- AKP-MHP-Ergenekon yönetimindeki Türk devleti, işgal saldırılarını kimi yerde 20 kilometre derinliğe indindirdiği, sürekli bombardıman altında tuttuğu Medya Savunma Alanları'nda üst üste uğradığı devrimci operasyonları tamamen saklayamayınca çareyi bir kez daha Kuzey-Doğu Suriye'de sivil yerleşim alanları, altyapı tesisleri, geçim kaynaklarını vurmakta buldu.
Hava üstünlüğünü yitirdiği anda ortada kalan Türk ordusu, gerillaya yanıt veremeyince Kürt düşmanlığının gereği Kuzey-Doğu Suriye'ye yöneldi. Kuzey-Doğu Suriye'de hastane, okul, fabrika, rafineri ayrımı yapmadan tüm alkyapı tesislerini ve shizmet kurumlarını hedef alan Türk devleti, onlarca yurttaşı katletti veya yaraladı.
Türk devletinin, Medya Savunma Alanları'na yönelik Aralık 2017'den beri sürdürdüğü işgal saldırıları, 7 yılına girdi. NATO'nun tam desteği ve KDP iş birliğine; kimyasal silah, yasaklı bomba, taktik nükleer bomba ve hava gücü üstünlüğünün yanı sıra tüm savaşçı unsurlarını serferber eden Türk devleti, Zap, Avaşîn, Metîna ve Xakûrkê'de istediği sonucu alamadığı gibi girebildiği yerlerde de sürekli darbe yiyor çıkmak ta da zorlanıyor. Kış koşullarının da hava güçlerinin hareket kabiliyetini kısıtladığı bir dönemde zaten gerilla karşısında zorlanan Türk askerini iyice 'çaresiz' bıraktı. HPG Basın İrtibat Merkezi'nin 22-23 Aralık'taki devrimci operasyonlarla ilgili açıklamasına göre; Xakûrkê’de 27 asker öldürüldü ve askerlerin olduğu tepe kontrol altına alındı. Ayrıca birçok silah ve askeri teçhizata el konuldu. Metîna'da da 9 asker öldürüldü. Zap’ta ise yine devrimci operasyonda 34 asker daha öldürüldü. Türk Savunma Bakanlığı, sadece bazı kayıplarını, gerillanın çekimleri Türkiye kamuoyuna da ulaşınca açıklamak zorunda kaldı. Türk Savunma Bakanlığı, Xakûrkê'de 6 askerin öldüğünü, 7'sinin yaralandığını; Metîna'da 6 askerin öldüğünü, 6'sının yaralandığını iddia etti.
Rojava halkına saldırdı
Türk ordusu, bu hezimetin ardından yine en iyi bildiği yönteme başvurdu. 40 saldırıda 8 yurttaş şehit düştü, 18 yurttaş da yaralandı. 2 bin 200 köy ve kasaba karanlıkta kaldı. Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin açıklamasına göre; Türk ordusu 7 savaş uçağı ve 33 SİHA bölgeye yönelik 40 saldırı gerçekleştirdi.
Demokratik Özerk Yönetim'in dün paylaştığı bilgiler şöyle:
Qamişlo
Cirnik Mahallesi'ndeki Sadkob istasyonu, gıda deposu; Eleya Mahallesi'nde fabrika, iki inşaat şirketi, Simav Matbaası, Korona Hastanesi, elektrik istasyonu, yem deposu, diyaliz hastanesi, oksijen fabrikası, mazot deposu, perşembe pazarı, Korona hastanesi yakınındaki depo, Berfin temizlik ürünleri fabrikası ve Botan akaryakıt istasyonu bombalandı. Şehitler Kavşağı yakınındaki seramik deposu, benzin istasyonu, Aziz garajı, çimento deposu bombalandı
Amûdê
Amûdê'de Kerem düğün salonu, buğday deposu ve zeytin deposuna saldırı düzenlendi.
Kobanê
Kobanê'de araba garajı, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın desteklediği Miştenur Hastanesi, Termik köyü yolu üzerinde tavuk fabrikası, Halep yolu üzerinde çiftlik, araba tamirhanesi ve Ehmed Temer'e ait inşaat şirketi hedef alındı.
Radyo istasyonları
Türk savaş uçakları Qamişlo, Dêrik ve Dirbesiyê’deki radyo istasyonlarını bombaladı.
Saldırılar sonucunda 2 bin 600'den fazla köy ve kasaba karanlığa gömüldü.
8 şehit, 18 yaralı
Saldırılar sonucunda ikisi kadın 8 yurttaş şehit oldu. Aralarında kadın ve çocukların da olduğu 18 yurttaş yaralandı. Şehit yurttaşların isimleri şöyle: Bêrîvan Mihemed, Ferhan Xelef, Riyad Hemo, Ferhan Temê, Rênas Hisên, Hisên Ehmed, Faris El Faris, Aye El Sebawî.
Kuzey-Doğu Suriye Şehitler Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre; Ferhan Xelef, Berivan Mihemed, Hisen Ehmed ve Riyad Hemo, Simav Matbaası'na düzenlenen saldırıda şehit oldu. El Cezire Yem fabrikasına düzenlenen saldırıda Rênas Hemid Hisên; Elaya Mahallesi'ndeki fabrikaya düzenlenen saldırıda Ferhan Temê; Qamışlo'ya bağlı Um El Fursan köyünün bombalanmasında Aye El Sabawi ve Faris El Faris şehit oldu.
Doğrudan sivil alanlar
QSD Basın İrtibat Merkezi de resmi internet sayfası üzerinde işgalci Türk devletinin saldırılarına ilişkin bir açıklama paylaştı. Açıklamada şunlara yer verdi: “Faşist Türk devletinin 23 Aralık’ta başlattığı soykırım saldırılarının devamı niteliğindeki hava saldırıları devam ediyor. Bu saldırılar halkımızı, ekonomik kaynaklarını ve halkımızın sınırlı kaynakları ve gücüyle ilerlettiği demokratik kurumlarını doğrudan hedef aldı. Faşist Türk devleti ve onun faşist şefi Eradoğan, QSD güçlerine saldırdıkları ve QSD güçlerinin çok sayıda kayıp verdiği yalanına sarılıyorlar. Halkımız ve tüm kamuoyu bilmelidir ki; QSD olarak hiçbir kaybımız yoktur. Saldırıların gerçekleştiği bölgelerde askeri gücümüz bulunmuyor. Hedef alınan, saldırıya uğrayanlar bizim halkımızdır.
Türk devleti başaramaz
Terörist ve faşist Türk devletinin her alandaki saldırıları başta olmak üzere her türlü saldırıya karşı halkımızı her zamankinden daha fazla koruyacağız. Türk faşist rejimi ve yönetimi, birçok fedakarlık karşısında zafer şansının olmadığını bilmesi gerekiyor. Rojava, Kuzey-Doğu Suriye halklarının bilinçli birliği ve örgütlü direnişi tüm saldırıları boşa çıkarabilir. Bu şekilde birçok düşmana karşı örgütlenen ve kararlı hale gelen halkımıza karşı başta Türk faşist devleti olmak üzere hiçbir düşmanın zafer şansı yoktur.
Halkımız da kimseden koruma beklemeden QSD ile birlikte ve savunmasını sağlamalıdır."
BM, ABD ve Rusya
Demokratik Suriye Demokratik Meclisi (MSD) ise Türk devletinin son üç gündür bölgenin altyapısını, elektrik istasyonlarını, petrol sahalarını, hastaneleri, tarımsal kalkınma şirketlerini ve hatta matbaaları ve bunun sonucunda bu kurumlarda çalışan yurttaşları bombaladığını hatırlatarak, uluslararası toplumu, BM ve organlarını saldırıyı kınamaya çağırdı. ABD ve Rusya'yı, uluslararası ve insani yasaların korunması ve uygulanmasında üzerlerine düşen rolü oynamaya çağıran MSD, Bu hassas süreçte Türkiye'nin tehdit ve provokasyonlarına karşı ciddi adımlar atılmasını isteyerek, saldırıların savaş suçu ve insanlığa karşı suç olduğunun altını çizdi.
Kendi ateşlerinde yanacaklar
YPJ Genel Komutanlığı ise “Ülkemizi cehenneme çevirmeye çalışanların o cehennemin ateşinde yanacağını tüm dünya bilsin” dediği açıklamasında, şunları ifade etti: "Ülke toprağını korumak varoluşumuzun ve mücadelemizin sebebidir. YPJ olarak DAİŞ’e karşı mücadelemizde tüm insani değerlere sahip çıktık. Siyasi, sosyal ve askeri açıdan başarısızlığa uğrayan Türk devleti her zaman bölgelerimize azgın bir kurt gibi saldırıyor. Uluslararası güçlerin bu saldırılar karşısında sessiz kalması aynı zamanda DAİŞ’in onaylanması ve güçlenmesi anlamına da geliyor. Soykırımcı Türk devleti, Rojava/Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarıyla tarihin her döneminde yaşanan vahşeti aşmıştır. Türk devletinin tüm saldırılarına karşı haklı mücadelemiz kesintisiz olarak devam edecektir. Kurumlar ve devletlerin utanç verici açıklama ve tutumları değil, halkımızın serhıldanı ve direnişi başarıyı getirecektir. Bu temelde Türk devletinin terörüne asla teslim olmayan halkımızın kutsal duruşunu selamlıyor ve halkımızın fedai ruhu ile devrimimizi koruyacağız.”
KCK'nin açıklaması
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, dün konuyla ilgili yazılı bir mesaj paylaştı. Gerillanın, 22 ve 23 Aralık tarihlerinde Xakurkê, Metîna ve Zap'ta Devrimci Operasyon kapsamında gerçekleştirdiği eylemlerle soykırımcı sömürgeci işgalci Türk devletinin ordusuna ağır darbeler vurarak büyük kayıplar verdirdiğini hatırlatan Eşbaşkanlık, bu başarılı eylemlerinden dolayı tüm HPG ve YJA Star komutan ve savaşçılarını kutladı. Eylemlere katılan arkadaşları ayrıca kutluyor ve selamlıyoruz.
Üzerine gitti ve vurdu
Eşbaşkanlık, açıklamasında şunları ifade etti: "Gerilla, Kürt düşmanı faşist şeflerin saldırı ve tehditlerine karşı günün sabahında, akşamında ve gecesinde işgalci ordunun üzerine gitmiş ve vurmuştur. Bu eylemleriyle gerilla bir kez daha işgalci orduyu ağır bir hezimete uğratmış ve işgalci ordu karşısında üstünlüğünü kanıtlamıştır. Kurdistan halkı ve Kurdistan Özgürlük Gerillası, özgür ülke ve özgür yaşamdan asla vazgeçmeyecek, bunun için her türlü saldırı ve işgale karşı sonuna kadar direnecek ve düşmanı yenilgiye uğratarak özgürlüğü gerçekleştirecektir. Kurdistan halkı direniş ve mücadeleden tek bir adım bile geri atmadan bunu kanıtlamıştır.
Vurmaya devam edecek
Hiç şüphe yok ki, gerilla devrimci operasyon kapsamında eylemlerini sürdürecek, işgalci ordunun üzerine gidecek ve vurmaya devam edecektir. Herkesin bunu bilmesi ve buna göre hareket etmesi gerekiyor. Buradan şu çağrıyı yapıyoruz; pêşmerge, Türk ordusunun mevzilerinden ve konumlandığı yerlerden uzak durmalıdır.
Yenilgiyi gizleme telaşı
Türk devleti ve faşist AKP-MHP iktidarı, yaşadığı ağır hezimeti saklamaya çalışmaktadır. Kürt halkına daha fazla saldırarak, katliamlar gerçekleştirerek yenilgisini gizlemektedir. Kürt düşmanı zihniyeti terk etmediğinden saldırı, işgal ve katliamlarında ısrar etmektedir. Bu kapsamda Rojava'ya yönelik saldırılarını artırmaktadır. Rojava'ya ve Kuzey-Doğru Suriye halklarına saldırarak hem yenilgisini gizlemeye hem de işgal planını gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Halkın yerleşim yerleri, barınma ve üretim tesisleri hedeflenip vurulmuştur. Bu saldırılar Türk devletinin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmış, AKP-MHP iktidarının maskelerini düşürmüştür. Soykırımcı sömürgeci Türk devletinin amacı, Rojava'yı işgal ederek Rojava Devrimi'ni tasfiye etmek ve Kürt halkının elde ettiği statüyü ortadan kaldırmaktır.”
Rojava'ya sahip çıkalım
KONGRA GEL Eşbaşkanlık Divanı da gaz, petrol, elektrik, su, hastane gibi yerler ile hastalar için oksijen gazı üreten tesislerin bile saldırılarda hedef alınmasının, uluslararası savaş hukukuna göre insanlık ve savaş suçu olduğunu vurguladığı açıklamasında, Türk devletinin bu saldırıları karşısında sessiz duran güçlerin de bu suçun ortağı olduğunu belirtti. "Uluslararası Koalisyon'un bu saldırılardan habersiz olması mümkün değildir" diyen KONGRA GEL, şunları kaydetti: "Gerilla karşısında büyük darbe yiyen Erdoğan’ın Rojava’da sivil hedeflere saldırısı, AKP-MHP iktidarının ne kadar çaresiz olduğunu, yani içinde bulundukları zor durumu açıkça göstermektedir. Bu durum, Kürt sorununda yürütülen inkâr ve imha politikalarının çöktüğünün resmi olmayan ilanıdır. Bu kadar yoğun saldırıların nedeni, çöküş sürecinin yarattığı korku nedeniyledir, ancak korkunun ecele faydası yoktur.
Rojava’ya yönelik saldırılara karşı her yerde ayakta olmalıyız. Dostlarımızla birlikte Rojava’ya dört elle sahip çıkmalıyız. Tüm gücümüz ile Rojava Devrimi'ni korumalıyız." HABER MERKEZİ