Ateist hakları derken birinin ortaya çıkıp "ben ateistim” dediği zaman başına neler geleceğinden bahsetmiyoruz. Ateistlerin örgütlenme hakları, ateistlerin kendi dünya görüşlerini yayma hakları, ateistlerin hatta okul kurma, eğitim verme haklarından bahsediyoruz.
Sıkar biraz…
***
Büyük bir çoğunluğumuz "inançlara saygı” diye bir klişe ile büyüdük. Dini inanç farklılıklarının coğrafyamızda yaşanan tüm savaşların açık ya da gizli nedenlerinden biri olması, bu odunla büyük ateşler yakılması da bu klişeyi sürekli tekrarlamamıza engel olmadı.
İnançlar birbirine saygı duymazlar. İnanç grupları arasındaki ilişki farklı bir denklemdir. İş sadece inançlara kalsa muhtemelen biri galip gelip diğerleri yok olana kadar büyük bir savaş yaşanır
İktidarla din o kadar çok iç içe geçmiştir ki farklı inanç grupları arasındaki gerilim iktidarı elinde tutan gruplara yönelik oluşturdukları tehdit düzeyine göre değişkendir. Örneğin Ermeni soykırımı, Ermenilerin Ermeni, Ermenilerin Hıristiyan olması nedeniyle gerçekleşmedi. Çokuluslu imparatorluk çökerken ortaya çıkan ulus devlet yani iktidardaki değişiklik Ermeni soykırımına neden oldu.
***
Ateistler için ise durum çok farklı. Ateistler hiçbir zaman bir toplumsal grup olarak örgütlenip kendilerini tanımlamadılar. Bahsettiğimiz iktidar denklemi içerisinde ateistler yer almadı. Denklem içinde yer almadığından kolektif bir kıyıma uğramadılar. Ancak bu nedenle tanımlanmış hakları -dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde- olmadı.
Siz din adamlarının "modern yaşamın yozluğundan insanlar dine yeniden sığınıyor” dediğine bakmayın. Dünyada ateizm-agnostiklik yükselişte. AB ülkelerindeki nüfusun neredeyse yüzde 30’undan fazlası kendini ateist-agnostik olarak ifade ediyor. Fransa’da ateistlerin oranı yüzde 40. Almanya ve Fransa’da bazı şehirlerde ateistler çoğunlukta.
***
Bu ülkelerde dahi dini inanç gruplarının baskıları nedeniyle ateistler bir toplumsal grup olarak örgütlenmede zorluklar yaşıyor. Bahsettiğimiz "inançlara saygı” klişesinin bir uygulaması bunlar. Dine inanan insanlara bunu söylediğiniz zaman "oturup kardeş kardeş geçinin” mesajı taşırken ateistler için "yerine otur, çeneni kapa”dan başka bir anlam taşımıyor.
Yani bir anlamda ateistlerin yanlış gördüklerine yanlış deme, insanları inançlarından vazgeçirmeye çalışmak gibi bir hürriyetleri yok. İnançsız nesiller yetiştirmek için eğitim kurumları açma hürriyetleri de yok.
Zira ateistler konuştukları ve örgütlendikleri zaman özgürlüklere sahip bireyler değil, provokatör olarak görülüyor.
Dünya hala açık ya da gizli din adına, dogmalar adına cinayetlerin işlenebileceğine inanan insanlarla dolu olduğu için –ki bazı ateist, agnostikler de bu işleri kurcalamamak gerektiğine inanırlar- ateist haklarına Türkiye gibi bir Ortadoğu ülkesinde yer yok.
Ateistlerin haklarını hayvan haklarıyla karıştırmayın
Tayyip Erdoğan ateistlerin hakkını savunamaz. Hiçbir AKP'li de savunamaz. Bırakın Türkiye’yi dünyanın en değme liberal ülkelerinde dahi ateistlerin hakları tesis edilebilmiş değil.