Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan onbine yakın Kürt, Belçika’nın başkenti Brüksel’de yaptıkları yürüyüş ve mitingle bugün itibariyle 55. gününe giren süresiz- dönümsüz açlık grevlerini sürdüren tutsakları sahiplendi. Kürdistanlılar Avrupa Parlamentosu ve Avrupa ülkelerine de ‘Türk devletinin kirli politikalarına ortak olma’ çağrısı yaptı.
Almanya, Fransa, Hollanda, İsviçre ve Belçika’da yaşayan binlerce Kürdistanlı, kimisi akşamdan kimisi sabahın erken saatlerinden yola çıkarak önceki gün Brüksel merkezi tren istasyonu önünde toplanmaya başladı. Binlerce Kürt, öğle saatlerinde, “açlık grevlerinde 53. Gün, ölümleri durdurun” pankartı arkasında AB binaları, Avrupa Parlamentosu’nun bulunduğu Schumann Meydanı’na doğru yürümeye başladı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’nın özgürlüğü için yaklaşık iki aydır yollarda olan “Öcalan’a Özgürlük” otobüsü eylemcilerinin önde bulunduğu yürüyüş kortejinde, KCK Yürütme Kurulu Üyesi Zübeyir Aydar, KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, KNK Başkanı Tahir Kemalizade, PAJK Başkanı Heci Ahmedi de yer aldı.

Tutsaklara sahip çıkıldı

“Öcalan’a özgürlük, 465 Gündür Haber Alınamıyor”, “Açlık grevinde 53. gün” ana pankartların yanı sıra açlık grevlerindeki taleplerin dile geldiği dövizler ile, İsviçre’den Almanya’ya iade edilen ve açlık grevinde bulunan Kürt siyasetçi Metin Aydın’a özgürlük pankartı da taşındı.
Kadınların çoğunlukta olduğu yürüyüş kortejinde soğuk havaya rağmen Öcalan’a ve tutsaklara özgürlük sloganları hiç kesilmedi. KCK, PKK, PAJK ve HPG  bayraklarının yanı sıra Öcalan posterleri taşındı.

Direnişlerine saygı

Mitingde ilk sözü alan KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, Kürt halkının özgürlüğe yürüdüğü bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek “Halkımız önderliği ve özgürlüğü için dün olduğu gibi bugün de ayaktadır. Şemdinli’de başlatılan devrimci operasyon ile AKP iktidarının yalancı ve ikiyüzlü politikaları teşhir olmuştur. 53 gündür cezaevlerinde bedenlerini ölüme yatıran insanların direnişleri önünde saygıyla eğiliyorum. Mazlum Doğan, Kemal Pir ve Hayri Durmuş’un şehadetleriyle nasıl ki, Kürdistan’da ihanet  yenilgiye uğramışsa; Başkan Apo’nun İmralı direnişi ve arkadaşlarımızın açlık grevinde Türk devletinin yüzyıllık politikalarını boşa çıkaracaktır” dedi.
Kartal’ın ardından KNK Başkanı Tahir Kemalizade, Kürt halkının ‘açlık grevi yok’ diyen Erdoğan’ın yalanlarına inanmayacağını söyledi. Süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan tutsakların Kürt halkının özgürlüğü için direnişte olduğuna dikkat çeken Kemalizade, “Açlık grevindeki insanlarımız bizim onurumuzdur, şerefimidir, namusumuzdur” dedi.

Bütün Kürtler sahip çıksın

PJAK Başkanı Hacı Ehmedi de, Kürtlerin bulundukları her yerde hangi siyasi görüşten olursa olsun bedenlerini ölüme yatıran tutsakların mücadelesine sahip çıkması gerektiğini ifade etti. Ahmedi, Kürt halkının faşizme karşı amansız bir mücadele içerisinde olduğunu belirterek, cezaevi direnişlerinin faşizmin yüzüne inen bir tokada benzetti.
Öcalan’a Özgürlük Otobüsü eylemcilerinden KON-KURD Başkanı İsmet Kem de, tutsakları eylemleriyle sahiplenen Avrupa’daki Kürt halkını selamladı ve Kürt halkının direnişiyle gün be gün özgürlüğe yaklaştığını belirtti. 57 gündür Öcalan’ın özgürlüğü için yollarda olduklarını dile getiren Kem, mücadelelerinin Öcalan özgürlüğüne kavuşmasına kadar devam edeceğini vurguladı.
Miting, TEV-ÇAND sanatçılarından Ozan Şemdin, Ozan Cömert, Cane ve Koma Berxwedan sanatçıları söyledikleri marşlarla sona erdi.



MEHMET ZAHİT EKİNCİ / BRÜKSEL




Akademisyenlerden deklarasyon

Türkiye ve yurtdışındaki üniversitelerde faaliyet yürüten akademisyenler, deklarasyon yayınlayarak, tutsaklara destek verdi. Akademisyenler, PKK ve PAJK'lı tutsakların talepleri kabul edilene kadar, bilimsel toplantı ve konferanslar dahil olmak üzere akademik aktivitelerinde, üniversitelerde verdikleri derslerde ve yazı faaliyetlerinde, Kürt sorunu ve taleplerini öncelikle gündemlerine alacaklarını duyurdu.
Akademisyenler adına yapılan ortak deklarasyonda, Türkiye'de bugün gelinen durumun üstü örtülemez bir felakete tekabül ettiğine vurgu yapıldı. Açıklamada şunlar kaydedildi: "30 yıllık savaş bu coğrafyanın halkları üzerinde büyük maddi ve manevi tahribat yapmıştır. Doğa, insan ve toplum onarılamayacak derecede hasar görmüştür. Şiddet ilkesel sınırlar tanımadan kuşaktan kuşağa kanıksanarak aktarılmakta, travma örgütlü bir dayanışma arzusunu hiçe sayarak yayılmakta ve toplumsal hafızamıza sadece yıkıcı gücüyle kazınmaktadır. Savaş acilen durdurulmalı, yaraların tanınacağı ve zamanla sarılacağı alanlar ve siyasal olanaklılıklar oluşturulmalıdır. Barıştan yana bir tavır koymak için şu an yapılması gereken en acil eylem tutukluların açlık grevlerinin bir an önce durdurulması için harekete geçmektir."
"Buradayız" diyen akademisyenler, bütün meslek gruplarını bu duruma karşı tavır göstermek üzere acil eyleme geçmeye çağırdı.