
Êlîh Bahar Kültür Sanat Merkezi kadın sanatçıları, barajlara karşı tepkilerini ortaya koymak amacıyla bir proje hazırladı. Av-Yaku-Wari isimli proje, üç dilde ‘su’dan oluşuyor. Av Kürtçe, yaku Latin Amerika’da bulunan Bolivian yerli halkının kullandığı Cochabamba dilinde, wari ise Lazca su anlamına gelmektedir. Proje, baraja karşı duran Bahar Kültür Sanat Merkezi’nden on kadın sanatçıyla yaklaşık iki ay önce başladı. İçinde tiyatro, müzik, dans gibi çeşitli sanatsal etkinlikleri barındıran Av-Yaku-Wari, projesi şimdi sadece Êlîh’te sergilenirken, daha sonra barajların yapıldığı diğer şehirlerde de sergilenmesi bekleniyor.
Projede dengbêj kilamları
Barajların yapılmasına karşı duran on kadınla birlikte hayata geçirdikleri Av-Yaku-Wari projesine dikkat çeken Bahar Kültür Sanat Merkezi tiyatrocularından Çiçek Tekdemir, projede kendileriyle beraber 12 yaşında bir kız çocuğunun ve 75 yaşında bir annenin de yer aldığını ifade etti. Henüz 12 yaşında olan Medya’nın şarkı, annenin ise dengbêj kilamlarını seslendirdiğini dile getiren Çiçek, “75 yaşındaki annemizin bu projede eski gelenekleri temsilen rol almasını istedik. 12 yaşındaki Medya’nın ise yeni kuşağın sanata olan bakışını yansıtmasını istedik” dedi. Projelerini, yapılmış ve yapılması planlanan barajlara karşı şekillendirdiklerini kaydeden Çiçek, Av-Yaku-Wari projesinin sadece Hasankeyf’te yapılan barajlar için değil, Munzur, Karadeniz ve daha birçok yerde nehirler için verilen mücadelenin bir yansıması olduğuna vurgu yaptı.
Sanatçılar destek vermeli
Çalışmaya kadın sanatçıların öncülük ettiğini belirten Çiçek Tekdemir, erkeklerin de çalışmaya destek olduklarını sözlerine ekledi. Bahar Kültür Merkezi olarak kolektif yürüttükleri çalışmada kadının da erkeğin de ayrı bir renk olarak yer aldığını söyleyen Çiçek, bütün farklı düşüncelerin, çalışmaları için büyük değer taşıdığının altını çizdi.
Tiyatro sanatçısı Çiçek, baraj yapımına tepkilerini sanatla ortaya koyacaklarını ifade ederken şöyle konuştu: “Kürt coğrafyasını parçalamak istiyorlar. Bir halkı ayakta tutan tarihleri, kültürleri ve dilleridir. Dilin ve tarihin yok sayılıyorsa, bu seni kabul etmemeleri anlamındadır. Biz de Kürt olarak var olduğumuzu ve kültürümüzün, dilimizin de bizimle var olmaya devam edeceğini göstermek için, yapılan barajlara karşı olduğumuzu sanatımızla göstermek istedik. Buradan Kürt sanatçılarına da seslenmek istiyorum. Böyle bir projeye destek olabilirler. Özelikle kadın sanatçılarımız, yapılan barajlara karşı ellerinden geldiğince duyarlı olmalılar. Tarihimizin, kültürümüzün başucumuzda suların altında kalmasına izin vermeyelim.”
Hasankeyf dansı
Kürdistan ve Türkiye’nin birçok şehrinde baraj yapımının hızla sürdüğünü dile getiren Bahar Kültür Merkezi sanatçılarından Nuroj Tezel de, “Barajlara karşı biz de sanatçı kimliğimizle, dansımızla, şarklarımızla, tiyatromuzla hünerlerimizi göstermek istedik” dedi. Nuroj, Bahar Kültür Merkezi olarak sanat etkinliklerinde de baraja karşı duruşlarını nakşettiklerine dikkat çekti. Feqiye Teyran’ın ‘Su’ adlı şarkısına repertuarlarında yer verdiklerini söyleyen Nuroj, çalışmalarında ‘Hasankeyf’ olarak isimlendirdikleri bir de dans olduğunu kaydetti. Hazırladıkları Av-Yaku-Wari projesini ilerleyen günlerde, barajların yapıldığı şehirlerde de sergilemeyi düşündüklerinin altını çizen Nuroj, baraj yapımının, tarihlerin yok olması anlamına geldiğine işaret etti. Nuroj, diğer sanat kurumlarına ve sanatçılara seslenerek, tüm sanatçıları barajlara karşı durmaya çağırdı.
MIZGIN TABU / JINHA/AMED