
Suriye’de 108 kişinin katledilmesi Devlet Başkanı Beşar Esad’ın üzerindeki baskıyı arttırdı. BM’nin Suriye temsilcisi Kofi Annan’ın “Suriye dönülmez bir noktaya geldi” açıklamasından sonra Batılı ülkeler Güvenlik Konseyi’nin devreye girmesini istedi. Ancak açıklamalarda Esad’a Yemen formülü de önerildi.
Suriye’de sükuneti sağlaması için ortaya atılan ve kimsenin başarılı olacağına inanmadığı planın sahibi Kofi Annan, önceki gün Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile yaptığı görüşmenin ardından altı maddelik planın gerektiği gibi uygulanmadığı için Suriye’nin dönülmez bir noktaya geldiğini söyledi. Hem muhalifler tarafından hem de Esad yönetimi tarafından ciddiye alınmayan planın halen başarılı olacağını düşünen Annan, Esad’dan zaman geçirmeden cesur adımlar istedi.
Annan’ın bu açıklaması başta Fransa olmak üzere birçok ülkenin savaş tamtamları çalmasına neden oldu. Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında Suriye’ye yönelik bir askeri müdahaleyi redden Sosyalist François Hollande, BM Güvenlik Konseyi’nin kararıyla Suriye’ye yönelik bir askeri müdahalenin olabileceğini söyledi. Beşar Esad’ın görevi bırakması halinde savaşa gerek kalmayacağını da söyleyen Hollande, üstü kapalı olarak Yemen formülünün Suriye’de de hayata geçmesini istedi.
Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de, Güvenlik Konseyi’nin Suriye için yeniden sorumluluk almasını istedi.
Rusya: Savaşa izin vermeyiz
Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton da, Suriye’ye yönelik yaptırımların yeterli olmadığını AB olarak ellerinden gelen yaptıklarını savunarak, “artık BM Güvenlik Konseyi düzeyinde de önlem alınmalı” açıklamasını yaptı.
BM Güvenlik Konseyi’nde bu savaş çağrılarına olumsuz cevap verecek. Zira Konsey’in daimi üyelerinden Rusya açıkça Suriye’ye yönelik bir askeri girişimi engelleyeceğini duyurdu. Rus Interfax ajansına konuşan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Gennady Gatilov, Suriye’ye askeri bir müdahaleye kesinlikle karşı olduklarını belirterek, “Dış müdahale ülkede durumu daha da ağırlaştıracak. Askeri müdahale hem Suriye, hem de tüm bölgede beklenmedik sonuçlara yol açar” dedi.
Yemen formülü dillendiriliyor
Ancak Şam rejimine askeri müdahale isteyen ülkeler ile Rusya, Suriye’de de Yemen formülünün hayata geçmesi konusunda hemfikir. Yemen’de Ali Abdullah Salih, yaşanan halk hareketinden sonra görevini yardımcısı Abd Rabbuh Mansur al Hadi’ye bırakak ABD’ye gitmişti. İlk olarak Rusya’nın gündeme getirdiği ve ABD’nin de sıcak baktığı formüle göre Esad’ın görevlerini yardımcısı Faruk el Şara’ya bırakması isteniyor.
Yemen formülünün Suriye’de hayat bulmaması halinde Esad askeri müdahaleyle koltuğundan uzaklaştırılacak. Olası savaş için kasım ayında ABD’de yapılacak başkanlık seçimi bekleniyor.
‘Olası savaş Ortadoğu savaşı olur’
Gazetemizin yazarlarından Adil Bayram ise, 14 Mayıs’ta yazdığı yazıda Suriye’ye yönelik bir olası savaşın tarihi olarak da 2013’in başlarını işaret etmişti. Adil Bayram, Şam’da yaşanan patlamalardan sonra kaleme aldığı yazısında “Suriye’de barış umutları gittikçe tükeniyor. Öncelikle terörün daha da tırmandırılacağı anlaşılıyor. Ardından ise savaş gelecek. Muhtemelen 2012 sonuna kadar artan terör dönemi olurken, 2013 Suriye’de savaş yılı olacak!” demişti.
Bayram, olası savaşın bütün Ortadoğu’ya yayılacağı uyarısında da bulunmuştu. Bayram yazısında “Suriye ne Irak, ne Libya, ne de Afganistan’dır. Suriye tarihten beri bölge siyasal statükosunun belirlendiği alandır. Baba Esad döneminde de Şam siyaseti bir Ortadoğu siyasetiydi. Şimdi yaşanacak olası bir Suriye savaşı da bir Ortadoğu savaşı olacak. Suriye’de terörün savaş halini alması, Doğu Akdeniz’den Afganistan’a kadar uzanan bir bölge savaşını ortaya çıkartacak. Bu da 1991’den beri yaşanan Üçüncü Dünya Savaşı’nın zirvesi olacak” ifadelerini kullanmıştı.
Bayram’ın ‘savaş bütün Ortadoğu’ya yayılır’ kaygısı Almanya Federal Parlamento Dış İlişkiler Başkanı Ruprecht Polenz tarafında da dile getirildi. Deutsche Welle’ye konuşan Polenz, Suriye’ye olası bir müdahalenin Libya’daki gibi olmayacağını söyledi. Suriye’ye yönelik bir müdahalenin sadece hava operasyonunla başarıya ulaşmayacağını dile getiren Polenz, “Kara birliklerinin devreye girmesi gerekir. Ancak hiçbir ülkenin bunu (Suriye’ye kara birlikleri göndermeyi) göze alacağını sanmıyorum” dedi.
Bu arada Suriye büyükelçilerini kovan ülkeler arasına Türkiye de girdi. Dün bir açıklama yapan Türk Dışişleri Bakanlığı, Suriyeli diplomatlardan 72 saat içerisinde Türkiye’yi terketmelerinin istendiğini açıkladı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi hafta sonunda bu olayla ilgili bir kınama kararı alırken, saldırılardan Suriye yönetimini sorumlu tutan ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Kanada, Avustralya, İtalya, İspanya ve Japonya gibi ülkeler de tepki olarak Suriyeli diplomatları sınırdışı etmişti.
ŞAM