Ressam Ömer Eken'in "Zamanın izleri" isimli resim sergisi Amed Şehir Tiyatrosu'nda sanatseverlerle buluştu. Kürt Ressam Eken, tüm baskı ve zorluklara rağmen Avrupa'ya gitme kolaylığına düşmeyeceğini belirtti.
DİCLE MÜFTÜOĞLU / MA /AMED
”Zamanın izleri” sergisiyle sanatseverlerle buluşan ressam Ömer Eken, sanatın toplumu değiştirmek için bir araç olduğunu belirterek, ”Sanatın uzun vadede toplumu değiştirme gücü olduğuna inanıyorum. Bunun için de beklememek, sanatı halklaştırmak lazım” dedi.
Kültür ve sanat etkinliklerinin sıklıkla düzenlendiği Amed’de, Kürt ressam Ömer Eken’in tuvale çizdiği resimleri sergilenmeye başlandı. Amed Şehir Tiyatrosu’nda açılan ressam Eken’in ”Zamanın İmgeleri” sergisi, 30 Kasım’a kadar açık olacak.
Amed’in Ferqîn ilçesinde dünyaya gelen Eken, daha ilkokul 2’nci sınıftayken resme ilgi duymaya başladığını ve ardından dayısının kopya kağıdı kullanarak yaptığı resimlerin merakının uyandığını belirtti. Diyarbakır Güzel Sanat Lisesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Resim Bölümü’nü okuyan Eken, Eskişehir’de yüksek lisans yapmaya başladığında ise aklında hep Amed’de dönmek olduğunu söylüyor.
Sergide bulunan resimlerinin ise akademide öğrenci iken ve akademiden sonra yaptığı çalışmalarından ortaya çıkan ürünler olduğunu söyleyen Eken, şunları kaydetti: ”Öğrenci iken yaptığım resimler daha çok doğayı ve insanı konu alan, yalın ve minimalist diyebileceğimiz resimlerdir. Akademiden sonra yaptığım işler ise, sorgulayıcı yanı olan ve felsefi resimlerdir. Ben, genelde diyalektikteki karşıtlıklar üzerinden resimlerimi yapıyorum. Bu karşıtlıklar içindeki gerçeklik ve gerçekliğin kendi içerisinde barındırmış olduğu çelişkiyi baz alarak bir çözümleme yapma arayışı içerisindeyim. Daha çok düşünce ve algı farklılıkları üzerine çalışmalar yapıyorum.”
Sanatsal etkinliklere ihtiyacı var
Amed Ofis’te bir atölyesi olduğunu belirten Eken, bundan sonraki çalışmalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: ”Atölyemde ders verdiğim öğrencilerim de var. Yeni sanatçı adayları yetiştirmeye çalışıyorum. Amedi’in dışına çıkmaya da niyetim yok. Asla batıya ya da Avrupa’ya gitme gibi bir kolaycılığa düşmedim, düşmeyeceğim de. Burada kalacağım ve buradaki halkımın sanatsal etkinliklere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. ‘Toplum bizi ve çalışmalarımızı anlamıyor, dolayısıyla burada kalmanın anlamı yok’ demek kolaydır. Ama en çok buradaki halkın bir şaire, ressama, gazeteciye, tiyatrocuya ihtiyacı vardır. O yüzden de bütün sanatçı dostlarımı burada çalışmaları için davet ediyorum.”
Sanatı toplumsallaştırmanın önemine dikkat çeken Eken, ”Herkesin gidip sergi izleyebileceği mekanlara ihtiyaç var. Sadece belirli kişilerin resimlerini sergilediği ve belirli kişilerin izleyebildiği sergiler değil herkesin ulaşabileceği galerilerin kurulması lazım. Eğer böyle olamıyorsa bizim sanatı halkın ayağına götürmemiz lazım” dedi.
Kürtçe dersler vermek istiyorum
Derslerini Kürtçe vermek istediğini ama öğrencilerinin çoğunun Kürtçe bilmemesinin bir handikap olduğunu söyleyen Eken, ”Öğrencilerimin çoğunun Kürtçe bilmemesi üzüntü verici bir durum. Atölyemde Türkçe eğitim vermek zorunda kaldım. Ama ilerleyen dönemlerde Kürtçe eğitim verebileceğimiz bir sınıf açmayı düşünüyoruz” diye konuştu.
Kürdistan’da sanat yapmanın maddi açıdan çok zorlukları olduğuna dikkat çeken Eken devamla şunları belirtti: ”Belki birazda bu yüzden sanatçılar buradan kaçmak zorunda kalıyorlar. Bir de elinde maddi imkanları olanların sanata yatırım yapmaması büyük bir handikaptır.”
Kürt şahsiyetlerini resmedeceğim
Kürt sorunu ile ilgili büyük bir resim yaptığını da aktaran ressam Ömer Eken, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: ”Kürt sorununun son 100 yılını anlatan büyük bir resim yapıyorum. Teknik malzemelerin hepsi hazır, sadece döküman topluyorum şu an. Yaklaşık 70-80 civarında önemli Kürt şahsiyetlerini tuvale resmedeceğim.
Kürt sorununun 100 yıllık profili diyebileceğimiz bir resim olacak. Benim en büyük amacım sanatı halklaştırmak. Sanatı halkın ayağına getirmek. Sokaklarda sergiler açmak en büyük hayalimdir. Son olarak da tüm Amedlileri bu sergiye davet ediyorum. Mutlaka gelip görsünler.”