
Kobanê kantonunun yatay ve eşitlikçi toplumsal modeli, DAİŞ’in saldırılarına karşı sergilenen direniş sırasında da rüşdünü ıspatlıyor. Bunun bir örneği de Hesen ailesi. Kobanê’ye dönük saldırılar başladığından bu yana Savunma Bakanlığı görevini zor şartlar altında sürdürürken savunma direnişinde tereddütsüz yerini alan İsmet Şêx Hesen’in iki oğlu Kajîn ve Dilgêş de YPG saflarında Kobanê için savaşıyor. Hesen’in bir yeğeni de Kobanê direnişinde şehit düştü.
Oğullarımla omuz omuza
DAİŞ’in 15 Eylül saldırısı başladığında her Kobanêli gibi savunma direnişinde yerini aldığını kaydeden Kobanê Savunma Bakanı İsmet Şêx Hesen, bu süreçte Bakanlık görevini de yürütmeye devam ettiğini ifade etti. Daha önce Temmuz saldırısı sırasında da silahını alarak cepheye gittiğini anlatan İsmet Şêx Hesen, “Bu son saldırıda da hiç düşünmeden silahımı aldım ve savunma direnişine katıldım” şeklinde konuştu.
Oğlu Kajîn’in daha önce YPG saflarına katıldığını aktaran Hesen, diğer oğlu Dilgêş’in de son saldırıyla birlikte YPG’ye katılarak kendileri ile birlikte savaştığını söyledi. YPG’ye katıldıkları için her iki oğlu ile gurur duyduğunu dile getiren Hesen, oğulları ile omuz omuza toprağını savunmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti.
Buradakilerin hepsi çocuklarım
YPG savaşçısı yeğeni Hogir’i 15 Ekim’de Kobanê savunmasında kaybettiklerini aktaran İsmet Şêx Hesen, şöyle devam etti: “Dünyanın değişik yerlerinde halklar ülkeleri ve özgürlükleri için binlerce can verdi. Biz de toprağımızı savunmak için gerekirse binlerce can vereceğiz. Bu benim yeğenim ya da oğullarım da olabilir. Buradaki herkes benim oğullarım ve kızlarım, benim ve ailemin canı kimseden daha değerli değildir. Önemli olan Kobanê ve Kürt halkının özgürlüğüdür.”
El Nusra’ya karşı da
Hesen’in büyük oğlu Kajîn Hesen, YPG’ye üç yıl önce katılmış. Efrîn’de, Türk devletinin desteklediği Sünni Arap milliyetçilerin denetimindeki diğer bir çete olan El Nusra Cephesi’ne karşı savaşırken yaralanıyor. Kajîn Hesen, daha sonra Kobanê’ye gelerek burada direnişe devam ediyor. Kobanê’ye DAİŞ saldırıları başladığından beri hemen hemen her cephede savaştığını belirten Kajîn Hesen, “Babam ve kardeşim ile sonuna kadar direneceğiz ve Kobanê’yi DAİŞ çetesine asla bırakmayacağız” diye konuştu.
Kaygılarım hükmetmiyor
Dilgêş Hesen ise son saldırıyla birlikte YPG’ye katılma kararı verdiğini belirterek, şunları aktardı: “Doğu cephesinde savaştım ilk olarak, şimdi ise nerde ihtiyaç olursa orada çatışmalara katılıyorum. Kobanê’den gitmeyi hiç düşünmedim. Bazen çatışmalar tüm cephelerde yoğunlaştığında ağabeyim ve babam için kaygılanıyorum, ancak hiçbir zaman bu kaygılarım Kobanê’nin özgürleşmesinin üzerinde olmadı. Kobanê için gerekirse annem de savunma savaşına katılacak.”
Dilgeş Hesen, Kobanêli gençlere de şu çağrıda bulunudu: “Gelin Kobanê’yi birlikte savunalım. Kobanê’den ayrılmak çözüm değil. En doğrusu ve onurluca olanı burada kalmak ve ülkemizin özgürlüğü için savaşmaktır.”
Oğul komutan baba savaşçı
Halep’e bağlı Minbic şehrinden olan Şêx El Cebel, 47 yaşında ve 10 çocuk babası. Iki yıldır Özgür Suriye Ordusu’na katılarak Halep, Minbic, Bab, Eyn Îsa, Cerablus, Til Ebyad ve Reqqa’daki cephelerde birçok savaş ve çatışmalarda yer aldı.
Şêx El Cebel, şimdi de ÖSO bileşeni Fecir El Hurriye (Özgürlük Şafağı) tugaylarına bağlı Şems El Şemal Taburu’nda savaşçı olarak Kobanê’deki savaş cephelerinde yer alıyor.
Şêx El Cebel’in 24 yaşındaki Ebdo da üç buçuk yıldır aynı taburda yer alıyor. Oğul Ebdo şimdi Kobanê’deki direniş mevzilerinde Şem El Şemal Taburu Komutanlarından biri olarak görev yapıyor.
Baba – oğulun çarpıcı hikayesi 4 yıl öncesine dayanıyor. 30 yıldır Minbic’te yaşayan Şêx El Cebel, Lise’yi bitirdikten sonra oğlu Ebdo’yu Cephet El Ekrad saflarına kattı. Savaşçı olan Ebdo, Doçka silahını kullanmayı öğrendikten sonra arkadaşları arasında “Doçkacı Ebdo” olarak tanınmaya başladı. Ardından Halep’in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahalleleri ile diğer birçok şehir ve kasabada hem rejim güçlerine hem de çete gruplarına karşı savaş ve çatışmalara katıldı.
Ebdo’nun katılımından bir buçuk yıl sonra babası da tabura katılınca baba ve oğul yeniden biraraya gelmiş oldu. ÖSO’ya bağlı Fecir El-Hurriyê Tugayı bünyesi’nde Şems El Şemal Taburu kurulunca da yine baba ve oğul ikisi birlikte aynı tabura katıldı.
2014 yılı Mart ayında DAIŞ, Kobanê’nin güneyinde yer alan Qereqozaq köprüsü tarafından Kobanê bölgesine saldırı düzenledi. Saldırı üzerine Şems El Şemal Taburu alandaki köyleri savunmak üzere Kobanê bölgesine doğru yola koyuldu.
Tabur şimdilerde Kobanê’nin güney cephesinde, Ebdo’nun komutası altında, çetelere karşı aktif direniş içerisinde bulunuyor. Ebdo’nun babası Şêx El Cebel de bu taburda, oğlunun komutası altında bir savaşçı olarak yer alıyor. El Cebel, oğlunun kendisine komuta etmesinden büyük gurur duyduğunu belirtiyor.
Bazen aynı siperde
Şu an baba-oğul aynı mevzide çetelere karşı savaşıyor. Bu duruma ilişkin Şêx El-Cebel, şöyle diyor: “bazen aynı siperde mevzilenip çetelere karşı savaşıyoruz. Baba-oğul gibi değil, iki arkadaş gibi çatışmalara giriyoruz. Çünkü arkadaşlık-yoldaşlık ruhu bir arkadaşın diğeri için canını feda etmesi gerçeğine dayanıyor. Birbirimizin moral verip hep yüksek tutmaya çalışarak digger savaşçılara da moral vermiş oluyoruz.”
Yurt sevgisiyle büyüdü
Kobanê’ye olan derin sevigisi, yüksek iradesi ve gücüyle tanınan Ebdo ise bu özelliklerini, kendisine toprak ve yurt sevgisi aşılayarak büyüten babasından aldığını söylüyor.
Güney cephesindeki savaşçılarını sevk ve idare eden Komutan Ebdo, babasıyla birlikte Rojava ve Suriye genelinde cereyan eden birçok çatışmaya girdiklerine ve savaşın en başından bugüne kadar Kobanê direnişinde yer aldıklarını hatırlatıyor.
Kobanê bizim yurdumuz
Ebdo, YPG/YPJ savaşçılarıyla Burkan El Firat güçlerinin DAIŞ’e karşı sergiledikleri direnişin tarihi olduğunu belirterek, “Tank ve füzelerine karşı durmamızı ve büyük bir direniş sergilememizi sağlayan tek şey, irademiz oldu. Yaşamımızın sonuna kadar bu direnişimizi sürdürerek şehitlerimizin kanıyla sulanan Kobanê topraklarını savunacağız. Çete gruplarına diyoruz ki; Kobanê bzim kentimiz, yurdumuzdur. Hiçbir zaman onu terketmeyeceğiz ve tüm köylerini de özgürleştireceğiz” diyor.
İnsan bir kez ölür!
Ebdo, dışarda yaşayan Tüm Kobanêli gençlere kentlerine geri dönmeleri ve çetelere karşı direnişi büyütmeleri çağrısında bulunurken babası Şêx El Cebel de tüm ana ve babalara seslenerek bu tarihi direniş içinde yer almak isteyen çocuklarına engel olmamalarını istiyor. Şêx El Cebel, “Gün namus ve onur günüdür. Nerede olursa olsun, insan bir kez ölür. Kendi toprakları üzerinde insanın onuruyla ölmesi, gurbet ellerde ölmekten çok daha iyi ve anlamlıdır” diyerek herkesi Kobanê’ye dönmeye davet ediyor.
Bir aileden 15 kişi
Onlar topraklarına bağlı kalarak herşeye rağmen Kabanê’yi terk etmeyen ailelerden sadece biri. Kobanê’nin 17 km doğusunda yer alan Xerabkurtê Köyü’nden olan Fetehê Aqî ailesi de diğer aileler gibi çete saldırılarıyla birlikte güvenlik tedbirleri çerçevesinde köylerini boşalttılar; ancak yurtlarını terk etmediler. Kobanê’nin dünya gündemine koyduğu tarihi direnişin sembol ailelerinden ve aynı zmanada “bunca sınırlı imkanlarla Kobanê nasıl bu kadar direnebildi?” sorusunun en somut cevaplarından da biri.
Bölgedeki diğer birçok aileninkiyle benzerdir Fetehê Aqî ailesinin hikayesi. Ancak, hikayenin tüm detaylarını derleyip kamuoyuna yansıtacak imkanımız olmadı.
Bozan üçüncü şehitleri
Mürşitpınar Sınır Kapısı’na yönelik saldırıda şehit düşen YPG savaşçısı Bozan Silêman’ın cenaze töreninde ailenin hikayesini sınırlı da olsa öğrenebildik. Cenaze töreninde Aqî ailesinin hazır bulunan 6 ferdinden o kısa zaman diliminde hikayelerinin bir kısmını alabildik.
Bozan Silêman’dan önce Aqî ailesinin diğer 2 ferdi çetelere karşı direnişte şehit düşmüş.
Tümü kardeş, dayı, amca, kuzen Aqî ailesinden toplam 15 kişi Kobanê direnişine katılmış. Ailenin 28 yaşındaki üyesi Mehmûd Silêman, 2012 yılında YPG saflarına katılmış. Silêman, Kürt halkınınn haklarını kazanma mücadelesi olduğu için Kobanê direnişinde yer aldığını belirtiyor. Mehmûd’un 29 yaşındaki ağabeyi Mihemed Silêman da çetelerin çetelerin saldırılarının başladığı ilk günlerde YPG saflarında yerini almış. Doğu cephesindeki şiddetli bir çatışmada yaralanan Mihemed haklı mücadelelerinde her zaman güçlü ve morallerinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor.
Aynı aileden 22 yaşındaki Azad Silêmen da doğu cephesinde yer alıyor. Kardeşi Ferzat da daha önce onunla aynı cephede yer almış ve orada yaralanmış. Dayıları Ehmed Feteh 33 yaşında, 3 çocuk babası ve ‘Bavê Rojda’ adıyla tanınıyor. Yine Feteh’in Sadiq (31) ve Zerdeşt (28) adlı kardeşleri de doğu ve güney cephelerindeler.
Gün artık savaşma günüydü
DAİŞ, Kobanê’ye saldırdığında Güney Kkürdistan’da çalışmakta olan Feteh Rojava’ya geri dönerek Kobanê direnişine katıldı. Feteh, çocuklarına özgür bir gelecek yaratmak için bugün Kobanê’de savaşmak zorunda olduğunu belirtti.
Adı ‘Tirkî’ olan 37 yaşındaki aile ferdi ise çete saldırıları öncesinde Şehîd Fîras Mahalle Meclisi’nde yer aldığını hatırlatıp “Gün savaşma günü olduğundan bugün artık silahını omuzladığını” söyledi.
Kuzey’deydi, hemen geldi
Ailenin 22 yaşındaki genç üyesi Merwan Ehmed de çeteler Kobanê’ye saldırdığında Bakurê Kurdistan’da çalışıyordu. Ancak, çete saldırıları karşısında daha fazla durmadı ve Kobanê’ye geri dönerek direniş mevzilerindeki yerini aldı. Merwan Ehmed, “Kobanê şiddetli saldırılara maruz kalmadan önce çalışıp aileye ekonomik katkıda bulunmak üzere Bakurê Kurdistan’a gitmiştim. Ancak çete saldırıları artınca namus ve şerefimi korumak, savunmak için Kobanê’ye geri döndüm” dedi.
SEDAT SUR/NESRÎN EBDÎ/ANF/ANHA/KOBANÊ