
İsveç'te yaşayan Asuri-Süryani kadınları, AKP'nin gasp ettiği manastır, kilise ve diğer gayrimenkulleri geri almakta kararlı.
ANF'den Murat Kuseyri'ye konuşan Asuri Kadın Federasyonu Başkanı Nursel Awrohum, İkinci Başkanı Samira Gergeo ve Yönetim Kurulu Üyesi Nahrin Zalin ile gasp edilen Süryani malları konusunu uluslararası toplum, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gündemine getireceklerini söylüyor.
Midyat'ta dünyaya gözlerini açan Nahrin Zalin, genç yaşta topraklarını göç edip İsveç'e yerleşmek zorunda kalmış.
Zalin, “Mor Gabriel Manastırı 3. yüzyılda inşa edildi. O zaman oralarda ne Türkler ne de Kürtler vardı. Şimdi son kalan mallarımıza ve kültürel değerlerimize el koyarak bölgenin yerli halkı olan bizleri köklerimizden tamamen koparmak istiyorlar. Bölgede bize ait, Asurileri çağrıştıran ne varsa yok etmek istiyorlar. Yapılanlar çok üzücü. Bin yıllardan beri yaşadığımız topraklarda Türkiye'de neden bu haklara sahip değiliz" şeklinde konuştu.
Nursel Awrohum da AKP'nin 50'nin üzerindeki manastır, kilise ve mezarlığı gasp etmesine Asuri kadınlarının sessiz kalmayacağını vurguladıktan sonra şunları belirtti: "Yapılanlar insan ve mülkiyet haklarının ihlalidir. Devlet bin yıllardan beri bizim olan arazilere el koyamaz. Asuri-Süryani örgütleri olarak AKP hükûmetine bir mektup yolladık. Eğer taleplerimiz karşılanmaz ve el konulan mallarımız iade edilmezse Avrupa Birliği, UNESCO, Birleşmiş Milletler'e başvuracağız. Halkımız Avrupa'nın tüm ülkelerinde meydanlara çıkacak. Mallarımız iade edilene kadar mücadelemiz sürecek."
Qamişlo doğumlu Samira Gergeo da, “Çocukluğum Halep'te geçti. O zaman insanlar arasında din ve etnik köken ayrımı yapılmıyordu. Benim başı kapalı Müslüman arkadaşlarım vardı. İnsanlar birbirlerinin din, inanç ve kültürlerine saygı gösteriyordu. Şimdi durum tersi. İnsanlar din, mezhep ve etnik kökenlerinden ötürü dışlanıyor, katlediliyor” dedi.
HABER MERKEZİ