• Belçika’da doğup büyüyen, evli ve bir kız çocuğu babası Rojhat Ağırman (Taylan Özgür), kızı Rojîn henüz 6 yaşlarındayken 2015'te gerillaya katıldı.
  • HPG tarafından son dönemde şehadeti açıklanan ve Avrupa’dan gerillaya katılan 12 kişiden biri olan Rojhat’ın annesi Sevi Çelik, şunları söyledi:
  • "Avrupa’da doğup büyüseler de Kürdistan’ı içlerinde yaşatıyorlardı. Rojhat da bunlardan biriydi. Kızı ve bütün çocukların özgür geleceği için mücadeleye katıldı.”

FİLİZ ZEYREK/BRÜKSEL

Gerillaya katılan oğlu Rojhat ile görüşemediklerini, yalnızca kısa bir mektup alabildiklerini belirten Sevi Çelik, “Oğlum, şehit düşen tüm gerillalar gibi onurumuz ve şerefimizdir. Başımız diktir. Birçok anne gibi benim de yüreğim yanıyor, acı çekiyorum ama diğer yandan da gurur duyuyorum” dedi.

Rojhat Ağırman’ın ailesi, Êzîdî Kürt kimlikleri nedeniyle yaşadıkları baskılar sonucunda 1983'te Mêrdîn’in Mîdyat ilçesinden Belçika’ya göç etti. Belçika’nın Liège kentinde doğup büyüyen Rojhat, liseye kadar eğitim gördü. Rojhat, bir yandan eğitimini sürdürürken diğer yandan ailesinin geçimine katkıda bulunmak için markette çalıştı. Anne Sevi Çelik, oğlunun çocukluk yıllarını ve kişiliğini şu sözlerle anlattı: “Çok güler yüzlü, neşeli, eğlenceli, çocuklarla çocuk, büyüklerle büyük olabilen biriydi. Çocukluk yaşlarında müthiş aktif, heyecanlı ve sosyaldi. İnsanlarla iletişim kurmayı severdi, içine kapanık değildi ve başarılı bir öğrenciydi. Kardeşleriyle arası çok iyiydi. Özellikle kız kardeşlerini çok sever, onlara ayrı bir değer verirdi. Kız kardeşleriyle arkadaş gibiydi.”

Anne, Kürdistan çok güzel

Ailesiyle birlikte zaman zaman Midyat’a ve Kürdistan’ın farklı bölgelerine giden Rojhat, ziyaretlerinin ardından annesine bölgenin güzelliklerini anlatırdı. Sevi Çelik, oğlunun Kürdistan’a duyduğu bağlılığı şu sözlerle dile getirdi: “Gittiği yerleri çok severek dönüp, ‘Anne, Kürdistan çok güzel, gerçekten harika bir yer’ diyerek orada yaşadıklarını hayranlıkla anlatıyordu. Kürdistan’ına karşı büyük bir hayranlığı vardı.”

Paris Katliamı'yla sarsıldı

Gençlik çalışmalarında aktif olarak yer alan Rojhat, siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor, kitaplar okuyor ve araştırmalar yapıyordu. Bu dönemde çalışmaları nedeniyle defalarca gözaltına alındı, ancak faaliyetlerinden vazgeçmedi. 9 Ocak Paris Katliamı, Rojhat’ı derinden etkiledi. Sevi Çelik, oğlunun yaşadığı üzüntüyü şöyle aktardı: “Derinden sarsıldı. Çok etkilenmişti, büyük bir üzüntü yaşamıştı ve bu durum yüzünden açıkça okunuyordu.”

Zulme sessiz kalmadı

Evli ve bir kız çocuğu babası olan Rojhat Ağırman, 2015'te gerillaya katıldı. O sırada kızı Rojîn yaklaşık 6 yaşındaydı. Ailesine haber vermeden evden ayrılan Rojhat, Midyat’ta 1995'te milislik yaparken şehit düşen amcası Ali Ağırman’ın anısına, onun kod adı olan Taylan’ı kullandı. Anne Sevi Çelik, Rojhat’ın gerillaya katıldığını sonradan öğrendiklerini belirterek, şunları söyledi: “O benim evladım. Onunla gurur duyuyorum. Kürdistan’ın zulmüne sessiz kalmıyordu, vicdanı buna izin vermiyordu. Ne kadar Avrupa’da doğup büyüseler de Kürdistan’ı içlerinde yaşatıyorlardı. Rojhat da bunlardan biriydi ve orada yaşanan hiçbir zulmü kabul etmiyordu. Kızı ve bütün çocukların özgür geleceği için mücadeleye katıldı.”

Acısı da gururu da bizimle

Taylan Özgür, 19 Temmuz 2019’da Qendîl'e bağlı Kortek alanında yaşanan çatışmada şehit düştü. Gerillaya katıldıktan sonra oğluyla görüşemediklerini, kendisinden yalnızca kısa bir mektup alabildiklerini belirten Sevi Çelik, yaşadığı acının yanında oğluyla gurur duyduğunu da ifade etti: “Oğlum, şehit düşen tüm gerillalar gibi onurumuzdur, şerefimizdir. Başımız diktir. Önderliğin ve Kürt halkının başı sağ olsun. Bu bir mücadeleydi ve bu mücadelede evlatlarımızı yitirdik, ancak bu bir onur mücadelesidir. Gereksiz yere, kötü bir şeyle ölmediler, şehit düştüler ve bizim için çok kıymetlidir. Birçok anne gibi benim de yüreğim yanıyor, acı çekiyorum ama diğer yandan da gurur duyuyorum. Kürdistan’ın özgürlüğü için canlarını feda ettiler. Umarım bir gün bu hayaller gerçekleşir ve Kürdistan özgürleşir.”

Türk devletine güvenemiyorum

Türkiye’de yürütülen sürece ilişkin görüşlerini de paylaşan Sevi Çelik, annelerin ağlamadığı, gençlerin yaşamını yitirmediği bir gelecek istediklerini söyledi. Sürecin olumlu sonuçlanmasını arzuladıklarını belirten Çelik, geçmiş deneyimleri nedeniyle devlete güven duymadığının da altını çizdi: “Türk devleti, her zaman oyuncudur, hilecidir, haindir. Umarım bu düşüncemi boşa çıkarırlar. Ben ve birçok aile, Türkiye devletine güvenmiyoruz. Biz baştan beri hep savaş bitsin, barış olsun istedik ama Türk devleti sürekli oyunlar çevirdi, bu yüzden güvenmiyoruz. Dilerim ki her şey güzel olur.”

Mücadelelerine sahip çıkacağız

Son dönemde şehadetleri açıklanan gerillaların halk tarafından sahiplenilmesinin kendilerini derinden etkilediğini belirten Sevi Çelik, farklı ülkelerde yaşayan Kürtlerin gösterdiği dayanışmanın kendileri için anlamlı olduğunu söyledi. Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: “Kürt halkının evlatlarına sahip çıkmasından büyük bir gurur duyuyorum. Bize yakışan budur. Dilerim ve umarım en yakın zamanda bu sorunların hepsi çözülür, Önderliğimiz de içimizde olur ve bir daha şehit vermeyiz, bu kan durur. Bir şehit annesi olarak söylüyorum: Onurlu mücadelelerine sahip çıkacağız ve asla bayraklarını yerde bırakmayacağız.”

***

Ailem ve kızım Rojîn’e

Rojhat Ağırman, ailesine gönderdiği kısa mektup şöyle: “Canım annem ve babam, sizler beni bu dünyaya getirdiniz, büyüttünüz. Sizden hatır istemeden bu yola başvurdum. Beni affetmeniz ricasında bulunmak istiyorum. Sizin için zor olduğunun bilincindeyim. Ben Ali amcamın intikamını ve mücadelesini yükseltmeye gidiyorum. Kardeşlerimi, kızım Rojîn’i, tüm akrabalarımı, sevenlerimi ve tüm Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesini yürüten yoldaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Eğer şehadete ulaşırsam imkânlarınız doğrultusunda beni büyükannemin yanına gömmenizi istiyorum.”