
NİHAL BAYRAM / MAINZ
Kadınlara hukuki destek sunan Av. Nicole Thiele, “Kadınlar şiddete maruz kalıyorsa bunu açıkça ifade edip ve yasal ve hukuki yollara başvurmaktan çekinmesin" çağrısında bulundu.
Almanya’nın Hannover kentinde özellikle aile içi şiddet konusunda kadınlara hukuki destek veren Av. Nicole Thiele’ye Hameln’de saldırıya uğrayan Kader’i sorduk. Kader K.’ye yapılan saldırının bir nefret suçu olduğunun altını çizen Av. Thiele, "Kader’e yönelik cinayet girişimi herkesi derinden sarstı. İnanılmaz bir nefret cinayeti uygulandı. Bu yapılanı sadece bir avukat olarak değil bir insan olarak yargılıyorum. Bu vahşet insanların içindeki kötülüğün dışa vurmasıdır" dedi.
Kadın kurumlarına başvurun
Kader gibi şiddete maruz kalan ancak bunu uzun süre gizleme yoluna giden ve gerekli mercilere başvurmayan çok sayıda kadın var.
Oysa Almanya’da her kentte şiddet gören kadının ulaşabileceği kurum ve kuruluşlar bulunuyor. Almanya genelinde örgütlü Weiser Ring’den (Beyaz Yüzük) bahseden Av. Thiele, "Eğer ev içinde şiddet yaşanıyorsa, şiddet mağduru kadın Beyaz Yüzük (Weisser Ring) veya Aşağı Saksonya Mağdur Yardımı Vakfı/Stiftung Opferhilfe Niedersachsen ve benzeri yardım örgütlerine başvurması mümkün" dedi.
Kadın ve çocuklar korunmalı
Av. Thiele, "Şiddet mağduru bir kadın ne yapmalı, nereye başvurmalı, hangi hukuki yolu izlemeli, emniyet ve yargı kadını ne kadar koruyor" sorularımıza şu yanıtları verdi:
Şiddete maruz kalan kadınlar her şeyden önce şiddet gördüğü mekandan uzaklaştırılmalı. Eğer kadın evinden çıkmayı kabul ediyorsa, ona en kısa ve hızlı şekilde yardım edebilmek için, varsa çocuklarıyla birlikte Kadın ve Çocuk Koruma Evi’ne (Frauen und Kinderschutzhaus) yerleştirilebilir.
Can güvenliği sağlanmalı
Almanya’da faaliyet yürüten kadın evleri kollektif çalışıyor. Eğer bir kadının güvenliği için başka bir kentte yaşaması gerekiyorsae bulunduğu kentin dışında bir kadın evine de yerleştirilebilir.
Şiddet gördüğünü açıklamalı
Polis ev içi şiddet konusunda çok fazla müdahale edemiyor. Bunun en önemli nedeni, şiddet gören kadının eşi tarafından şiddet gördüğünü açık söylememesi. Eğer bir kadın eşinden şiddet gördüğünü açıkça beyan etmezse, polis o kadını ve çocuklarını korumak için bir şey yapamaz.
Eğer kadın eşinden şiddet gördüğünü söylüyorsa, bu farklı bir durum ortaya çıkarıyor. Kadın evini terketmiyorsa polis kadının güvenliğini kendi evinde sağlamak durumunda. Polis bu noktada iki yola başvuruyor:
* Birincisi şiddet uygulayan kişiyi, mağdurun, yani şiddet gören kadının ikamet ettiği evden uzak tutmak. En az 500 metre kadından uzak durma kararı veriliyor. Bu kimi yerlerde daha fazla mesafe olabilir. Şiddet uygulayan mağdura 500 metreden fazla yaklaşırsa bunun cezası vardır.
* İkinci yol ise geçici gözaltıdır. Kadına veya çocuklarına zarar verebilir, tekrar şiddet uygulayabilir gerçekçeleriyle saldırgan polis tarafından gözaltına alınabilinir ve bir süre gözaltında tutulabilir. Gözaltı süresi bürokratik işlem, itiraz ve mahkeme süresine bağlı.
Şiddet ispatlanmalı
Fakat bunun da şartları var:
Polisin bunu her zaman uygulaması mümkün değil. Eğer şiddet polisin önünde gerçekleşmemişse, bunu ispatlamak emniyetin görevi değil. Şiddet uygulayan kişi 'çevresini tehdit ediyor' denilerek gözaltına alınamıyor. Bu nedenle çoğu zaman sadece şiddet gören mağdurdan uzak tutma kararı uygulanabiliyor.
Yargı kadını ne kadar koruyor?
Şiddet gören mağdur aile mahkemesine de başvurabiliyor. Şiddet gören kadın ya kendisi şiddetten koruma yasası gereği mahkemeye ya da kendi haklarını savunacak bir avukata başvurabilir.
Şiddet gören kadının maddi açıdan avukat tutma gücü yoksa, aile mahkemesine 'dava masraf yardımı/Prozeşkostenhilfe' için de başvuru yapabilir. Böylece mahkeme ve avukat masrafları devlet tarafından karşılanabilir.
Kadından uzak durma kararı
Eğer aile mahkemesi şiddet uygulayanı mağdurdan uzak tutma kararı almışsa, suçlu kesinlikle yaklaşamaz. Eğer suçlu buna aykırı davranıyor ve mağdura yaklaşırsa yüklü para veya hapis cezasına çarptırılabilir.
Çocuklar konusu tartışmalı
Aile içi şiddet konusunda çocukların konusu ise tartışmalı. Çünkü yargı ortak çocuklardan uzak durma kararı veremiyor. Almanya Anayasasına göre anne ve baba ile çocuk arasında görüşme hakkı vardır. Suçlunun çocuğundan uzak durması için ağır nedenlerin olması gerekiyor. Bu nedenler arasında sözlü veya fiziki taciz, sözlü tehdit, psikolojik baskı, suçlunun kendi çocuğuna daha önce şiddet uyguladığına dair belge ve deliller sayılabilir. Ancak bu durumda mahkeme şiddet uygulayan erkeğe çocuklarına yaklaşmama yasağı getirilebilir.
Yargı gereğini yerine getirmiş, suçluyu tutuklamışsa şiddet gören mağdurun suçlunun ne zaman serbest bırakılacağına ilişkin bilgisi alma imkanı ve hakkı vardır.