Önceki gün başkent Paris’te kendisine Ferzad Kemanger İntikam Timi adını veren Kürt gençleri, İran işgalini protesto etti. İran Konsolosluğu önünde bir araya gelen gençler, „Biji Serok Apo, Ahmedi Necad defol“ sloganlarıyla konsolosluk binasına girmeye çalıştı. Polisin müdahale etmesiyle gençler, ellerindeki yumurta, domates ve boyaları konsolosluk binasına fırlattı.

Solothurn’da bildiri dağıtıldı

İsviçre’nin Solothurn kentinde çalışma yürüten Kürt Kültür Derneği ve Kürt Halk Meclisi üyeleri de, İran işgalini protesto etti. Bu amaçla kentteki Altstadt’da bir araya gelen üyeler, yaşanan ölümlerin sorumlusu olarak İran ve Türk devletlerini gösterdi. Burada stand açan Kürtler, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bildiri dağıttı. Kürt Halk Meclisi adına kısa bir açıklama yapan Azad Şerbet, „Askeri operasyonlara bir an önce son verilmeli. Bu işgal girişimi, imha politikasının devamıdır. Uluslararası kamuoyu, bölgede yaşanan katliam ve hukuksuzluklara sessiz kalmamalı“ dedi.

Luzern’den çağrı
Luzern’deki Kürdistanlılar da İran’ı protesto etti. Yüzlerce kişinin katıldığı eylem, önceki akşam Luzern Tren istasyonu önünde yapıldı. Gösteride,  “İran rejiminin Kürdistan’da askeri işgaline hayır” pankartı açıldı. Sık sık “Faşist İran Kürdistan’dan defol”, “Terörist Türkiye”ve “Terörist İran” sloganları atıldı. Eylem esnasında konuşma yapan Luzern Kürt Halk Meclisi Başkanı Maşallah Uçar, „Kürt halkının kanında direnme olgusu vardır, ne İran ne Türkiye ne de bir başka güç, Önder Apo’nun açtığı özgürlük yolunda Kürtleri alıkoyabilir“ dedi.
“İran rejimi, HRK gerillaları karşısında sonuç alamayınca başta çocuklar olmak üzere sivil halka yöneliyor“ diyen Uçar şu çağrıyı yaptı: “İran kahraman HRK gerillaları karşısında sonuç alamayınca başta çocuklar olmak üzere sivil halka yöneliyor. Başta Avrupa devletleri olmak üzere bütün dünya İran’ın sivillere karşı katliam girişimi ve Güney Kürdistan’ı işgal girişimine karşı sessiz kalmamalı.“
Eylemciler, İran’ın saldırılarına ilişkin bildirileri de dağıttılar.

Zürih’te bildiri dağıtıldı
İsviçre’nin Zürih kentinde de İran’ın saldırılarını protesto etmek ve uluslararası kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bildiriler dağıtıldı. İsviçre Kürt Dernekleri Federasyonu imzalı bildirilerde, İran ordusunun Güney Kürdistan’a yönelik saldırısında, sivillerin de hedef alındığı belirtilerek, saldırıların hukuk dışı olduğu ve bir an önce son bulması gerektiğine dikkat çekiliyor.


Madrid’de de protesto

İspanya’nın başkenti Madrid’de kendisine „Apocu Gençlik İnisiyatifi“ adını veren bir grup, önceki gün İran Konsolosluğu önünde miting düzenledi.
Eyleme, Kürtlerin yanısıra İranlılar ve İspanyollar da katıldı. Burada yapılan konuşmalarda, işgale son verilmesi istendi. Türkiye’ye çağrı yapan eylemciler, „Türkiye, otuz yıldır Kürt halkı ve gerillasına karşı yürüttüğü kirli savaşın sonuna gelmiştir. Kürt halkının temel hakları tanınmalı. Kürt halkının özgürlük mücadelesi, tasfiye edilemez“ dedi. Ayrıca PJAK gerillalarının direnişi selamlandı.

Eylem, „Kahrolsun İran-Türkiye işbirliği“, „Biji PJAK“ sloganları ile sona erdi.

Y. ÖZGÜR POLİTİKA/HABER MERKEZİ




İşgal İran-AKP ortaklığının ürünü



Sürgündeki muhalifler de, İran’ın Güney Kürdistan işgaline tepkili. Muhalifler, işgalin Türkiye ile ortak geliştirildiği konusunda hemfikir. Muhalifler, tüm bunlara rağmen İran’ın PJAK’a karşı başarılı olamayacağı görüşünde.
İran Özgürlük Hareketi Yurtdışı Temsilcisi Farid Ariarahman, İran’da kapatılan Ferheng-i Aşti Gazetesi yazarı Mahtap Mazanih, İran Halkın Mücahitleri örgütü temsilcisi M. Zia, İran’ın politikalarını ve Güney Kürdistan işgali değerlendirdi.

İran Özgürlük Hareketi Yurtdışı Temsilcisi Farid Ariarahman:

İran da Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın iktidarıyla birlikte baskılar artış gösterdi ve tüm muhalif sesler susturulmaya çalışıldı. Kürtlerin ciddi anlamda İran’a karşı silahlı bir muhalefet başlatması, doğal olarak Kürtler üzerindeki baskıları katmerleştirdi. Şimdi Kürt yerleşim bölgeleri son yıllarla birlikte ablukaya alınmış ve dünyadan tecrit edilmiştir. Aynı propaganda Kürtlere karşı da yürütülüyor. İran’ın Kürt gerillalarına ya da gerillanın konumlandığı alanlara yığınak yapması veya taarruz başlatması, şüphesiz Türkiye ile yapılan ortak görüşmeler sonucu gerçekleşti. Bu harekat önceden planlanan bir harekattı, ama Türkiye’de gerçekleşen seçimler beklendi ve direkt T. Erdoğan’ın devreye girmesiyle start aldı.
Evet İran’ın AKP’ye bir jestidir bu. Elbetteki bu, Irak ve bölgesel hükümetle de yapılan görüşmeler sonucu koordine edildi. İran ve PJAK arasındaki görüşmelerin zayıfta olsa devam etmesinden, Türkiye çok rahatsızdı ve karşılıklı tavizlerle bugünkü noktaya gelindi. İran bölgedeki askeri konumlanmasını güçlendirerek devam edecektir. Türkiye yakın süreçte bu konumlanmaya sınır ötesi askeri operasyonlarla destek verebilir. Federal Hükümet ise, Kandil’e yönelik askeri olmasa da lojistik bir izolasyon gerçekleştirebilir.

İran’da kapatılan Ferheng-i Aşti Gazetesi yazarı Mahtap Mazanih:
Türkiye-İran ve Federal Hükümet üçlemesiyle varılan anlaşma sonucu, böyle büyük çaplı bir haraketin başladı. BM’nin harakete geçmemesi durumunda ya da konuya dikkat çekmemesi durumunda, İran, Federal Hükümet’in alanlarına girer ve orada tampon bir bölge oluşturur. Eminimki bu konumlama daha sonra Federal Hükümeti zorlar ya da zor durumda bırakır. Çünkü İran, Ortadoğu dengelerini çok iyi okuyor ve bölgeye yerleşmekle kalmaz, ilerlemeye çalışır. İsrail ve ABD’nin bölgedeki etkinliğini kırmak ve kendisine yeni bir cephe açmak isteyecektir. ABD, önümüzdeki süreçte askeri varlığını bölgeden geri çekecek. İsrail bölgede etkin olmak istiyor ve Türkiye iç dengeler nedeniyle Federal Hükümeti  sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda kendisine bağlamak isteyecektir. Bu nedenle bölge, İran ve Türkiye için ortak hedefler içindedir. Stratejik dengelerin böyle kurgulandığına inanıyorum. Ama bu, bir gerilla haraketine yönelik başarılı olacağını, zannetmiyorum.

İran Halkın Mücahitleri örgütü temsilcisi M. Zia:
İran halkı demokratik, özgür ve dünya ile ilişkileri açık bir yaşam sürmek istiyor. Bu ihtiyaç İran’daki tüm kesimlerin önünde bir arzudur. Kürtler de bu arzu ve ihtiyaçlara fazlasıyla muhtaçtır.  Bu hareketin muhalif haraketlerle birleşmemesi için idamlar gerçekleşiyor ama Kürtler, her şeye rağmen İran muhalefetiyle birlikte haraket etmeli. Şu an önümüzdeki en büyük sorun İran hükümetidir. Ne uluslararası mekanizmalar, ne de BM, ABD veya Avrupa Birliği bu askeri operasyonlara karşı duruyor. Daha doğrusu durmak istemiyor. Hepsi de, İran’ın ne yaptığını, amacının ne olduğunu bildiği halde karşı hareketler gerçekleştirmiyorlar. Öyleki, aslolan geri plandaki anlaşmalardır. Bu çıkar ilişkisi, halkları dikkate almıyor. Türkiye-İran ilişkileri, AKP Hükümeti’yle birlikte tarihte hiç rastlanmayacak kadar güçlü. İran’ın AKP’ye ekonomik desteği, AKP’nin ABD’ye karşı İran’ı uluslararası arenada desteklemesi ve İsrail’e karşı politikaları, en önemlisi ticari ilişkiler Ahmedinejad’ı güçlendiriyor; İran’ı ise demokratik süreçlerden uzaklaştırıyor. Ben Kürtlerin her şeye rağmen kendi öz güçleri ve kuracakları gerçek ve kaçınılmaz olarak bize dayatılan ittifaklarla bu süreci atlatacaklarına inanıyorum.

ALİ ONGAN/STRASBURG




‘’İran Kürdistan’dan çık’

İran’ın Güney Kürdistan işgali, İngiltere’nin başkenti Londra’da protesto edildi.
Roj Kadın Meclisi ve İran Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından organize edilen eylem, İran Konsolosluğu önünde yapıldı.
Eylemde, „Katil Ahmedinejad, Faşist İran İslam Cumhuriyeti’’, İran Kürdistan’dan çık, Yaşasın gerilla“ sloganları atıldı. İran aleyhine sloganların yazıldığı dövizler ile KCK bayrakları taşındı.
Eylemde, Roj Kadın Meclisi’nin işgale ilişkin hazırladığı bildiriler dağıtıldı. Bildiride, kamuoyuna işgale karşı duyarlılık çağrısı yapıldı. Ayrıca, „Uluslararası örgütlerin ve medyanın sessizliği bizi kaygılandırıyor. Birleşmiş Milletler, bir an önce İran’a ‘dur’ demeli. Bütün Kürtleri de işgale karşı harekete geçmeye çağırıyoruz“ sözleri yer aldı.

İki saat İran Konsolosluğu önünde eylem yapan grup, buradan Irak Konsolosluğu’na yürüdü. Irak devletinin İran işgaline karşı sessizliği de protesto edildi.

CAN YILDIZ/LONDRA