Suriye ordusu ve müttefiklerinin, 2 milyon nüfusa yakın İdlib’te Türkiye destekli çetelere karşı yapacağı temizlik operasyonunun eli kulağında. Rusya’nın Türkiye’ye çetelerini İdlib’ten çekmesi için 1 ay süre tanıdı. Çöken Astana Anlaşması’nın ardından Türkiye’nin elinde, Halep ve diğer yerlerde yaptığı gibi çetelerini çekmek dışında çok fazla bir seçenek bulunmuyor. NAZIM DAŞTAN/MA HABER/ANALİZ Suriye sahasında sular durulmuyor. Rejim Dürzilerin bölgesi Suweyda için harekete geçerken, Astana’da “çatışmasızlık” ilan edilen İdlib’e yönelik operasyon sinyalleri verildi. Rusya, Türkiye’nin de desteklediği tüm silahlı çete grupların İdlib’ten çıkmaları için bir ay süre tanıdı. Suriye’de yaşanan iç savaş, ülkenin güneyi olarak bilinen Dera ve Kuneytra’dan sonra Dürzilerin yoğunlukta yaşadığı Suweyda Bölgesi’ne kaydı. Türkiye destekli selefi çete gruplarının, Şam’dan sonra Dera ve Kuneytra’da çıkmasını sağlayan Suriye ordusu şimdi ise Suweyda’da DAİŞ ile çatışıyor. Rusya öncülüğünde başlatılan ve sırasıyla devam eden bu operasyonlarda ABD ve Avrupalı güçlerin sessiz kalması ise tarafların bu konuda anlaştığına işaret ediyor. Cerablus’tan İdlib’e kadar olan hat ise çatışma bölgesi olarak duruyor. Rusya’nın ise Türkiye ve desteklediği çetelerin İdlib’i boşaltmaları yönünde bir ay süre tanıdığı gelen bilgiler arasında. Adım adım bölgeler İç savaşın başlarında büyük bir bölgeyi kontrol altında bulunduran Türkiye destekli ve şimdiki adı Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) olan El Nusra ve diğer selefi çete grupları, önce Şam’ın Guta, Kalamun ve Duma bölgelerinden çıkarıldı. Rusya, Suriye, İran ve Türkiye’nin anlaşması sonucu bu bölgelerden çıkarılan gruplar daha sonra Dera, Kuneytra, Ürdün sınırı ve İsrail sınırına uzanan Golan Tepeleri civarından da çıkartıldı. Bu gruplar daha sonra Türkiye ve desteklediği gruplar tarafından Efrîn ve İdlib’e yerleştirildi. Özellikle Efrin’e yerleştirilen bu gruplar, bölgenin demografik yapısının değiştirilmesinde de rol oynuyor. Sırada Dürzilerin özerklik istediği Suweyda var Bu bölgelerde operasyonların tamamlanmasının ardından çatışmalar, Suriye’de Dürzilerin yoğunlukta yaşadığı Suweyda’ya sıçradı. Yaklaşık 500 bin nüfusu bulunan Dürziler, tıpkı Kürtlerin bugün öncülüğünü yaptığı sisteme benzer bir yapıyı sahipleniyor. Özerk olma noktasında daha önce taleplerini de dillendiren Dürziler, ayrıca bugüne kadar rejimle hiç çatışmadı. Öncesinde bölge ve çevresinde DAİŞ çeteleri ya da ona bağlı herhangi bir güç bulunmazken, son günlerde Suweyda’ya giren DAİŞ, peş peşe saldırılar düzenledi. Sonrasında rejim ile orada bulunan güçler arasında çatışmalar çıkarken, DAİŞ çetelerinin bu bölgeye rejim eliyle sürüldüğü belirtiliyor. Rejim, bir yandan özerklik isteyen Dürzilerin taleplerini bastırmaya çalışırken, diğer yandan da bölgenin tamamında kontrolü ele geçirmek istiyor. Diğer tarafta ise İran’a bağlı güçler Dera ve Kunytra’da olduğu gibi bu alanda da Ürdün-Suriye sınırından uzaklaşarak, ülkenin iç bölgelerine doğru yöneliyor. İdlib patlamaya hazır volkan gibi Suriye sahasında patlamaya hazır bir volkan konumunda olan diğer bir kent ise İdlib olarak görülüyor. Burası daha önce Rusya, İran ve Türkiye arasında sağlanan Astana Anlaşması kapsamında Suriye’de “çatışmasızlık bölgesi” ilan edilen 4 bölgeden biri. Anlaşma kapsamında Humus, güneyde Dera ve Kuneytra, Şam çevresinde bulunan Guta, Duma ve İdlib gibi yerlerde “çatışmasızlık” ilan edilmişti. Ancak üzerinden bir yıl geçmeden Suriye rejimi, Rusya’nın desteği ile iki çatışmasızlık bölgesi olan Dera ile Kuneytra ve Guta’yı Türkiye destekli çete gruplarından temizledi. Türkiye’nin güneyinde 12 gözlem noktasının bulunduğu İdlib’de de hareketlilik başlarken, hem rejim hem de orada bulunan çeteler karşılıklı mevzilerini güçlendiriyor. Rusya’dan 1 ay süre Türkiye bölgeye Bab El Hewa-Cilvegözü Sınır Kapısı üzerinden askeri sevkiyat yaparken, Suriye rejimine bağlı güçlerin yanı sıra İran’a bağlı milis güçlerin de bölgeye sevk edildiği gelen bilgiler arasında. İdlib’de olası bir operasyon için Kuzey Suriyeli güçlerin de hazırlık yaptığı ve bu konuda Suriye yönetimiyle temas halinde olduğu öğrenildi. Öte yandan Rusya’nın Türkiye ve ona bağlı güçlerin bölgeden çekilmesi için 7 Eylül’e kadar süre verdiği kaydedildi. Astana’nın çöktüğü ve Rusya’nın bu konuda bastırdığı aktarılırken; Türkiye, Rusya ve İran arasında da sıkı bir diplomasi trafiğinin başladığı öğrenildi.   Göç başlıyor İdlib’te 2 milyon civarında bir nüfus bulunuyor. Yine binlerce selefi paramiliter gücün de bulunduğu bölgede, hemen sınırındaki Efrîn ile aralarında bulunan ve onbinlerce kişinin kaldığı Atme Kampı da yer alıyor. Şimdiden bazılarının bölgeyi terk ettiği yönünde bilgiler gelirken, gidenlerin ise Hatay üzerinden Türkiye’ye geçtiği kaydediliyor. Yer yer meydana gelen çatışmaların ise bölgede büyük bir tedirginliğe neden oluyor. İdlib’e dair gelişmeler de göçe işaret ediyor. Suriye ordusu, Perşembe günü helikopterlerden bıraktığı broşürlerle operasyonun başlayacağını ilan etti. Broşürlerde, “Savaşın sonu yakın, sizi de Suriye’nin geri kalanı gibi yerel mutabakatlara uymaya davet ediyoruz” dendi. Ardından Birleşmiş Milletler’in (BM) Suriye’deki insani yardım koordinatörü Jan Egeland, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde çatışmaların artması halinde Türkiye’den sınırlarını açık tutması konusunda yardım isteyebileceklerini açıkladı.