Güney Kürdistan’da yönetim adına KDP yıllardır ‘Bağımsızlık ilanı için referanduma gideceğiz’ diye bir söylem tutturmuş da gidiyor. Tabi ‘bağımsızlık’ da öyle bir söylemdir ki, tüm insanlığın rüyalarını süsleyen en güçlü metaforlardan biri. Hatta uğruna insanların gözünü kırpmadan ölüme dahi gidebildiği büyülü bir söylem. Bu yüzden kimse de diyemiyor ki, "ya tamam bağımsızlık ilan edelim de bunun gerekli koşullar var mı?”
Bir coğrafyada insanların bağımsızlık ilan edebilmeleri için en öncelikli koşul kendi aralarında birlik olmalarıdır. Tabi birlik olmak da her şeyden önce söylemde başlar. Fakat Güney Kürdistan’da böylesi bir söyleminde dahi birlik yok. Bu söylemi bir tek Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) dillendiriyor. Diğer partilerin hiçbiri bu söylemin ne karşısında ne de yanında duruyor. Çünkü bağımsızlık gibi ezilen halkların en büyük hayali olan bir metaforun gücü karşısında kimse duramaz. Zaten karşı durmak isteyen de siyaseten intihar etmiş olur. Ama öte yandan Kürt siyasi partilerinin hiçbiri bu söylemin yanında da açıktan saf tutmuyor. Çünkü KDP’nin bu söylemde samimi olduğuna inanmıyorlar. Bunun da birçok nedeni var.
Bu nedenlerin başında da bağımsızlık ilan etmek için her şeyden önce Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi partiler ve bölge halkı arasında bir birliğin olması şartı geliyor. Ama Kürdistan Bölgesi’nde bırakalım halkın ve tüm siyasi partilerin birlik olması, Parlamento dahi toplanamıyor. Bunun tek sorumlusu da KDP’dir. Çünkü hükümeti ve Hewler Eyalet idaresini elinde bulunduran KDP, elindeki peşmerge gücünü kullanarak Parlamento Başkanı’nın dahi başkent Hewler’e girmesine izin vermeyebiliyor.
Benzer bir durum geçen hafta da yaşandı. Bu sefer KDP asayişi 2 parlamenteri Hewler’e sokmadı. KDP istediği zaman muhalefet partilerinin başkente girmesini engelleyebiliyor. ‘Burası benimdir, istersem bırakırım istemezsem bırakmam’ diyor. Kendisini biraz eleştirenler olduğu zaman sınır dışı ediyor. Ki, şu ana kadar yüzlerce insanı Hewler’den sınır dışı edip Süleymaniye’ye göndermiş.
Peki Hewler’deki yönetim ile Süleymaniye’deki yönetim ayrı mı? Evet, ayrı. İşte Güney Kürdistan’daki en önemli birlik sorunlarından bir tanesi de budur. Bölge’de iki ayrı yönetim var. Bu fiili ikili yönetim ortadan kaldırılmadan demokrasinin gelişmeyeceğini, birlik olunamayacağını ve bağımsızlık ilan edilemeyeceğine herkes biliyor. İşte KDP bu ikili yönetimin ortadan kaldırılmasına da yanaşmıyor.
Tabi öte yandan bağımsızlık ciddi bir meseledir. Hele hele Kürtler gibi dört parçaya bölünmüş bir halk için bu daha da ciddi ve zor bir sorundur. Bu yüzden de Güney Kürdistan’da bağımsızlık ilan etmek demek her şeyden önce dört parça Kürdistan’da Kürt halkının desteğini ve birliğini sağlamak demektir. Ama bu söylemi en çok dillendiren KDP bunun tersini yapıyor. Rojava’yı adeta kendisi için düşman ilan etmiş, Kuzey Kürdistan’da da Kürt halkı ile dayanışmak yerine işgalci Türk devletiyle dayanışmayı tercih etmiş durumda. Hatta öyle ki, Türk devletinin Güney’de bağımsız bir Kürdistan’ı kabul edeceğine kendini inandırmış. Güney Kürdistan’da şu an var olan federe oluşumu dahi bir hata olarak gören Türk devletinin bağımsız bir Kürdistan parçasını nasıl kabul edeceğini ve KDP’nin buna kendisini nasıl inandırdığını anlamak zor. Ama KDP kendini buna inandırmış ve halkı da inandırmaya çalışıyor. Bunun önündeki tek engelin de PKK olduğunu ve bağımsızlık için PKK’ye düşmanlık yapmayı öngörüyor. Hatta Kürt halkından da bunu yapmalarını istiyor. İşte, Kürtlerin ulusal birliklerini engelleyen en önemli sorun da bu noktada, bir Kürt partisinin bir başka Kürt partisine düşmanlık beslemesinden kaynaklanıyor.
Bağımsızlık ilanı için gerekli uluslararası desteği ve dört parça Kürdistan’da tüm Kürtlerin desteğini sağlamak da bir yana, bulunduğu parçada dahi tüm halkın ve tüm siyasi partilerin birliğini sağlamadan bağımsızlık ilanından söz etmek ham hayalden öte bir şey değildir. KDP’nin bunu sık sık dillendirmesi de söylemindeki samimiyetten değil, bir propaganda aracı olarak kullanmak istemesinden ileri geliyor. Zaten KDP’nin her seçim öncesinde ve siyaseten her zorlandığı her dönemde bu söylemi kullanması da bir tek bu amaçladır.
Son günlerde bu söylemi yeniden bu kadar gündeme getirmesinin nedeni de bu yıl içinde yapılması beklenen Kürdistan Bölgesi parlamento seçimlerinden kaynaklanıyor. Tabi bir de Kürdistan Bölge Başkanlığı içinde bu yıl bir netleşmenin sağlanması gerekiyor. Bu nedenlerden ötürü KDP ‘bağımsızlık için referanduma gidilecek’ söylemiyle halkın duygularını sömürmeyi amaçlıyor.