- Şerzan Goyî (Mahsum Ürün) ve Dijwar Goyî (Doğan Ürün), gerilla halalarının yolunu takip ederek, bir yıl arayla gerillaya katıldılar ve aynı yılda şehit düştüler.
İstanbul’un Gazi Mahallesi, Kürt halkının mücadelesinde önemli bir yere sahip. Yüzlerce Kürt genci Gazi Mahallesi’nde Kürt Özgürlük Hareketi’ni tanıdı ve katıldı. 1990’lı yıllarda yüzlerce Kürt ailesi gibi Ürün ailesi de koruculuğu kabul etmeyerek Şirnex'ın Qileban ilçesine bağlı Roboskî köyünden Gazi Mahallesi'ne göç etti. Çocukları Şerzan Goyî (Mahsum Ürün), gündüzleri işe gidiyor, geceleri ise eylemlere katılıyordu. İşten çıktığında eve gitmek yerine eylemlerin, açıklamaların ve siyasi çalışmaların yapıldığı yerlere yöneliyordu. Herkesten önce orada bulunuyor, eylem ve gösterilere öncülük ediyordu. Gazi Mahallesi’nde yaşayan herkes Mahsum’u tanıyordu.
Mahsum ve amcasının oğlu Doğan Ürün, Gazi Mahallesi’nde birlikte eylem ve çalışmalara katılıyordu. Her ikisinin de yüreğinde özgür Kürdistan dağları vardı. İki genç de parti çalışmalarındaki annelerinin yolundan yürümek istiyordu. Annelerine layık olmak için çalışıyorlardı. Mahsum, Ekim 2015'te amcasının oğlundan önce Kürt Özgürlük Hareketi’ne katıldı. Şerzan adında bir de amcasının oğlu vardı. Katıldığında onun adını aldı. Mahsum’un ardından Doğan Ürün de Mart 2016'da katıldı ve Dijwar Goyî adını aldı.
Dijwar Goyî, Efrîn’de Çağın Direnişi’ne katıldı ve Mart 2018’de; Şerzan Goyî ise 2018'de Zap’ta şehit düştü.
AW'ye konuşan Nuriye Ürün, oğlunun İstanbul’da dünyaya geldiğini hatırlatarak, şunları söyledi: “Şerzan çok zeki bir çocuktu, hiçbir zaman beni üzmedi. 7 çocuğum var, Şerzan en sessiz olanıydı. Liseye kadar okudu. Sonra çalışmaya başladı, fırında çalıştı. Ardından askere gitti. Üç ay sonra ‘Ben askerlik yapmıyorum’ deyip eve geldi. Her zaman eylemlerin içindeydi. Yürüyüşlere katılır, mahalledeki çalışmalarda yer alırdı. Biz aile olarak eylemlerin içerisindeydik, ancak Şerzan da partiyi ve Hareket'i kendisi tanıdı. Her zaman halka hizmet etmek istiyordu. Helallik istedikten sonra gitti. Halası da 2013'te gitmişti. Son olarak bir sesli mesaj gönderdi ve ‘Yerime ulaştım, iyiyim. Üzülme anne’ dedi. O günden sonra oğlumdan hiçbir haber alamadım. Kürt halkının başı sağ olsun.” İSTANBUL