
Sorgu savcı kriziyle başladı
„İmralı ile Kandil arasında kuryelik“ suçlamasıyla gözaltına alınan avukatların ifadelerinin soruşturma savcısı dışında bir grup savcı tarafından alınacağının ortaya çıkması krize yol açtı. Gözaltındaki avukatlar soruşturma savcısının ifade almasını, dosyadaki gizlilik kararının kaldırılarak Baro başkanlarının da müdafi olarak sorguda yer almasını talep etti.
Savcı tehdit etti
Soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Adnan Çimen ile görüşen 300’e yakın avukat, „Soruşturmayı siz yürütüyorsunuz, avukatların ifadesini sizin almanızı talep ediyoruz“ dedi. „Siz işi şova dönüştürüyorsunuz“ diyen Çimen ise, „avukatların ifadelerini dahi almadan mahkemeye sevk ederim“ diyerek tehdit etti. Yapılan görüşmeler sonucunda gözaltındaki avukatların ifadelerinin önceden belirlenen 17 savcı tarafından alınması ve savunma avukatlarına yönelik dosya kısıtlamasının kaldırılması kararlaştırıldı.
Baro Başkanları da katıldı
Avukatların ifadelerinin alınması işlemine ise kriz nedeniyle ancak öğleden sonra geçilebildi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile Diyarbakır ve İzmir Baro Başkanları da avukatların savcılık sorgusunda hazır bulundu.
Öcalan’la neden görüştün?
Sorgu sırasında Öcalan’ın avukatlarına „Öcalan ile neden görüştün“, „Öcalan’dan talimat aldın mı?“ ve „Öcalan’dan aldığınız talimatları Kandil’e ilettiniz mi“ gibi sorular soruldu.
Asrın Hukuk Bürosu’nda sekreter olarak çalışan Zeynep Arat’a ise „Toplantılar ne zaman yapılır, büroya kimler gelip gider ve neden 6 yıldır seni burada çalıştırıyorlar?“ diye sorulduğu öğrenildi.
Eski davalar da dosyaya eklendi
Ayrıca avukatlar hakkında daha önce açılan davalar ile Öcalan dışındaki müvekkilleriyle yaptıkları telefon görüşmeleri de delil olarak dosyaya eklendi. Müdafi avukatlar, savcının skandal sorularına ve sorgu yöntemine tepki gösterdi. Haberimiz yayına hazırlandığı sırada avukatların sorgusu devam ediyordu.
Gözaltında da usulsüzlük
Avukatların evleri ile bürolarının da mahkeme kararı olmaksızın arandığı ortaya çıktı. Bilgiyi paylaşan İstanbul Barosu Avukat Hakları İzleme Komisyonu üyesi Ömer Kavili, „Baskın ve gözaltı için mahkeme kararı alınmamış sadece İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tek bir hakiminin imzası yeterli görülmüş, oysaki karar için mahkeme üyelerinin hepsinin imzası gerekiyordu. Açıkça hukuksuzluk ve usuzsüzlük yapılmış„ dedi ve bu konuda suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Hukukçular: Takipçisiyiz
Barolar ile avukatların bağlı olduğu meslek örgütleri de Adliye önünde yaptıkları açıklamalarla ‘KCK operasyonu’nda avukatların gözaltına alınmasını kınayarak meslektaşlarının serbest bırakılmasını istedi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Çoşar, „Türkiye Barolar Birliği ve barolar olarak KCK davasını da takip ediyoruz“ diyerek, tutuksuz yargılanma hususu gözetilerek, gözaltına alınan avukatların ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılmasını umut ettiklerini dile getirdi.
İzmir Barosu Başkanı Sema Tektaş da, İzmir’de özel görevli mahkemelere karşı, Barolar Birliği ve 57 baro başkanlığı olarak bir deklarasyon hazırladıklarını ve özel yetkili mahkemelerin kapatılmasını talep ettiklerini belirtti. Tektaş, „Bu, Türkiye tarihinde görülmüş en büyük avukat gözaltısıdır“ dedi.
Önder: Suç duyurusunda bulunacağız
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, BDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile Aysel Tuğluk da Adliye önündeydi. Avukatların gözaltına alınmasına tepki gösteren BDP İstanbul Milletvekillisi Sırrı Süreyya Önder, amacın Kürt halkını savunmasız bırakmak olduğunu söyledi. Devletin legal siyaset alanını devre dışı bırakmayı amaçlandığını kaydeden Önder, ‘KCK’ adı altında yapılan bu son gözaltılar hakkında önümüzdeki hafta suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi ve ekledi: „Fakat daha da önemlisi halk ile barışa ses olmak için artık halkın sesinin daha gür çıkmasını için örgütlemek için ülkenin dört bir yanında mitingler gerçekleştireceğiz.“
HDK de Adliye önündeydi
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve 25 Kasım Kadın Platformu üyeleri avukatlara destek amacıyla Adliye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya HDK Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr. Gençay Gürsoy, sanatçı Ferhat Tunç, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Avukat Abdulbaki Boğa, DİP Genel Başkanı Sungur Savran da katıldı.
DİHA/İSTANBUL
13 tutuklama
Avukatlar ile aynı gün Amed ve Kocaeli’nde gözaltına alınanlar da dün Adliye’ye sevk edildi.
Kocaeli’nde gözaltına alınan çoğu üniversite öğrencisi 21 kişi dün sabah Adliye’ye çıkarıldı. SGD, EMEP, SDP, Odak, DHF, Partizan, Halkevleri, Kızılbayrak ve Öğrenci Kolektifleri üyelerinden 8’i savcılık sorgusu ardından serbest bırakılırken 13 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme tamamı hakkında „Örgüt üyeliği“ suçlaması ile tutuklama kararı vererek cezaevine gönderdi.
Amed’de Kürt siyasetçilere yönelik baskında gözaltına alınan aralarında BDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Ömer Önen, Bağlar Belediye Başkan Yardımcısı Derya Tamriş, DTK Daimi Meclis Üyesi Bedia Akaya, BDP Bağlar İlçe Başkanı Ali Yüce’nin de bulunduğu 43 kişi Adliye’ye götürüldü. BDP’lilerin ifade işlemleri 7 savcı tarafından alındı. Sorgu gazetemiz yayına hazırlandığı sırada devam ediyordu.
DİHA/AMED/KOCAELİ