Ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan yazar Aslı Erdoğan’ın kitapları Türkiye’deki kütüphanelerden toplatıldı. Frankfurt’ta okurlarıyla buluşan Erdoğan, "Hukukun bittiği yerde hakkımızı nasıl arayacağız, kime ne anlatacağız” diye konuştu.
“Taş Bina ve Diğerleri” (Das Haus aus Stein) adlı kitabı Almanca yayınlanan Aslı Erdoğan, Frankfurt’ta okurlarıyla buluştu. Litprom Literaturen der Welt’in Haus des Buches’te organize ettiği okuma günü yoğun ilgi toplarken yazar Erdoğan, kitabından bölümler okuduktan sonra yeni kitabını imzaladı.
Aslı Erdoğan konuşmasına, Türkiye kütüphanelerinde kendisinin ve Ahmet Altan’ın kitaplarının toplatıldığına dair haberi yeni aldığını söyledi ve ekledi: "Hukukun bittiği yerde hakkımızı nasıl arayacağız, kime ne anlatacağız.”
Yazarlık serüvenini anlatan Erdoğan, "İnsan kendisine bile her şeyi anlatamıyor. İşkencehaneleri, toplama kamplarını nasıl anlatayım? O yüzden yazmayı tercih ettim" diye konuştu.
Taş Bina’nın yazılma öyküsünü anlatan yazar, kısa bir öyküden yıllar sonra bir roman çıktı. Taş Bina’da işkenceden çok bir travmayı anlattığını söyleyen Erdoğan, "Kitap bir ben’i anlatmıyor, bir koro anlatıyor. Kitapta ötekinin sesini duymadan ben’i kuramadım. Bu kitap aynı zamanda ben’in yıkımıdır" diye konuştu.
İşkence gören bir ‘deli’
Türkçe okurdan kitabına ‘işkence böyle anlatılmaz’ diye eleştiriler geldiğini dile getiren Erdoğan şöyle devam etti: "Türkiye işkenceyi tanıyan bir ülke. Türk edebiyatında da çokça anlatılan bir konu. Ancak daha çok direniş edebiyatı olarak anlatıldı. Tabi işkenceyi anlatmanın farklı yolları var. Ben politik bir figür yerine bir ‘deli’yi anlattım. Ve onun acısını da anlamak gerek. Onun da canı acımıştır."
Türkiye’de tutuklanması ve yargılanmasına dair soruları da yanıtlayan Erdoğan, Türkiye’de kendisinin de içinde olduğu binlerce kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılandığını vurguladı. "Onbinlerce öğrenci, politikacı, hukukçu, toplumun her kesiminden 300 bini geçkin tutuklu var. Nazilerin savaş öncesi tutukladığı insan sayısı 40 bindir. Faşizm nasıl anlatılır?" diye sordu. Yazarların ve gazetecilerin şanslı olduğunu söyleyen Erdoğan, "Çünkü dış basın sadece onları yazıyor. Türkiye’de mağdur olan, haksızlığa uğrayan diğer kesimleri yazmıyor" vurgusu yaptı.
Faşizm tam budur
Kürtlerle en küçük dayanışmanın ‘terörist’ muamelesi gördüğünü dile getiren Erdoğan devamla şunları dile getirdi: "Cizre’de Türk devleti büyük bir suç işledi. İnsanlar diri diri yakıldı. Bunu dillendirenler, tanıklar cezalandırıyor. Nazi toplama kamplarında, ekmek çalan Yahudi de sabotaj yapan Yahudi ölümle cezalandırılıyordu. Faşizm tam da budur. Ben ekmek bile çalmadım, ama onların koyduğu çizgiyi aştım"
Yazar Aslı Erdoğan, okuma ve sorulara verdiği yanıttan sonra Penguin yayınlarında çıkan "Das Haus aus Stein" kitabını imzaladı.
FRANKFURT