Öcalan'ın avukatlığını üstlenen Asrın Hukuk Bürosu, hükümetin çerçeve yasa tasarısına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büro, görüşlerini temel başlıklar halinde sıraladı.


Muhataplar tarif edilmeli

Çerçeve yasada öncelikle üzerinde çözüme gidilecek sorunun kendisinin tarihsel, sosyal ve siyasal gerçeğine uygun tarifinin yapılmasının anlamlı bir çözüm için olmazsa olmaz olduğu belirtilirken, sorun etrafındaki asli muhataplık meselesinin de netleştirilmesi gerektiği kaydedildi. Açıklamada, "Muhatapları tariflemeyen bir çalışma, kalıcı çözüm şansını ıskalama riskini taşımaktadır. Sorunu hem tarihsel-sosyal-siyasal gerçeğe hem de güncel- reel duruma uygun ele alıp tariflemek, 40 yıllık çatışmalı dönem sonrası, toplumsal normalleşme ve rehabilitasyonun da garantörü olacaktır" denildi.

'Terör' yerine 'çatışmalı süreç'

Soruna bugüne kadar olduğu gibi 'terör' tanımı üzerinden yaklaşmanın "sorunun kendisini, tarihsel arka planını ötelemek ve çözüme giden yolu sakatlamak" anlamına geleceğinin altını çizen Asrın Hukuk Bürosu, sorunun tarifi yapılırken sadece siyasal muhataplık üzerinden değil, tarihsel-toplumsal muhataplık üzerinden de düşünmek ve tarafları rencide edici tanımlamalardan uzak durmak gerektiğini vurguladı. Açıklamada, "Bu bağlamda sorunu 'terör' yerine 'çatışmalı süreç' gibi kavramlarla tanımlamak önemli ve gereklidir" denildi.

Süreci yürütenlere güvence

Muhataplık gerçeğine uygun bir yaklaşımın aynı zamanda sorunun çözümünde görev almış veya alacak kişi ve kurumların hukuki ve cezai sorumluluktan muaf olmalarını gerekli kıldığı kaydedilen açıklamada, "Tarihsel bir sorunun çözümünde önemli roller üstlenen kişi ve kurumların hukuki ve cezai kaygıdan uzak bir şekilde işlerini yürütmeleri çerçeve yasanın ele alması gereken önemli bir husustur" belirlemesi yapıldı.

Öcalan başmüzakerecidir

Sorunun karşılıklı bir sorun olmasından kaynaklı iki tarafın müzakerecilerinin de aynı netlikte tarif edilmesi gerektiği vurgulandı: "Bu bağlamda Müvekkilimiz Sayın Abdullah Öcalan'ın başmüzakereci olarak koşullarını dikkate alan bir çerçeve belirlenmelidir. Sayın Abdullah Öcalan'ın da sık sık dile getirdiği üzere sorunun çözümünde kendisinden sonuç alıcı bir rol alması bekleniyorsa iletişim kanallarının açık olması ve istediği kişi, heyet ve gruplarla görüşebilmesi ve kendisiyle birlikte çalışabilecek heyetlerin oluşturulması konusunda kolaylaştırıcı rol oynanmalıdır. Hazırlığı yapılan 'çerçeve yasa'da tüm bunları gözeten bir yaklaşım belirlenmelidir."

Tatilden önce olması önemli

En az içeriği kadar yasallaşma zamanının da önemli olduğunun altını çizen Öcalan'ın avukatları, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Müvekkilimiz Sayın Abdullah Öcalan'ın, sorunun bölge ve küresel olarak öneminden kaynaklı her zaman provokasyonlara açık olması nedeniyle ivedilikle ele alınması gerektiği yönündeki görüşleri bilinmektedir. Yaklaşık yirmi beş yıllık çözüm ve barış arayışlarının nasıl provoke edildikleri kamuoyunun malumudur. O nedenle Meclis tatile girmeden bu 'çerçeve yasası'nın Meclis gündemine getirilmesi de içerik kadar önemli bir husustur."




TÜSİAD: Süreç şeffaf olmalı

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Haluk Dinçer, çözüm sürecinin yeterince şeffaf olmadığı, adım atılmadığı ve muhalefetin yeterince katılmadığı eleştirisinde bulundu.
TÜSİAD’ın yeni başkanı Haluk Dinçer dün düzenlediği basın toplantısıyla, ‘çözüm süreci’, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Irak’taki gelişmeleri de değerlendirdi. Dinçer, ‘çözüm süreci’ni “olağanüstü cesaretli bir girişim” olarak gördüklerini söylerken, eleştirilerde de bulundu: “Biz TÜSİAD olarak ‘çözüm süreci’ne başından beri destek verdik. Sürecin ekonomik ayağına destek olduk, bölgeye ziyaretler düzenledik. Sürece yönelik çok eleştiriler var ki, ben de bunlara katılıyorum. Yeterince şeffaf değil. Yeterince adımlar atılmıyor. Muhalefet yeterince katılmıyor.”
Dinçer, yeni Cumhurbaşkanı’nın partilerüstü bir anlayışla birleştirici olmasını istedi: “TÜSİAD olarak bizim için önemli olan Cumhurbaşkanı seçildikten sonra partilerüstü bir anlayışla, birleştirici rolünü üstlenmesidir. Bugünkü ağır kutuplaşma sürecinde gereken reformları yapmamız mümkün değil. Uzlaşmacı ve uzlaştırıcı bir kişi olmalı. Bize göre tüm adaylar saygın adaylardır. Biz Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonrasını önemsiyoruz.”
Dinçer, Irak’taki gelişmeler konusunda ise Türkiye ekonomisi açısından önemli olduğunu belirttikten sonra, “Bu gelişmelerin ekonomiye olumsuz etkisi olabilir. Bu gelişmelere bağlı olarak petrol fiyatlarının artışı da olumsuzluk yaratacaktır” dedi.

 Kılıçdaroğlu: Yasal zemine oturmalı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçen hafta Amed’de yaptığı konuşmada, çözüm sürecinin yasal zemine oturtulması gerektiğini belirtmişti. Kılıçdaroğlu, “Kapalı kapılar ardından demokratik çözüm olmaz. Süreç yasal bir zemine oturtulmak zorundadır. Süreç saydam olmalıdır. Elbette birileri karşı çıkabilir. Ama samimi olarak tartışırsak bu sorunu aşabiliriz. Türkiye’nin bu sorunu çözme birikimi var” demişti. “Madem ortada bir sorun var bunu el birliği ile çözelim” diyen Kılıçdaroğlu, “Tek kişi ile sorun çözülmez. 12 yılda Türkiye4de ne çözüldü. Arkadaşlarım bana bölgeyi bırak diyorlar, ya siz beni anlayacaksınız ya da ben sizi anlayacağız. Ben bu bölgenin insanıyım, barıştan ve huzurdan yanayım” diye belirtmişti.