
Almanya Sol Parti, Sur’da 53. gününe giren abluka ve saldırıları yerinde görmek amacıyla Amed’e bir heyet gönderdi. Heyette yer alan Almanya Federal Meclis Üyesi ve Sol Parti Meclis Grubu Dışişleri Sözcüsü Jan Van Aken, yasağın bir süre önce ‘resmi’ olarak kaldırıldığı ancak filii olarak devam ettiği Gazi Caddesi’nde esnaflarla görüştü.
Aken, 2011’de Çelê‘de 36 gerillanın kimyasal silahlarla katledilmesinden sonra Amed’e ilk kez geldiğini belirtererek, gördüğü manzara karşısında darmadağın olduğunu dile getirdi.
Aken, “Orada korkunç şeyler gördüm. Bir tarafta dükkanlar var, bir tarafta askerler var, bir taraftan da bomba sesleri yükseliyor. Böyle bir durum kabul edilemez” diye konuştu.
Rojava’yla ilgili
Kürdistan kentlerinde dönük kuşatmanın Suriye ve Rojava’daki gelişmelerle yakından ilgili olduğuna dikkat çeken Aken, Avrupa’nın tutumunu da değerlendirdi. “Duruma sadece mülteci gözlüğünden bakan Almanya (Türkiye’ye) baskı uygulamaktan uzak. Merkel de anketlerde sürekli bir düşüş yaşıyor. Ondan kaynaklı burada yaşananlar umurunda bile değil” diye konuştu. Avrupa ülkelerinin bu saldırıların nedeni olan Kürtlerin özerklik talebini de görmezden geldiğini belirten Aken, şunları söyledi: “Bütün Avrupa, Kürtlerin özerklik talebini görmüyor. Kürtlerin bu talebini onlara göstermek lazım. Kürtlerin özyönetim talebi Rojava’da da var. Kürtlerin bu talebi, Ortadoğu için istenen özgürlük, demokrasiyi içerisinde barındırıyor.”
Tanıklıklar çok önemli
Silopi’de incelemelerde bulunan Fransız gazeteci Quetin Aliyadi de Avrupa ülkelerinin ve AİHM bölgede yaşanan katliamlara göz yumduğuna dikkat çekti.
Daha önce Sur, Nusaybin ve Cizre’ye gittiğini belirten Aliyadi sokağa çıkma yasaklarının sivil halkı zor duruma soktuğunu aktardı. Direnişin dünyaya duyurulmasında zayıf kalındığını da değinen Aliyadi, “Burada yaşananlara tamamen göz yumulmuş durumda. Herkesin buraya gelip sivilerin hayatını nasıl kaybettiğini görmesi gerekiyor. Ve onların yaşam alanlarının nasıl yok edildiğini görmesi gerekiyor. Buna tanık olarak anlatmaları gerekiyor. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum” dedi.
Cizre Suriye gibi
DW’ye konuşan ve Cizre’de incelemelerde bulunan İnsan Halkarı İzleme Örgütü’nden (Human Rights Watch) Emma Sinclair-Webb ise Türk hükümetinin Kürt halkının devlete olan son güvenini de “tehlikeye attığı”nı söyledi.
“Yaşananlar, bundan 20 yıl önce insanların köylerini boşaltmak zorunda bırakıldığı dönemi hatırlatıyor. Şimdi ise insanlar kentleri boşaltmak zorunda kalıyor. Cizre gibi bazı kent merkezleri, artık Türkiye’nin bir kenti gibi değil, daha ziyade Suriye’nin bir kenti gibi görünüyor” diyen Sinclair-Webb, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasını talep etti.
İnsan hakları heyeti Amed’de
BM ile uluslararası insan hakları örgütlerinden FIDH ve EMHRN’den oluşan bir heyet, İHD’nin çağrısıyla Amed’e gelerek incelemelerde bulundu. Heyette Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı Genel Başkanı Michel Tubiana, Avrupa Akdeniz İnsan Hakları Ağı (EMHRN) Gösteri Hakkı Program Sorumlusu Berenice Michard, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Başkan Yardımcısı Dimitris Christopoulos, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Cenevre (BM) Temsilcisi Nicolas Agostini yer aldı.
DTK, Diyarbakır Barosu’nu ziyaret eden heyet daha sonra İHD Şubesi’nde Amedli STÖ’ler ve insan hakları temsilcileriyle biraraya geldi. Toplantıya Sur’da katledilen çocuklarının cenazelerini almak için açlık grevinde olan aileler de katıldı.
DİHA/AMED