
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Emine Ayna, Kobanê serhildanı ardından artan siyasi soykırım operasyonlarını DİHA'ya değerlendirdi. "Bizler gözaltı ve tutuklamalara alışık olan bir siyasi hareketiz. Yürüttüğümüz mücadele de bu devletin anti-demokratik uygulamalarına karşı bir mücadeledir. Gözaltına alınmayı da tutuklanmayı da göze aldığımız bir mücadele yürütüyoruz" diyen Ayna, tutuklamaları kabul etmediklerini vurguladı. Tutuklamalara eylem ve etkinliklere devam ederek yanıt vereceeklerini söyleyen Ayna, "Bu tutuklamaları asla kabul etmiyoruz. Parti olarak asla sessiz kalmayacağız. Eğer yasaklıyorsa, biz de o yasağı tanımadığımızı söylüyor ve 'suç' sayılan eylemi yapıyoruz. Bunun karşılığı eğer gözaltı, tutuklanmaysa, o zaman bizi tutuklayın. Çünkü biz bu yasakları tanımıyoruz" diye konuştu.
Karşı koyacağız
Artan gözaltı ve tutuklamaların 'çözüm süreci'ni de zora soktuğuna vurgu yapan Ayna, hükümetin 'güvenlik' yasalarına da sessiz kalmalarının mümkün olmadığını kaydetti. Ayna, şunları belirtti: "Bu, Kobanê sürecinin sonuçlarıdır. Bu halk, Kobanê'ye saldıran DAİŞ gibi, katliamları hedefleyen bir örgüte karşı sokaklara çıktı. TC devleti sokaklara çıkan bu insanları tutukluyorsa, bu durumla DAİŞ'in yanında ve destekliyor demektir. Bu süreci baltalar. Biz bugüne kadar 12 Eylül askeri darbe yasalarına karşı teslim olmayan bir halk ve siyasi hareketiz. Bugün AKP'nin getireceği güvenlik yasalarının karşısında da kimse sessiz kalmamızı beklemesin. Buradan da bütün halkımıza, bütün siyasi yapımıza söylüyoruz. Güçlü karşı koyuşlar içerisinde olacağız."
Bu krallıktır
Türk hükümet yetkililerinin 'kamu güvenliği' bahanesiyle gerçekleştirdikleri tehditlere de işaret eden Ayna, şöyle konuştu: "Başbakan Davutoğlu'nun, 'Sokağa çıkarsanız öldürürüz, eylem yaparsanız öldürürüz, yürüyüş yaparsanız öldürürüz' şeklindeki tehditleri diktatöryal ve 'benim gibi düşünmüyorsan, benim getireceğim yasaya karşı çıkıyorsan, benim politikalarıma karşı çıkıyorsan, politikalarıma karşı sokağa çıkıp eylem yapacaksan, ben de seni öldürürüm' diyor. Bu krallıktır. Bu bir diktatörün, bir kralın sahip olduğu yetkilerdir. Demokrasi değildir. O zaman demokrasiden ve demokratikleşmeden bahsetmemeliler. AKP Türkiye'de diktatörlüğünü kalıcılaştırmaya çalışıyor."
Buna karşı en üst perdeden ses çıkaranların Kürtler olduğunun altını çizen Ayna, "Kürtlerin ciddi bir mücadele deneyimleri var. Kürtler bu mücadele deneyiminde ölümden, tutuklanmaktan korkmuyor. AKP'de kendi iktidarının karşısında en güçlü hareketin CHP ve ya MHP olmadığını ve seçimlerde karşısındaki tek gücün HDP olacağını biliyor" değerlendirmesinde bulundu.
DİHA/AMED