
Yüreği yanık, ama gururlu, inatçı, çocuklarından devraldıkları mücadele geleneği ile her yerde görünen iki kadın. Aziz Güler ve Sêvê Demir’in anneleri, “Hayır” kampanyasına katıldı, çocuklarının boşuna ölmediğini görmek için de herkesi bu mücadeleye katılmaya çağırdı.
Kadın deklarasyonunun açıklandığı salona gelenler arasında, Şirnex’in Silopî ilçesinde siyasi çalışmalar yürütürken katledilen DBP Parti Meclisi Üyesi Sêvê Demir ile Rojava’da yaşamını yitiren ve 59 gün cenazesi sınırda bekletilen Birleşik Özgürlük Güçleri (BÖG) savaşçısı Aziz Güler’in annesi Elif Güler de vardı. İki kadının ortak noktası, çocuklarından mücadele geleneğini devralmış olmaları.
Bu kez ‘Hayır’ için bir araya geldiler
Kürtçenin verdiği bütün zenginlikleri kullanarak, dur durak bilmeden acısını kattığı ses tonuyla “mücadelenin gerekliliğini” anlatan Sakine Demir, katliamların bir an önce son bulmasını istiyor. Demir, “Erdoğan iktidara geldiği günden bu yana bombalar susmadı, Kürt halkı üzerinde zorluklar bitmedi ve her geçen gün arttı. Zulüm üzerine kurulan bir politika yürütülüyor. Kürtleri öldürdü, yaktı, kirli oyunlarını halkın üzerinde uyguladı. Bize yaşatılan acıları hiç unutmayacağız. Sêvê, Pakize, Fatma ve bu uğurda şehit düşen insanları hatırladıkça her zaman başımız dik olacak. Hayatta olduğum sürece onların yolundan gideceğim” sözleriyle gerekçelendiriyor mücadele isteğini.
Katliamların olmaması için hayır
“Hayır diyoruz çünkü adaletsizliği istemiyoruz” diyen Demir, Kürt kadınlarının kendi kimliklerini, renklerini kaybetmediğini ve her zaman barışı haykırdıklarını söylüyor. Demir, “Kadınlarla bir araya gelerek ‘Hayır’ı haykırıyoruz; çünkü artık çocukların, gençlerin, kadınların ölmesini istemiyoruz. Ne kadar barış dediysek vurulduk, darp edildik. Fakat umudumuzu kaybetmedik. Kürt kadınlarıyla, analarla, el ele verip ülkeyi bir kişinin eline vermeyeceğiz” diyerek, tüm kesimleri hayır demeye çağırıyor.
‘Şehitlerimiz sınırlarda beklemesin diye’
Aziz Güler’in annesi Elif Güler de yaşanmış zulümden azade değil ve yüreği yakılmış. Demir, son yıllarda yaşananların zaten “tek adam rejimi” sonucu olduğunu düşünüyor ve bunun mevcut düzenleme ile kalıcılaşacağına işaret ediyor. Sonra da “Hayır” gerekçelerini şöyle sıralıyor: “Aziz ve Eylem şehit düştüğü zaman cenazeleri günlerce sınırda bekletildi. Yoldaşlarıyla birlikte büyük bir mücadeleyle cansız bedeni Türkiye’ye geldi. Şehitlerimizi aldıktan sonra umutlar çoğalsın istedik, kapılar açılsın, başka aileler yaşadığımız acıları yaşamasın istedik. Fakat şimdi Muzaffer Kandemir üzerinde aynı politikalar uygulanıyor. Milletvekillerimiz, gazetecilerimiz ve bu mücadele uğruna çalışanlar tutuklu. Yıllarca çalışıyor, çabalıyor, emek veriyoruz. Emeğimizi tek bir adama bırakmayacağız. Şehitlerimiz sınırlarda beklemesin diye ‘Hayır’ diyorum. Ev ev, sokak sokak dolaşarak kadınlarla birlikte ‘Hayır’ın nedenini topluma anlatacağız.”
AYŞE SÜRME / DİHABER / ANKARA