Programa bağlama sanatçısı Erdal Erzincan karadüzen ve bağlama sazı ile katıldı. Erdal Erzincan etkinlikte yaptığı konuşmada, ' susturulmaya çalışılan, katledilen canlarımızın anılarını yaşatacağız' dedi. Erzincan, Tayyip Erdoğan'ın Avrupa'daki Aleviler hakkındaki "Bir bir avuç ateist ve Ali'siz Alevi" ithamı hakkındaki açıklamalarıyla ilgili olarak gazetemize açıklamalarda bulundu.


'Canlarımızın anılarını yaşatacağız'

Sempozyumda konuşan Erzincan "Bizler şimdiye kadar kardeşliği, dostluğu kucaklayan, tüm zalim ve zulümlere karşı durduk. Bunu da en çok sazımız eşliğindeki deyişlerimiz, türkülerimizle yaptık. Bu yolda katledilen sayısız aydınlarımız, pirlerimiz, sanatçılarımız, semah yürüyenlerimiz oldu. Ancak biz susmayacak, yolumuzdan dönmeden sazlarımızı çalmaya, deyişlerimizi söylemeye devam edeceğiz. O yüzden de susturulmaya çalışılan, katledilen canlarımızın anılarını her zaman yaşatacağız. Kardeşlikten, dostluktan yana olan tavrımızdan vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Erzincan'ın bu konuşmasından sonra bir dakikalık saygı duruşu ile program başladı.  Can Demirel, Ulaş Durmaz ve Erkan Akalın, etkinliğe katılan dinleyiciye nefesli çalgılar ve bağlamadan eşliğinde müzik dinletisi sundu.
Dinletinin ardından sahne alan Erdal Erzincan, "Ben yeterince konuştum. bundan dolayı sazımla size sunumda bulunmak istiyorum" dedi. Karadüzen sazıyla İç Anadolu'ya özgü tınılarıyla programına başlayan Erzincan, programa bağlama ile devam etti.
Erdal Erzincan "Bağlama bizim gerçekten kendisine her yönüyle bağlandığımız bir enstrümandır. Ondan ayrılmamız mümkün değil" yorumunun ardından bağlama resitali verdi.
Programa SAKM korosu elemanları ve sanatçı Zeynep Enhas, sahneye sanatçı Erdal Erzincan tarafından sahneye davet edilmesiyle son buldu.
Programdan sonra biz de Erzincan'a Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa'daki Aleviler hakkındaki "Bir bir avuç ateist ve Ali'siz Alevi" ithamı hakkında ne düşündüğünü sorduk.

'Erdoğan'ın ithamları beni şaşırtmadı'

Erzincan sorumuza şu karşılığı verdi: "Ben Erdoğan’ın bu tür söylemleri karşısında hiç şaşırmadım. Çünkü iktidarını ve O'nun iktidar öncesi durumunu Aleviler olarak çok iyi biliyoruz. Bizim Şahkulu Cemevi'mizi dozerle yıkmak isteyen de O'ydu. İktidara geldikten sonra konumundan dolayı farklı bir duruş sergilemeye çalışarak bir süreç geliştirdi. Bunu yaparken taktığı maskeyle, Alevileri asimile etmek istedi. Asimilasyon çalışmalarını yandaşı İzzettin Doğan ile birlikte yaptı. Ama biz Aleviler, tüm bu asimilasyon oyunlarını boşa çıkaracak bir güçteyiz. Sazımızı, deyişlerimizi yolumuzu daha bilinçli bir şekilde sahipleneceğiz. Biz camide ezanla değil, sazımız eşliğinde binlerce yıllardır ibadetimizi Cem'lerimizle sürdürüyoruz.
Biz ibadetimizi, hep saz eşliğinde İslam'dan önce bugüne kadar getirdik. Yani İslam daha yokken Alevi-Zerdüşt ve saz vardı. Mühim olan gençlerimizin bugün bu gerçekliği bilinçli olarak çalışmalarıyla devam ettirmeleri. Görüldüğü gibi gençlerimiz bu yolda zaten çok olumlu çalışmalar yürütüyor. Bence sazımız elimizden düşmedikçe, sazımızla deyişlerimizi söylemeye devam ettikçe, kimsenin bizi asimile etmesi mümkün olmayacak. Biz yolumuzda iyi ve sağlam bir şekilde yürütmeye devam edersek, Erdoğan'ın yürüttüğü asimilasyon politikalarını da boşa çıkarmaya devam ederiz. Bunu günü birlik değil, uzun vadeli çalışmalarla yapmalıyız. Bize teslim edilen Alevi kültürünü, geleneğini biz de gelecek kuşaklarımıza teslim etmek zorundayız."   


GÜL GÜZEL/STUTTGART