Yeni dönemin kendilerine sürecin hızlandırılması için görev ve sorumluluk yüklediğini dile getiren Cüre, "Başbakanın adına 'çözüm süreci' dediği ve barış süreci olarak olarak tanımlanan bu dönemde bize yeni yeni bir fırsat veriyor. Ateşkesin ilan edilmesi, silahlaların susturulması, sorunların çözümü noktasında adım atılacağı bir inancın yaygınlaşmaya başlaması umut vericidir. Ancak devletin atacağı adımlarla süreç garanti altına altına alınacaktır. Bunun için de en başta anayasada bazı temel değişiklikler ve yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Kürt halkının haklarını savunmanın suç olmaktan çıkarılması, siyasi tutsakların serbest bırakılması, Kürt halkının demokratik haklarının anayasal güvenceye kavuşturulması ve sadece Kürtlerin değil Anadolu'da yaşayan herkesin hak taleplerini elde edebileceği bir demokratik ortamını yaratılması gerekiyor. Bunların olabilmesi için Hükümetin bir konsepte sahip olması gerekiyor. Ancak göründüğü kadarıyla AKP hükümeti ve Erdoğan böyle bir anlayışa sahip değil. Onlar 'bir an önce ateşkes olsun, çatışma olmasın, ondan sonrasını da düşünürüz' havasında. Bu Kürtleri ve onların mücadelesini kendisiyle eşdeğerde görmemektir. Bu da kabul edilecek bir durum değildir" dedi.
Hükümette belirsizlik var
Avrupa Barış Meclisi olarak bildikleri bir süreci desteklemek istediklerini söyleyen Cüre, "Bizim bildiğmiz Kürt halkının özgürlük istediği, barış istediği. Milyonlar Newroz kutlamalarında sokağa çıkarak bunu bize gösterdi. Ancak Türkiye, bunun karşılığı olabilecek resmi veya gayriresmi hiçbir adım atmamıştır. Bizim çabamız, Türkler arasında böyle bir karşılığın çıkması için çalışmaktır" diye konuştu..
HABER MERKEZİ