
Reza Zarrab’ın tanık, Halk Bank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakkan Atilla’nın ise tutuklu sanık olarak yargılandığı New York’taki davada savcı, Atilla’nın şüpheye yer vermeyecek biçimde suçlu olduğunu belirtti.
İran ambargosunun delinmesi ile ilgili ABD’de devam eden davada eski Halk Bank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın ifadelerine duruşmanın 16.gününde sona erdi.
Cuma gününden beri mahkemede savunma avukatları ve savcıların çapraz sorgusuyla karşılaşan Atilla, tanık olarak dinlenen Zarrab, eski polis şefi Hüseyin Korkmaz ve ABD’li yetkilerin kendisine yönelik ifadelere karşı konuştu.
Tanıklar, Atilla’nın İran’a yönelik ambargonun delinmesinde Halk Bank’ın eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’dan sonra gelen kilit isim olduğunu belirtmişti.
Atilla’dan itiraf
Duruşma başında Savcı Denton, Atilla’ya İran’a yönelik altın satışı ile ilgli sorular sordu. Savcının „Herşeyin ötesinde İran’a altın satmanın yasadışı olduğunu biliyor muydunuz“ sorusuna Atilla „evet biliyordum“ yanıtını verdi.
Atila ayrıca İran Merkez Bankası’nın İran hükümeti ile ilişkili olduğunu bildiğini de söyledi. Atilla, İran Petrol Şirketi’nin İran hükümeti ile ilişkisini bilip bilmediği sorusuna da „Emin değilim ancak tahmin ediyordum“ cevabını verdi.
Savcı daha sonra Hakan Atilla’ya Zarrab’ın şirketlerinden Safir’le ilgli sorular sordu. Atilla, Zarrab’a ait iki şirketin bir milyar euro üzerinde ihracat yaptığını söyledi. Ardından Atilla, Zarrab’ın milyar Euro’luk ihracaat yapan başka şirketi olmadığını belirtti. Atilla 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları ve kapsamda Halk Bank ile ilgili savcını sorusuna o dönemde banka ile ilgili soruşturmanın yapıldığını ancak bağımsız denetçilerin olumsuz bir şey görmediklerini ifade etti.
‘Atilla ve Halk Bank yaptırımlara uymadı’
Atilla’nın ifadelerinin ardından Savcı Lockard da, jüriye yönelik dava konusunda değerlendirmeler yapmaya başladı. „Bu dava yalanlar üzerine kurulmuştur“ diyen savcı Atilla’nın Halk Bank’ın incelemeleriyle ve altın işinin doğasıyla ilgili yalan söylediğini belirtti. Savcı ayrıca ABD kurumlarının, İran’a yönelik yaptırımla konusunda katı ve dikkatli olmasına rağmen Atilla ve Halk Bank’ın yaptırımlara uymadığını söyledi.
„Bir yasaklı hesaptan diğerine para transferinin İran’a ne faydası olabilirdi“ diye soran Savcı Lockard, bu noktada Zarrab’ın devreye girdiğini belirti ve „Atilla’nın bu tartışmaların parçası olduğunu defalarca inkar ettiğini duydunuz“ dedi.
Savcı böylece Atilla’nın tanıklığının sırf kendisine yönelik suçlamaları inkar etmek üzerine kurulduğunu ifade etmiş oldu.
Dava boyunca verilen ifadelere ve sunulan kanıtlara dikkat çeken Savcı, „Sunulan kanıtlardan ve itiraflarından sonra Atilla’nın bankasında olan bitenden haberi olmadığına inanmak imkansız“ dedi.
Suça iştirak etti
Savcı, juri üyelerine seslenerek “Eğer Atilla’ya inanırsanız ‘bilinçli bir göz yumma’ inanmazsanız ise suça iştirak“ suçlamasında bulundu.
Atilla meydan okudu, tutmadı
Davanın diğer savcısı Sidhardha Kamaraju da, „Atilla’nın suçlu olmadığını düşündüğü için ABD’ye geldiği“ yönündeki iddiaların geçersiz olduğunu şu sözlerle ifade etti: „Atilla, FBI’ya ‘elinizden geleni yap’ diyerek meydan okudu çünkü tutuklanmasının uluslararası bir durum olacağını düşünüyordu. Atilla, hapsedilmek için çok büyük olduğunu düşündüğünü için ABD’ye geldi ama yanıldı“ dedi.
Savcı Kamaraju, savunma avukatlarının Halk Bank’ta 13 müdür yardımcısı olduğunu belirterek Atilla’nın pozisyonunu basitleştirmesine de karşı çıktı. Savcı, söz konusu 13 kişi içinde en güçlüsünün Hakan Atilla olduğunu belirterek davanın kilit isimlerinden birini Atilla olduğuna vurgu yaptı.
AKP’nin tezleriyle dalga geçtiler
AKP’ye ve yandaşlarına dönük 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarında görev alıp daha sonra ise açığa alınan eski polis şefi Hüseyin Korkmaz da tanık olarak ifade vermişti.
AKP ve havuz medyası Korkmaz’ın Gülen Cemaati üyesi olduğunu, komplo içinde bulunduğunu ileri sürdü. Atilla’nın avukatları da bu iddiaya sarıldı. Ancak, davayı yöneten yargıç bu iddiayı ciddiye almadığı gibi savcılar da söz konusu iddia ile dalga geçti.
Duruşmayı izleyen gazeteci Adam Klasfeld bu durumu „Savcılığın savunmanın ‘Gülenci komplo teorileri’ üzerinden kurgulaması ile dalga geçiyor“ şeklide kendi Twitter hesabında yorumladı.
Atilla’nın avukatları: Atilla sadece piyon
Savcıların ciddi ithamlarına karşın Atilla’nın avukatları ise savunmasını daha çok Reza Zarrab’ın, Halk Bank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ı „satın aldığı“, mevekkilleri Atilla’nın ise sadece bir „piyon“ olduğu üzerine şekillendirdi.
Gazeteci Adam Klasfeld’in duruşma salonundan yaptığı bildirimlere göre Avukat Rocco, juri üyelerine „Zarrab, Süleyman Aslan’ı satın aldı. Bu Kozmik satranç oyununda bir piyon olan Atilla’yı, Türkiye’deki evine, eşine, oğluna geri gönderin“ şeklinde seslendi.
AKP tedirgin
ABD’de İran’a yönelik ambargonun delinmesi, ABD finans sisteminin dolandırılması ve Karapara aklama suçlamasıyla 9 kişi hakkında tutuklama karar verilmişti. Zarrab, tanık olarak itiraflarda bulundu, Atilla ise şu anda tutuklu. Kalan 7 kişinin durumu AKP’yi oldukça tedirgin ediyor. AKP, davanın başından beri kendisine ABD’nin komplo kurduğunu ileri sürerek olayı bir bakıma „millileştirmek“ istedi.
Halk Bank’ın bir devlet bankası olduğu ve başbakanlığa bağlı çalıştığı düşünülürse o dönemde BM’nin ambargosunu delme ve karapara aklama işlemlerinde dönemin Başbakanı R.Tayyip Erdoğan’ın durumdan habersiz olmadığı belirtiliyor.
Davada Erdoğan, AKP’li bakanlar Zafer Çağlayan, Ali Babacan, Muammer Güler ve oğlu Barış Güler, Halk Bank, Ziraat Bankası, Vakıf Bank, Finans Bank, Türk Arap Bankası’nın isimleri telafuz edilmişti.
Savcılık, sonuç olarak davayı şimdiye kadarki boyutlarıyla „Zarrab bir sistem, Atilla ise bir metot“ olarak özetliyor.
Jurinin kısa bir zamanda dava hakkında karar vermesi bekleniyor.
HABER MERKEZİ