Berlinale günlüğü -  FEHMİ KATAR


Sinemaseverlere yüzlerce filmle şölen yaşayan 67. Berlin Uluslararası Film Festivali’nin (Berlinale) ödülleri Cumartesi günü veriliyor. Paul Verhoeven’in başkanlığındaki jüri tarafından verilecek Altın Ayı ve Gümüş Ayı ödüllerinin sahipleri neredeyse belli. Bu sene mizahi filmlerin önplana çıkarıldığı festivalde ödüllerin de mizah-yoğun filmlere verilmesi bekleniyor.

En yakın aday: Krausmäki

Genel görüşe göre, Aki Krausmäki’nin film kariyerinin Altın Ayı ile onurlandırılacağı neredeyse kesin. En İyi Film ödülü, Finlandiyalı yönetmenin “The Other Site of Hope” (Umudun Diğer Tarafı) filmine gidebilir. Yönetmenin Berlinale’deki konuşmasında filmin kariyerinin son filmi olacağını söylemesi de Altın Ayı alacağını neredeyse kesinleştirdi. 

Filmlerinde toplum dışına itilmişleri konu alan Krausmäki, bu filminde de Halep’ten Helsinki’ye göç edip iltica eden bir Suriyelinin yaşadıklarını anlatıyor. Genç Suriyeli mülteci Khaled’in İngilizcesi de, Fincesi de iyi değildir. Zaten az İngilizce konuşan Finliler, çok konuşkan da sayılmazlar. Bu sırada erkek gömlekleri ve kıravatları satan Wikström, eşinden boşanır ve pokerden kazandığı parayla gözden ırak ve batmakta olan bir restoranı satın alır; iltica talebi kabul edilmediği için ülkede kaçak kalmaya başlayan Khaled’e de bu restoranda iş verir. Bir an için güneş yüzünü göstermiştir; ama kaderin ipleri yine eline alması da uzun sürmeyecektir.

İkinci aday

Altın Ayı’nın ikinci güçlü adayı ise, aynı zamanda yarışma bölümünün sürpriz filmi: Macar yönetmen Ildikó Enyed yönetmenliğindeki Teströl és lélekröl. (Ruh ve Beden Üzerine)

Ödül geçen sene mülteciler temalı bir filme verildiği için bu sene düşük ihtimal olsa da jürinin iki sene üst üste aynı temaya ödül vermeyeceğinin de garantisi yok. Kulislerde Macar yönetmenin iki çekimser insanın utangaçça birbirine yaklaşmasını ve bu sırada kendilerini de tanımalarını mizahi bir dille işlediği filmin ödül alabileceği konuşuluyor.


Gümüş’ün favorisi ‘Pokot’

Altın Ayı alırsa sürpriz olur ama Gümüş Ayı’nın en favori adayı, Polonyalı yönetmen Agnieszka Holland’ın kara mizah yoğunluklu filmi “Pokot”. Gizem dolu avcı cinayetlerini işleyen kadın yönetmen, hayvanların, doğanın korunması ve cinsiyetçilik gibi temaları mizahi bir dille anlatıyor.

Oyuncu ödülleri

“Pokot” filminin başrol oyuncusu Agnieszka Mandat; ‘Teströl és lélekröl’ filminin kadın oyuncusu Alexandra Borbly ve Alain Gomis tarafından çekilen ‘Félicité’ isimli drama filminin başrol oyuncusu Véro Tshanda Beya Mputo ise “En İyi Erkek/Kadın Oyuncu” ödüllerinin favorileri olarak görülüyorlar.

Peck ve Allouache

Seyircilerin oylarıyla ödüllendirilecek “Panorama” bölümünde gösterilen filmlerden ise en çok öne çıkan siyah yönetmen Raoul Peck’in Oscar’a da aday gösterilen filmi “I Am Not Your Negro” (Ben Senin Zencin Değilim). Peck filminde ırkçılığı tanınmış yazar James Baldwin’in perspektifinden yola çıkarak anlatıyor. Siyah hareketinin öncülerinin 1979’da yazdıkları makalelerin bugün bile nasıl güncelliğini koruduğunu anlatan filmin Berlinale’deki gösterimlerinde biletler, daha sabah saatlerinde tükendi.

Cezayirli yönetmen Merzak Allouache’nin bu köşede detaylıca incelemeye çalıştığımız “Cenneti Koğuşturmak” belgeseli de ödülün güçlü adayı olarak gösteriliyor.

En dikkat çekici film

Berlinale’de bu yıl en fazla dikkat çeken filmlerden biri, daha sonra geniş olarak da inceleyeceğimiz Tayvanlı yönetmen Hui-chen Huang’ın 1970’lerde zorla evlenen ve bu evlilikten iki çocuk sahibi olan annesiyle yüzleşmesini anlatan “Small Talk” (Ayak Üstü Konuşmalar) filmi. Sinemaseverlerin çok ilgi gösterdiği belgeselin yönetmeni, uzun süredir yapamadığı yüzleşmeyi en iyi bildiği yöntemle, kamerayla yapıyor.