Kış Günlüğü, Paul Auster’ın her zamanki anlatım ustalığı ve akıcı dilinin yanı sıra büyük bir içtenlikle aktardığı yaşam öyküsünü içeriyor. Çağdaş Amerikan edebiyatının sevilen yazarı, hemen hemen bütün yapıtlarında otobiyografik öğeler ve kurgunun iç içe geçtiği büyüleyici bir atmosfer yaratıyordu. Bu kez bütünüyle kendi hayatına odaklanan yazarın yaşadığı yirmi bir farklı adreste onun gözlerinden görüyoruz dünyayı...

Bir kış gününde penceresinden gördüğü karlı manzara Auster’ı çocukluğunun benzer bir görüntüsüne götürür ve arkası gelir: Paul Aster’ın başına gelenler, sevdikleri, akrabaları, arkadaşları, bu yapıtın kimi yerde buruk, kimi yerde ironik, ama hep insancıl ve insana dair satırlarına yansıyor. Auster, bu kitabı yazma sebebini de şu sözlerle açıklıyor: “Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur.”

KÜLTÜR SERVİSİ