir' demektedir. Maalesef birçok olayda olduğu gibi burada da suç işleyen güvenlik görevlilerine cezasızlık zırhı getirilmeye çalışılmaktadır” dedi. 

Bölge asker denetiminde

Devlet güçlerinin araca hiçbir neden yokken ateş ettiğinin açık olduğunu belirten Özdemir, “Bu alanda güvenlik görevlilerinin sıkı bir etkinliği ve denetimi bulunmaktadır. Nitekim olayın yaşandığı alanda sürekli olarak zırhlı araçlar ile devriye atılarak yolun güvenliği sağlanmaktadır. Dolayısıyla hiçbir delil veya emare bulunmadığı halde olayı muhtemelen oraya gelen örgüt üyelerinin gerçekleştirdiğini iddia etmek, tutarsız ve temelsizdir. Üstelik kendi halindeki sıradan vatandaşların, hiçbir neden yokken bu suçu işlemeyen kamu görevlilerini suçlaması da akla ve mantığa uygun değildir” ifadelerini kullandı. 

Asker bile üstlendi

Özdemir, olay sonrası araçta bulunan yurttaşların müracaat ettiği Duru Bekirhan Karakolu’nda görevli jandarma personelinin yurttaşlara “Siz terör taşımazsanız kimse size silah sıkmaz” dediğini de aktardı. Söz konusu askeri personel hakkında da “Görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla suç duyurusunda bulunduklarını ancak buna da takipsizlik kararı verildiğini belirten Özdemir, “Olayda mağdurların bulunduğu araca ateş açan kişilerin PKK/KCK örgüt üyeleri olduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirken, bu cümleyi sarf eden jandarma görevlisi hakkında da aynı karar verilmiştir. Bu durum da başlı başına hukuka aykırılık teşkil eder” dedi. 

Olaydan sonra Duru Jandarma Komutanlığı’na giden minibüs şoförü Burhan Yiğiter, askerlerin önce kendilerini tehdit ettiğini ardından, “Siz aracınızla örgüt mensuplarını taşıyorsunuz” dediğini anlatmıştı. Buradan jandarmaya ait sivil araçla İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldüklerini anlatan Yiğiter, “İlçe Cumhuriyet Başsavcısı ve Jandarma Alay Komutanı da yanımıza geldi. Burada inceleme yapıldı. Akrep tipi zırhlı aracın kulesinde görevli asker de geldi. Asker, ‘Silah kazara ateş aldı. Benim elimde olmayan bir durum’ dedi. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılacağı söylendi. Minibüsümü de incelemek için el koyup Diyarbakır’a götürdüler” diyerek şikayetten vazgeçirilmeye çalışıldığını söylemişti. 


AMED