Kendisinden 5 Nisan 2015’ten itibaren haber alınamayan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki durumuna ilişkin kaygılar artıyor. İmralı Cezaevi ve Öcalan ile ilgili AKP medyasında 15 Temmuz askeri darbe girişimi sonrasında çıkan “Öcalan’ın darbecilerin hedefinde olduğu, silahlı bir grubun İmralı’ya saldırı hazırlığı sırasında yakalandığı” gibi haberler kaygıları büyütmüştü. “Darbe gecesi İmralı’da neler yaşandı” sorusuna şimdiye kadar devlet yetkililerinden tatmin edici bir yanıt verilmezken, kaygıları artıracak yeni gelişmeler yaşanıyor.


Tutuklama ardından gözaltı

İmralı Cezaevi dış güvenliğinden sorumlu Bursa İl Jandarma’da Alay Komutanı Albay Yurdakul Akkuş’un darbenin bir parçası olarak tutuklanması ardından İmralı’nın güvenliğini sağlayan 1 yüzbaşı ve 2 astsubay da Gülen Cemaati’ne yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındı. Öcalan’ın 1999 yılından beri bulunduğu İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nin dış güvenliğinden sorumlu jandarma birliğinde görev yapan ve Gülen Cemaati’yle bağlantıları olduğu gerekçesiyle açığa alınan Yüzbaşı H.Ü. ve Astsubaylar H.U. ve M.S.’nin Bursa’daki evlerine terörle mücadele ekiplerince baskın yapıldı. Gözaltında alınan 3 asker, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.


Teslimiyet dayatılıyor 

Askerlerin gözaltına alınmasının müvekkillerinin can güvenliği ile ilgili kaygılarının haklılığını ortaya çıkarttığını belirten Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Avukatı Cengiz Çiçek, “2011 KCK operasyonları, Oslo görüşmelerinin sızdırılması ve 7 Şubat MİT operasyonu gibi operasyonlarla birlikte açıktan Kürt sorununu kendi inisiyatifine alıp buradan her türlü darbe ve çözümsüzlük dinamiğini gündemde tutan bu gücün İmralı’ya sızmaması düşünülebilir mi? Müvekkilimizin can güvenliğinden duyduğumuz endişe daha kaygı verici bir hal aldı. Sayın Öcalan da önceki yıllarda ‘darbeciler 150 metre ötemde’ diyerek bu tehdide işaret ediyordu zaten” dedi. 
Müvekkillerin üzerindeki tecridin derinleştirilmesi ve darbe girişiminin ardından basına yansıyan haberlerin AKP’nin yeni dönem Kürt politikasının ipuçlarını da verdiğine vurgu yapan Çiçek, şöyle konuştu: “Bu türden haberler Öcalan’ın ölümünün bir şekilde gündemde tutulması her zamankinden daha fazla imhacı politikayı gündemde tuttuklarını gösteriyor. Aynı zamanda ölümü gösterip Kürt siyasal hareketini dışarıda, sayın Öcalan’ı da içerde teslim almaya çalışıyorlar. Bir nevi ölümü gösterip teslimiyete razı etmek istiyorlar Kürtleri. Ayrıca sormak istiyoruz: Erdoğan Takrir-i Sükun ve milli şef dönemini mi güncelleştirmek istiyor? Çünkü Takrir-i Sükun ile birlikte Kürt liderlere idam, Kürt halkına da topyekun imha dayatılmıştı.”


Adalet Bakanlığı’na başvuru 

Öte yandan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatları, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında müvekkilleri ile görüşme taleplerinin art arda reddedilmesi üzerine, Öcalan ile görüşme koşullarının sağlanması için Adalet Bakanı ile görüşmek için bakanlıktan randevu talebinde bulundu. 


HABER MERKEZİ