
Irak’ta Başbakan Nuri El Maliki’nin kontrolündeki Dicle Operasyon Gücü’nü Güney Kürdistan’la anlaşmazlık konusu olan bölgelere doğru kaydırması Hewlêr-Bağdat arasındaki krize yeni bir boyut kazandırdı. Gerginlik silahlı çatışmaya dönüştü. Peşmergeler ile Irak ordusu arasında önceki akşam Tikrit’in kuzeyinde çatışma yaşandı; 12 Irak askeriyle 1 sivil öldü. Ancak çatışma hakkındaki bilgiler net değil. Bazı kaynaklar peşmerge ile Dicle Operasyon Gücü arasında çatışma çıktığını; bazı kaynaklar ise mayın patlaması, bazıları da bombalı saldırı olduğu yaşandığını belirtiyor. Peşmerge ile Dicle Operasyon Gücü ilk kez geçtiğimiz Cuma günü Selahaddin kentine bağlı Duzxormatu’da çatışmış, 1 peşmerge hayatını kaybetmişti.
Tanklar Hemrin’e konuşlandı
Gerginlik sürerken Irak ordusunun dün tanklarla Diyala’ya konuşlandığı bildirildi. Alınan bilgiye göre; Irak kara kuvvetlerine bağlı bir tugay asker, Diyala kenti sınırları yakınındaki Hemrin Dağı‘na yerleştirildi. Bir alay asker de Uzeym barajı yakınlarına sevkedildi. Tugay ile birlikte 100 askeri araçtan oluşan ağır, orta ve hafif silahtan oluşan mühimmat taşıyan bir konvoy ve 35 tank da bölgeye gönderildi. Kerkük 1. Tugay Komutanı Şerko Fatih Şivani, 4.,5. ve 12. alayların hazır bekletildiğini ve askeri izinlerin kaldırıldığını açıkladı.
Peşmerge karşı pozisyon aldı
Gelişmeler üzerine peşmergeler de kırmızı alarma geçerek, Duzxormatu’ya mevzilendi. Kerkük Asayiş Müdürü Asayiş Müdürü Helo Necad peşmerge güçlerine „savaş pozisyonu alın“ talimatı verildiğini açıkladı. Alınan bilgiye göre, peşmergeler ordunun her hareketini takip edip buna göre pozisyon alıyor.
Talimatlar acil kodlu
Haber ajanslarına düşen bir habere göre ise, Irak Kara Kuvvetleri Komutanı Ali Hedan, Dicle Operasyon Gücü Komutanlığı’na “acil” kodu ile gönderdiği bir yazıyla Kerkük, Diyala ve Selahaddin sınırları içinde yer alan askeri birliklerin “C” güvenlik seviyesi için hemen hazırlık yapmalarını emretti. “C” güvenlik seviyesi, savaşa hazırlık anlamına geliyor.
YNK: Bilgimiz var
Güney Kürdistan’da yayın yapan Xendan Gazetesi’ne konuşan YNK Polit Büro üyesi Mahmud Sengewi de Irak ordusuna bağlı iki tank taburunun Selahaddin’den Duzxormatu’ya doğru yola çıktığından haberdar olduklarını söyledi. Peşmerge güçlerinin kendi sınırlarında, her türlü saldırıyı karşılamaya hazır bir halde beklediği bilgisini de verdi.
Mesele Kerkük ve petrol geliri
Irak Merkezi Hükümeti ile Federal Kürdistan yönetimi arasındaki ilişkiler, son yıllarda yerini giderek tırmanan gerginliklere bıraktı. Petrol üretimi ile gelirlerinden elde edilen bütçenin paylaşımı konusunda Kürdistan’a yeterince pay ayrılmaması ve Irak Anayasa’nın 140. maddesinin uygulanmaması (Bu madde; Kerkük başta olmak üzere tartışmalı bölgelerde referandum yapılarak, yönetimin kime geçeceğine halkın karar vermesini öngörüyor) nedeniyle başlayan gerginlikler, Mayıs’ta Başbakan Maliki’nin Dicle Operasyon Gücü adını verdiği özel birlikleri kurmasıyla daha da arttı. Kürtler, Kerkük, Diyala ve Selahaddin eyaletlerine yerleşmiş olan bu güce şiddetle karşı çıkıyor.
Dicle Operasyon Gücü istenmiyor
Bu birliklerin özellikle kuzeye kaydırılması ise Güney Kürdistan yönetimi tarafından provokatif bir girişim olarak kabul ediliyor. Zira güvenliği sağlanmak istenen birçok kentte zaten peşmerge birlikleri bulunuyor. Gerginliğin sona erdirilmesi için Iraklı yetkililer ile Peşmerge Bakanlığı arasında son iki ay içinde birçok görüşme yapıldı. Fakat sorun her seferinde daha da büyüdü. Dicle Operasyon Gücü sorunu iki hükümet arasında siyasi krize dönüştü. Herkes Başbakan Maliki’yle Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin görüşüp sorunu halletmesini bekledi. Fakat ikisi de bir araya gelmekten ısrarla kaçındı.
Talabani arayı bulamadı
Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin arabulucu olması istendi. Almanya’daki tedavisini bitirerek Ekim’de ülkeye dönen Talabani iki tarafla da görüşmeler yaptı. Ancak uzlaşma sağlanamadı. Çabaları sonuçsuz kalan Talabani, Bağdat’tan Süleymaniye’deki karargahına döndü. Yerel gazeteler, „Talabani Maliki’ye kızdı“ diye yazdı, Talabani de haberleri yalanlamadı.
Maliki ‘gireriz’ diye tehdit etti
Bağdat hükümetiyle Kürt hükümeti arasındaki gerginlik Başbakan Maliki’nin 5 Kasım’da yaptığı konuşmayla ilk kez resmi ağızdan doğrulanmış oldu. Kısa ve sert konuşan Maliki, “Dicle Operasyon Gücü’ne karşı çıkmak, Anayasa’yı ayaklar altına almaktır. Irak ordusunun Hewlêr, Süleymaniye ve Dohuk’a kadar girmeye hakkı var. Kimse de bunun önünde engel olmaz” dedi.
Barzani’nin yanıtı gecikmedi
Maliki’nin bu tehdit içeren konuşmasına Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin cevabı gecikmedi. 12 Kasım’daki yanıtında Barzani, „Ben o inançtayım ki, Dicle Operasyon Gücü’nün kurulması Anayasa’nın 140’ınci maddesinin hayata geçirilmesine hizmet etmiyor. Bundaki amaç, niyet ve Dicle Operasyon Gücü’nün kuruluş biçimi Kürtlere, demokratik sürece, birlikte yaşamaya ve Kerkük, Xaneqin, Duzxormatu gibi siyasal konumu hala belli olmayan bölgelerde güvenliğin ve huzurun sağlanmasına karşıdır” dedi.
Dicle’ye karşı Hemrin
Barzani’nin açıklamalarından sonra Kürtler, Dicle Operasyon Gücü’ne karşı Kerkük ve civarında faaliyet gösterecek Hemrin Operasyon Gücü kuracaklarını dillendirmeye başladı.
Silahlar konuştu
Talabani’nin aradan çekilerek Süleymaniye’ye dönmesiyle taraflar arasında artan gerginlik silahlı çatışmalara dönüştü. Dicle Operasyon Gücü’ne bağlı askerler ile peşmergeler arasındaki ilk çatışma 16 Kasım’da Duzxormatu’da yaşandı. Çatışmada bir peşmerge hayatını yitirdi.
Kürt partileri tek ses
Irak ordusu ile peşmerge arasındaki çatışmalardan kaygı duyan Kürtler ise 18 Kasım’da bir araya geldi. 14 siyasi partinin temsilcisinin katıldığı bu toplantıda Dicle Operasyon Gücü’ne karşı ortak bir bildiri yayımlandı. Bildiride; Bağdat hükümetine, Anayasası’nın 140. maddesi kapsamında konumu net olmayan bölgeleri Dicle Operasyon Gücü eliyle kontrol altına alma çabasından vazgeçmesi çağrısı yapıldı.
Dicle Operasyon Gücü’ne ret
Bildirinin altında imzası bulunan Partiya Zehmetkêşana Kurdistanê Politbüro üyesi Hiwa Seyid Selim, Dicle Operasyon Gücü’ne karşı olmalarının nedenlerini şu şekilde sıraladı:
„* Bu gücün kontrolüne bırakılan bölgeler, Anayasasa’nın 140’ıncı maddesi kapsamındaki sorunlu bölgelerdir. Bu bölgelerde emniyet, güvenlik, idari gibi konularda alınacak kararlarda her iki tarafın (Bağdat hükümeti ve yerel hükümetin) ortak tutumu gerekmektedir. Anayasa da böyle diyor. Bağdat hükümetinin bu sorunlu bölgeler için tek başına bir karar almasının hiçbir yasal hükmü yok.
* İkincisi; böylesi büyük bir gücü oluşturmak Başbakan’ın yetki alanında değil. Böyle bir gücü oluşturmak için Irak Parlamentosu’nun kararı gerekiyor.
* Üçüncüsü; Bu gücü komuta eden Ebdulemîr Zeyidî Enfal Katliamı sırasında görev almış bir Baas rejimi subayı. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.“
Maliki Anayasaya’yı çiğnedi
Bildiride imzası bulunan Partiya Çareseriya Demokratik a Kurdistan (PÇDK) Eşbaşkanı Diyar Xerib de Maliki’nin Parlamento’nun onayını almadan Dicle Operasyon Gücü’nü kurarak Anayasa’yı ihlal ettiğine dikkat çekiyor. Xarib, partilerinin bu gücün lağvedilmesinden yana tutum belirlediğini söyledi.
Dicle Operasyon Gücü nedir?
Dicle Operasyon Gücü (Fermandaye Dicle); Bağdat hükümetine bağlı Irak ordusunun bir tümeni. Irak Başbakanı Nuri Maliki’nin talimatıyla geçtiğimiz Mayıs ayında kuruldu. Irak ordusunun 12’inci ve 5’inci tugaylarından oluşan Dicle Operasyon Gücü’nün kontrolünde Kerkük, Diyala ve Selahaddin eyaletleri bulunmaktadır. Dicle Operasyon Gücü’nün komutanı Enfal Katliamı’nda görev yapan bir subay olan Ebdulemîr Zeyidî’dir.
NİHAT KAYA/HEWLÊR