MEHMET ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG


Almanya’nın Hamburg kentinde kadınlara yönelik başarılı çalışmalar yürüten Rojbîn Kadın Meclisi, kuruluşunun 9. yılında da farklı çalışmalara imza atıyor. Meclis, kabul edilen 'Tandır Projesi' ardından şimdi de Kurmancî, Kirmanckî'nin yanı sıra Almanca hizmet verecek kreş projesini hayata geçirmek istiyor. 

Hamburg Rojbîn Kadın Meclisi, kentte yaşayan Kürdistanlı ve göçmen kadınların kültürel sosyal ve siyasal ihtiyaçlarına cevap olabilmek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Meclisin kuruluş kongresinin gerçekleştiği 2009 yılından bu yana kadın faaliyetleri yürüten Zîlan Dersim ve meclisin dönem eş sözcülerinden Hatice Kaya ile kadın meclisinin çalışmalarının geldiği noktayı ve kadın sorunlarına ne kadar cevap olabildiğini irdeledik. 


‘Geri erkekle mücadele ettik’

Kadın çalışmalarının bilinen yüzlerinden olan Zîlan Dersim, kadın çalışmalarının yanı sıra Hamburg Altona-Sternschanze alan meclisi eşsözcülüğünü de yürütüyor. Dersim, Hamburg Kadın Meclisi'nin kadınların ihtiyaçları temelinde kurulduğunu belirterek şunları kaydetti: "Hamburg'da yaşayan kadınlar olarak bir araya gelip sorunlarımızı tartışacağımız ve karara bağlayacağımız bir mekan yoktu. Daha çok dernek bünyesinde bir araya geliyorduk ki bu da bize yetmiyordu. Mezopotamya Kadın Derneği'ni bu amaçla kurduk. Dernek burada yaşayan Kürt ve göçmen kadınların adeta ikinci adresi oldu. Derneği kurduğumuzda, birçok erkek arkadaşımız 'Böylesi bir derneğe ne gerek var? Zaten derneğimiz var; kursanız bile ne kadar ayakta tutabilirsiniz' anlayışı ile yaklaştı. Kadının gücüne güvenmeme ve onu dikkate almama vardı. Sonuçta her şeyi kendilerine bağlama anlayışı vardı. Bunun yanı sıra küçümseyen hatta çoğu yerde alaya alan bir anlayış vardı. Bu anlayışlarla mücadele edip, giderek kendimizi büyüttük. Yaptığımız çalışmalarla kentte yaşayan birçok kadına umut olduk diyebiliriz. Seminerler, paneller, semt toplantıları, kahvaltılar, gezi  benzeri etkinliklerle giderek büyüdük." 


‘Sara arkadaş hep yanımızda oldu’

Kadına güvenmeyen ve çalışmalarını dikkate almayan erkek yaklaşımlarının olduğunu yineleyen Dersim, "Onlar olmadan başarabileceğimizi kanıtlamak belki de en büyük kazanımımız oldu. Zamanla dernek çalışmalarının sorunlarımıza yeterli düzeyde ihtiyaca cevap veremediğini görünce meclis olmaya karar verdik. Meclis çatısı altında kuracağımız komisyonlarla daha çok kadına ulaşmayı hedefliyorduk. Meclisin kuruluş aşamasında Sara (Sakine Cansız) arkadaşın büyük bir emeği oldu. Manevi gücüyle hep yanımızda oldu. Perspektifler sundu ve sık sık çalışmalarımızı yerinde görmek için Hamburg'a geldi. Manevi katkısı bizim için büyük motivasyon kaynağı oldu. Onun olduğu yerde başarı azim ve inanç vardı" diye konuştu.


'En büyük eksiğimiz genç temsiliyeti’

 Hatice Kaya iki çocuk annesi. Sabahın erken saatlerinden itibaren işe gittiğini, ancak örgüt çalışmalarından geri durmadığını, şimdi de Rojbîn Kadın Meclisi Eşsözcülüğü'nü üstlendiğini belirtti. Meclisin bünyesine oluşturulan Örgütlenme, Dışilişkiler, Basın Yayın, Kültür ve Sosyal Komisyonu şeklindeki oluşumlar yoluyla kadın sorunlarının çözüme ulaştırıldığını ve iradesinin açığa çıkarıldığını kaydeden Kaya, meclisin nitelik ve niceliğine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "En büyük eksiğimiz, genç temsiliyetinin az olması. Hamburg'da yaşayan kadınlara yönelik eğitim, seminer, panel ve semt toplantıları düzenliyoruz. Bunun yanı sıra kentte bulunan diğer kadın kurumlarıyla ortak çalışmalarımız oluyor. 8 Mart, 25 Kasım gibi etkinliklerin yanı sıra ortak paneller düzenliyoruz. Meclisimiz aynı zamanda Hamburg Kadın Ağı üyesi. Altona ve Hamburg meclislerinin yanı sıra Lüneburg ve çevresinde de bir komünümüz var. Bunun yanı sıra Rojava'dan gelen kadın arkadaşlarımızın sorunlarıyla ilgilenmek için bir komisyonumuz mevcut. Biz ihtiyaç dahilinde buraya da destek sunuyoruz.” 


 Kreş projesi kabul edildi

Kaya, Meclis tarafından proje olarak devlet kurumlarına sunulan Tandır projelerinin kabul edildiğini, bunun yanı sıra kentte çok dilli bir çocuk kreşinin de gündemde olduğunu belirterek, şöyle dedi: "Hamburg'un Harburg semtinde bulunan tandırdan bütün kadınlar yararlanabiliyor. Tabii önceden izin almak koşuluyla. Havanın güzel olduğu günlerde kadın arkadaşlarımız, Kürdistan'da olduğu gibi tandır başında toplanıp sohbet ediyor. Ekmek yapıp özlem gideriyorlar. Bunun yanı sıra çocuklarımızın ana dilleriyle büyümesi için Kürtçenin Kurmancî, Kirmanckî lehçelerinin yanı sıra Almanca dilinde ile hizmet verecek bir kreş projemizi kendilerine sunduk. Bu projemizi de kabul ettiklerini belirterek yer aradıklarını söylediler."


Aydan aya planlama

Sosyal komisyonda yer alan arkadaşlarının da düzenli olarak şehit aileleri başta olmak üzere aile ziyaretleri gerçekleştirdiklerini anlatan Kaya, işleyişe ilişkin ise şunları belirtti: "Meclis olarak 2 ayda bir toplanarak, çalışmalarımızı gözden geçiriyoruz. Ayda bir kez de koordinasyon ve komisyonlar olarak muhakkak bir araya gelip planlamamızı yapıyoruz. Özgün eğitimler yapıyoruz."


‘Yaşamı cennete çevirebiliriz’

Kadınlardan kendilerine güvenmesini isteyen Kaya, son olarak şunları kaydetti: "Kadın isterse erkeğe rağmen her şeyi başarabilir. Yeter ki kendisine güvenebilsin. Hayatın her alanında söz sahibi olmamız gerekiyor, çünkü biz yaşamın kendisiyiz. Yaşam bizim emeğimizle anlam kazanıyor. Meclis olma, aynı zamanda irade gücümüzü ortaya çıkarma anlamını taşıyor. Bulunduğumuz her yerde bunu açığa çıkaralım ve asla pes etmeyelim. 5 bin yıllık erkek egemenliğin cehenneme çevirdiği bu yaşamı kendi emeğimizle ve alın terimizle cennete dönüştürebiliriz."