Aysha’nın Oscar yolculuğu

Kültür/Sanat Haberleri —

27 Kasım 2022 Pazar - 19:30

Aysha filmi

Aysha filmi

  • Efrîn’de bir Kürt kızının mücadelesini konu alan Aysha filmiyle Oscar’a aday olan Cengiz Akaygün ”Oscar’da son 3’e kalır ve ödül alırsak eğer, Aysha’yla el ele tutuşup ödül törenine beraber gideceğiz. O asi kız sakince derdini anlatmayı; biz de dinlemeyi öğreneceğiz” diyor.

RONÎ PENABER

Yönetmen Cengiz Akaygün son filmi Aysha ile gittiği her festivalde adından söz ettirmeyi başarıyor. Şu ana kadar 40 festivale konuk olan ve 7 ödül alan genç yönetmenin filmi en son Hamburg Kürt Film Festivali’nden (HKFF) kısa film dalında aldığı ödülle döndü. Aysha, 95. Akademi (Oscar) ödüllerinde, uluslararası kısa filmlerin kurgu kategorisinde Longlist’e (Uzun liste) girmeyi başardı. Shortlist’e (Kısa liste) girerek son 3’e kalmayı hedefleyen Cengiz Akaygün ile Aysha’nın idealindeki Rojava’yı ve tecrübe etmek zorunda kaldığı dünyayı ve tabi ki filmin Oscar’a uzanan yolculuğunu konuştuk.

DAİŞ zihniyetine rağmen

Yaklaşık 13 dakikalık hikaye anlatımında, hem yeni filizlenmiş bir mucizenin -Rojava Devrimi’nin- hem de devrimin içine doğmuş, neredeyse onunla yaşıt bir kız çocuğunun hayata atılma hikayesinde tehlikeli sınavlara karşı verdiği mücadeleye tanıklık ediyoruz. Aynı zamanda Kürtlere özgü bir asiliğin, Aysha’nın karakterinde vücut bulduğunu görüyoruz. Aysha adı, aslında DAİŞ’in temsil ettiği zihniyetin ona biçtiği rolün yanında, asi Kürt kızına biçtiği kimliği ifade ediyor. Bu yüzden "Küçük kahramanımızın gerçek adı bende gizli" diyor Akaygün.

Efrîn’de çocuk olsaydım

Şimdiye kadar 4 kısa film bir de belgesele imza atan Akaygün, dramatik beşer hikayelerinden siyasi konulara kadar farklı mesajlar içeren filmler yaptı. Ancak Rojava’dan farklı bir mesajla döndüğü son filmi Aysha’nın ortaya çıkış fikrine dair, "Açıkçası buna tek bir cevap vermek zor olacaktır. Hikaye Efrîn’de soykırımcı zihniyetin tesiri altındaki bir Kürt kızının mücadelesini anlatıyor. Rojava’da yaşananlar sadece oradaki insanlar üzerinde değil Aysha’yla sembolize ettiğim çocuklar üzerinde de çok derin izler bıraktı. Eğer Efrîn’de bir çocuk olsaydım ve DAİŞ zihniyetine karşı ayakta durmam gerekseydi elimden ne gelirdi acaba diye çok düşündüm. Bu duygular bir film çekmeye yöneltti beni" diyor.