Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümeti yetkilileri de yaptıkları açıklamalarla HDP’yi açıkça hedef gösterdi.  Demokrat Parti Genel Başkanı iken Çiler’in gözdesi olan ve AKP’ye transfer olan AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu “Bölgeyi başına yıkarız” sözleriyle HDP’yi tehdit etmiş, AKP Genel Başkanı Yalçın Akdoğan “HDP’nin barajı aşması demokrasi için bir sorundur”, AKP Sözcüsü Beşir Atalay da, “seçime bir hafta kala sürprizlerimiz olacak” demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu da kampanya boyunca yaptıkları açıklamalarda HDP’yi ‘terörün destekçisi parti’ olarak hedef gösterdi. 


Aba altından sopa gösterdi

Şimdiye kadar HDP’ye yönelik saldırılara karşı sessiz kalan Başbakan Ahmet Davutoğlu dün konuştu. “Talimat verdim, sorumluların takipçisi olacağız” diyen Davutoğlu saldırıyı kınadı ancak, “Saldırılard AKP ve hükümeti suçlarlarla buna izin vermeyiz” demeyi de ihmal etmedi.  Yalçın Akdoğan ise “provokatörlerin oyunu tutmamıştır” diyerek hükümetin saldırılardaki sorumluluğunun üstünü örtmeye çalıştı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise saldırı ardından HDP’ye ‘geçmiş olsun’ demediği gibi partiyi tam gaz hedef göstermeyi sürdürdü. Samsun’daki açılış töreninde HDP’ye yönelik bombalı saldırıdan bahsetmeyen Erdoğan, HDP ve Eşbaşkanı Demirtaş ve Amed adayı müftü Nimetullah Erdoğmuş aleyhinde konuştu, “Bunları gereken dersi vermek lazım” dedi. 


Basını bekleneni yaptı

Patlamaların neden kaynaklandığına dair bilgiler henüz kamuoyuyla paylaşılmamışken Anadolu Ajansı’nın (AA) HDP Mersin il binasında yaşanan patlamanın mutfakta meydana geldiğini ileri sürmesi dikkat çekti. 

HDP kurumlarına yönelik 2 Ocak’tan itibaren devam eden ve giderek şiddeti artan saldırıların failleri bulunmadı. 


AKP ekip kurdu başında Soylu var


HDP’yi baraj altında bırakmak için her türlü yol ve yöntemi deneyen AKP, bunun için özel bir ekip de kurdu. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte şöyle dedi: “HDP’yi baraj altında bırakmak için kurulan ekibin içinde toplantılara katılan biri bize bunu aktardı: ‘Beni de o toplantılara dahil ediyorlar. Türkiye genelinde 3 bin 500 kişiden oluşan bir ekip. Başında da Süleyman Soylu var.’ Bunlar HDP’yi baraj altında bırakacak hile simülasyonları, senaryoları üzerinde çalışma yürütüp, örgütleme yapıyorlar.” AKP Genel Merkezi’inde de bir ekip kurulduğunu ifade eden Demirtaş, Soylu’nunsa il il dolaşarak hazırlıklar yaptığını belirtti. Parti olarak buna karşı önlem aldıklarını söyleyen Demirtaş, “Ben de arkadaşlarımızı görevlendirdim. Ne tür hileler yapılacak bunların tedbirini almaya çalışacağız. Hem sandık başında yapılabilecek hileler, hem birleştirme tutanağı hazırlanırken, hem de YSK’da dijital ortam üzerinde birleştirilirken müdahele edilebilir. Bu bilgiyi veren kişi kimliğini deşifre etmek istemediği için başvuru yapamıyoruz” diye konuştu. 


MHP: Saldırıların hiçbirisinde yokuz


MHP, saldırıların kendi sembolleri kullanılarak AKP tarafından organize edildiğini söyledi. HDP’ye yönelik artan saldırılarda MHP sembollerinin kullanılmasını kınayan MHP, yapılan hiçbir saldırının içinde MHP olarak yer almadıklarını ve bu saldırıların içinde yer alan bir üyeleri olması halinde partiden uzaklaştıracaklarını bildirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topçu, “AKP hükümetinin günümüz siyasetini ne hale düşürdüğünü milletimizin görmesi gerekiyor. Vatandaşlar resmi çok net görüyorlar. Milliyetçi bir tabana sahip olan MHP’nin söylemlerinden medet umar hale geldiler. AKP hükümeti yüzde 40’ın altına düştükçe nerelere saldırabiliriz diye panik içinde saldırıyor” diye konuştu. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Urfa mitinginde MHP’ye çağrıda bulunarak, “saldırıların arkasında olup olmadıklarını” açıklamasını istemişti. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da HDP’nin binalarına yapılan saldırıyı yazılı açıklama ile kınadı. 


Her yol mübah mı?


Adana ve Mersin’deki bombalı saldırılara siyasi partiler, emek ve demokrasi güçlerinden tepki yağdı. KESK, DİSK, ÖDP saldırının kaybetme noktasındaki AKP’nin bir uygulaması olduğuna dikkat çekti. Dİyarbakır Barosu da seçim güvenliğinin sağlanması gerektiğine işaret etti. 


KESK Eşbaşkanı Lami Özgen: Seçim çalışmalarına müdahaleler üst noktaya çıkarılmıştır. Ne kaldı? Suikastlar, infazlar mı başlayacak? Dünya kamuoyu AKP’nin kaybetme noktasındaki böylesi hukuksuz, çeteci uygulamalarına karşı tepki gösteriyor. 

ÖDP Genel Başkanı Alper Taş: AKP dağılma ve çözülme sürecinde ve bu yenilmenin en önemli faktörlerinden biri HDP.  Fakat korkunun ecele faydası yok. Saldırılar ne kadar zayıfladıklarının göstergesidir.


DİSK Genel Başkanı Kani Beko: Birileri kanlı bir provokasyon yaratmak çabasında. Saldırı sadece HDP’yi değil demokrasi ve demokrasi mücadelesi verenleri de hedef alıyor. HDP’ye dönük gerçekleşen 60 saldırının ardından kılını kıpırdatmayanlar saldırıya zemin hazırladı.


Diyarbakır Barosu: Diyarbakır Barosu saldırıyı demokratik özgürlüklere, adil ve serbest seçim hakkına, halkın iradesine, Türkiye toplumunun demokratik geleceğine yöneltilmiş hain bir saldırı olarak değerlendirdi. Seçim süreci boyunca HDP’ye yapılan sistemli ve planlı saldırılara dikkat çekerek, “böyle bir seçimin meşruiyetinin kalmayacağının” altını çizen Baro, faillerin açığa çıkartılmasını ve seçim güvenliğinin sağlanması gerektiği vurguladı. 

Akademisyen Cengiz Aktar: Karanlık eller bir şeyler çeviriyor. AKP'nin tüm Ergenekoncuları nasıl salıverdiğni biliyoruz. Türkiye'de demokrasi istemeyen Türkiye'nin plakasız mercedeslerle dolu bir ülke olmasını isteyen faili meçhullerin aydınlanmasını istemeyen çevrelerin tekrar ortalıkta dolaştığını görüyoruz.


HDP’ye sahip çıktılar

Bombalı saldırı sosyal medyada büyük tepki toplarken, #GeçmişOlsunHDP hashtag’ı Türkiye ve dünya gündeminde birinci sıraya yükseldi. Onbinlerce kişi yazdıkları mesajlarla HDP’ye sahip çıktı, bombalı saldırıları lanetleyen mesajlar paylaştı.


KJA: Bu halk durdurulamaz

Kongreya Jinen Azad (KJA), Adana ve Mersin’deki saldırıların AKP hükümetinin faşist zihniyetini bir kez daha açığa çıkardığını belirtti. “Faşist ve ırkçı zihniyet barışa ve çözüme bir ket daha vurmuştur. Bu çok profesyonelce planlanmış bir eylemdir” diyen KJA, “Kürt özgürlük hareketi her türlü provakasyona karşı tavrını çözümden yana koymaktadır. Halkımız bu zihniyetin yarattığı hiçbir provokasyona gelmemelidir. Çünkü özgürlük hareketimiz en zor koşullarda dahi yaşamını ortaya koymakta ve demokratikleşme yolunda Kürt sorununu çözme mücadelesi vermektedir. Değil provakasyon, saldırı, bin tane atom bombası artık bu halkı durduramaz ve inancını yıkamaz” dedi.