Van'da Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da aralarında bulunduğu 10'u tutuklu 13 kişinin yargılandığı 'KCK davası'nın dünkü 3'üncü duruşmasında iddianameye yönelik tartışmalar devam etti. Van Barosu Başkanı Av. Murat Timur, "Bu dava siyasi olduğundan dolayı hiçbir aşamada müvekkillerim ifade vermediler. Bundan sonra da ifade verilmeyecek. Binlerce sayfalık iddianamede müvekkillerime yönelik tek olumlu bir delil bulunmamaktadır. Oysa iddia makamının görevi lehte ve aleyhte olan delilleri toplamaktır" dedi. Van'da yerel seçimlerde BDP'nin başarısının ciddi bir tartışma konusu haline getirildiğini hatırlatan Av. Timur, "Bu soruşturmanın başlangıcı da bu seçim sonrasıdır. Bunun için bu iddianamenin hukuksal olarak hazırlandığını söylemek imkansızdır. Siyasetçiler her türlü siyaseti yapabilirler. Fakat savcı ve hakimler bunun içine girerse kaos olur. Müvekkillerim halen, 'barış olacaksa biz içerde kalırız' diyorlar, bu da samimiyetin göstergesidir. Savcı bu iddianameyi tamamen siyasetçilerin söylemleri ile hazırlamış. Savcı beyin siyasete girme gibi bir niyeti varsa buyursun siyasete atılsın" dedi.


Montajlı suç delili

Av. Erhan Aksoy ise iddianameye konu olan delillerin gerçek dışı olduğuna işaret ederek şu örneği verdi: "Güya belediye başkanının yangını söndürmek için gelen itfaiyeyi engellendiği söyleniyor. Oysa Bekir Başkan'ın iddianamelerde de yer alan konuşmaları ayın 19'unda olmasına rağmen, 21'inde bankaya molotof atılmış gibi gösterilmiş. Biz bunun montaj olduğunu teyit ettik. Bunu daha önce de iddia makamı olan Cumhuriyet Başsavcısı'na da bildirdik. Ancak bu bilinmesine rağmen en büyük delil olarak dosyaya konuldu."
Ardından söz alan Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, "Ben bu görüntülerin kimler tarafından nasıl ve nerede montajlandığını çok iyi biliyorum. Fakat bu konuda açıklama ihtiyacı duymuyorum. Vicdanım çok rahattır" diye konuştu.
Av. Zafer Ertaş ise Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın, "Sınır ötesi operasyonlardan, KCK operasyonlarına hepsi koordinasyon içinde, tartışılmış, kararlaştırılmış, planlanmış ve yürütülmektedir" şeklindeki sözlerini hatırlatarak, "Bu iddianame Beşir Atalay ve diğer siyasetçilerin söylemleri ile hazırlanmıştır. Eğer mahkeme bunun aksini iddia ediyorsa biz burada Atalay hakkında yargıyı etkilemekten suç duyurusunda bulunuyoruz. Mahkeme bunun gereğini yapsın" dedi.

Halkın bekleyişi sürüyor

Salı günü başlayan dava için Van halkı ise mahkeme önünde bekleyişini sürdürüyor. Davayı BDP'li vekiller, belediye başkanları ve STÖ temsilcileri de yakından takip ediyor. Dün de yüzlerce kişi "İrademe dokunma", "Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz", "Murat başkan irademizdir, irademize dokunma" pankartları ile tutuklu bulunan belediye başkanlarının resimlerinin asıldığı çadır önünde duruşma sonuçlana kadar bekledi.

Amed'de 2 dava

Bu hafta iki KCK davası daha devam ediyor. BDP'li vekiller, belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 108'i tutuklu 175 kişinin yargılandığı 'KCK anadavası' Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde; Mardin'de 18'i tutuklu 49 kişinin yargılandığı dava ise Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. İki haftadır devam eden 'KCK Amed davası'nda Batman eski Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan'a ilişkin delil ikamesi okundu. Deliller arasında, yurtdışına giriş-çıkışları, katıldığı yasal eylemler, adının geçtiği ortam dinlemeleri, akrabasının taziye ziyaretine gitme, belediye başkanı iken bir yurttaşın kanalizasyon için yardım talebi, 12 Eylül askeri darbesi döneminde yaşadıklarını arkadaşıyla paylaşması, DTK'nin toplantılarına katılmak, spastik oğluyla yaptığı telefon görüşmesi, Hasankeyf festivali hazırlık çalışmaları için yaptığı telefon görüşmeleri ve lokal açılışına katılmak, "KCK faaliyetleri" olarak gösterildi.
Mardin'de bu hafta başında başlayan davada ise mahkeme heyetinin sorularına Kürtçe ve Arapça cevaplar verildi. Yargılananlar hakkında iddiaların okunduğu dünkü oturumda, avukatların tercüman atanması talebi ise mahkeme heyeti tarafından, daha önce verilen ara karardan dolayı reddedildi. 

HABER MERKEZİ