• Kobanê direnişinde şehadete ulaşan Rojîn Suruç’un annesi Kadriye Kuytu, “Şimdi barış olsa ‘İstediğin oldu’ derim, mutlu olurum. Gidişleri boşa değildi” dedi.

 

Rojîn Suruç erken yaşlarda Kürt özgürlük mücadelesiyle tanıştı. Rojava direnişinde aktif rol aldı. 28 Ocak 2015’te Kobanê’de meydana gelen bomba patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

Suriye’de savaşın derinleştiği koşullarda gelişen Rojava deneyimi, halkın kendi yaşamını örgütleme arayışını kadınların özgürlük mücadelesiyle buluşturdu. Kadın meclisleri ve bağımsız kadın örgütlenmeleri aracılığıyla kadınların karar alma süreçlerine katılımı güçlenirken öz savunma da yaşam alanlarını korumanın yanı sıra kadınların örgütlülüğünü ve kendi yaşamları hakkında karar verme hakkını savunmanın bir parçası olarak ele alındı. Rojava deneyimi, kadınların özgürlüğü ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkiyi gündeme taşıyarak farklı coğrafyalardaki kadınların mücadele ve dayanışma tartışmalarında da yer buldu.

Çocukluğu tarlalarda geçti
Rojava’daki mücadeleye katılan isimlerden biri olan Rojîn Suruç (Nurgül Kuytu), Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde dünyaya geldi. Erken yaşlarda Kürt özgürlük mücadelesiyle tanışan Rojîn, Rojava’daki sürece katıldı. Kızının çocukluğunu Jinnews’ten Evin Çiftçi’ye anlatan annesi Kadriye Kuytu, geçim koşulları nedeniyle çocuklarının eğitim hayatının tarım işçiliğiyle kesintiye uğradığını belirtti. Kadriye Kuytu, “Çocukluğu hep tarlalarda geçti. Okulları açılıyordu, onlar tarlalardaydı. Ekim bittikten sonra dönüyorduk, ondan sonra okula gidiyorlardı. Ben hâlâ o günleri düşünüp üzülüyorum.

Rojîn’imin diğerleri gibi bir çocukluğu yoktu” diye konuştu.

Ablasıyla birlikte gitti

İki kızının birlikte Rojava’ya gittiğini aktaran Kadriye Kuytu, büyük kızının yardım etmek amacıyla bölgeye gittiğini ve daha sonra geri döndüğünü, Rojîn’in ise geri dönmeyerek daha sonra gerillaya katıldığını belirtti.

Rojîn Suruç’un ablasıyla birlikte evden ayrıldığını ve Rojava’ya geçtiğini anlatan Kadriye Kuytu, kızlarının gidişinden başlangıçta haberdar olmadığını söyleyerek o günleri şu sözlerle anlattı: “Okullar yeni açılmıştı, belli bir düzeni yoktu. Bazen okula gidip geliyordu. Bir gün evden çıktılar. Benim aklıma hiç katılım yapmaya gittikleri gelmedi. ‘Belki Pirsûs’ta okula gitmek için ablasının yanına gitmişlerdir’ dedim. Büyük kızımı aradım, onun yanında olmadıklarını öğrendim. Sonradan bize Rojava’ya gittikleri haberi geldi.”

Vicdanı kabul etmedi
Kızının Kürtlere yönelik baskıları küçük yaşlardan itibaren fark ettiğini belirten Kadriye Kuytu, Rojîn Suruç’un bu nedenle mücadeleye katılmak istediğini ifade etti.

Kadriye Kuytu, “Kızım, Kürtlere uygulanan zulmü küçük yaşlarda fark etmişti. Burada tahammül edemedi, Kürtlere uygulanan zulmü görüyordu, Kürt mücadelesinde yer almayı istiyordu. Rojava sürecinde vicdanı da kabul etmedi, kalkıp gitti. ‘Bize saldırıyorlarsa biz de karşılık veririz’ deyip gitmişti” dedi.

‘Şimdi barış olsa ‘İstediğin oldu’ derim’
Kızının şehadetinin ardından barış özlemini dile getiren Kadriye Kuytu, verilen mücadelenin boşa gitmediğini düşündüğünü söyledi. Kadriye Kuytu, “Şimdi barış olsa ‘İstediğin oldu’ derim, mutlu olurum. Gidişleri boşa değildi. Cezaevindekiler de şehit düşenler de dağdakiler de hiçbir hata yapmadı, sadece haklarını aradı” ifadelerini kullandı. RIHA