Bilim-Teknik GÜNDEMİ

HAZIRLAYAN: Doğan Barış ABBASOĞLU

abbasogludogan@hotmail.com

İnternet baharatların mucizevi sağlık etkilerini anlatan haberler ve tariflerle dolu. Zerdeçal, tarçın, safran gibi birçok baharat özellikle son dönemlerde oldukça popüler. Peki sağlıklı bir yaşam için tükettiğimiz baharatların ne kadarı haklarındaki söylencelerle paralel bir etki gösteriyor?

Zerdeçal son dönemde yıldızı parlayan bir baharat. Kısa sürede süper gıda kategorisine yükseltilen bu baharat, beyin fonksiyonlarını koruyucu ve geliştirici etkisi nedeniyle en çok satan baharatlardan.

Zerdeçal, Hindistan’da üç bin senelik geçmişi olan Ayurvedic tıbbında önemli bir yere sahip. Günümüzde bu ülkede soğuk algınlığına karşı zerdeçal süte karıştırılıp tüketiliyor. Yine zerdeçal krem haline getirilerek ağrıyan eklemlere sürülerek hastanın rahatlaması sağlanıyor.

Çok uzak olmayan bir coğrafyada, Çin’de ise zerdeçalın yerini tarçın almış durumda. Burada da tarçın soğuk algınlığı nedeniyle terlemeyi engelleme ve eklem ağrılarını dindirmek için kullanılıyor.

Bugün ise internet zerdeçalın kansere iyi geldiğini, zayıflamayı sağladığını, sindirim ve sinir sistemine iyi geldiğini, kalp ve damar sağlığını güçlendirdiğini söyleyen çok sayıda uzmanla dolu. Bu savlar o kadar yaygın ki sonunda bilim insanları baharatların gerçekten söylendiği kadar etkili olup olmadığının peşine düştü. Öyle ki sadece zerdeçalın etkin maddesi olan curcuminin sağlığa etkileri konusunda haftada 50’ye yakın bilimsel araştırma sonucu yayınlanıyor.

Acı yiyenler daha sağlıklı

   

Hatırlarsanız ABD Başkan adayı Hillary Clinton seçim kampanyası döneminde daha güçlü olacağı inancıyla her güç bir acı biber yiyordu. Çin’deki Pekin Üniversitesinden uzmanlar 7 sene boyunca 480 bin sağlıklı kişinin verilerini inceledi ve haftada bir acı biber tüketen kişilerin bu süre içinde tüketmeyenlere oranla yüzde 14 daha az ani ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu tespit etti.

Bu etkinin temel nedeni olarak polyphenol açısından zengin olarak baharatların insanlarda yaşlanmaya neden olan serbest radikalleri engellemesi (antioksidan etkisi) gösteriliyordu. Ancak daha sonraki araştırmalar baharatların kandaki antioksidan faaliyete bir etkisi olmadığı ortaya çıktı.

Tarçının şeker hastalığı başlangıcı olan insanlarda insülin direncini düzenlemesi konusundaki etkisi ise daha belirgin. Hatta tarçın zerdeçal ile birlikte tüketildiği zaman günlük hafızanın da iyileşmesini sağlıyor.

Bilim insanları şüpheli

Zerdeçalın tüketiminin hafızaya faydalı olduğu yönünde zaten birçok araştırma var. Hemen hemen her araştırmada zerdeçalın yarattığı kimyasal etki açıkça gözlenebiliyor. Minnesota Üniversitesinden Kathryn Nelson’a göre ise bu büyük bir sorun.

Nelson, “Eğer bir kimyasal bileşen her deneyde aktifse bir kırmızı bayraktır. Belki de bu bileşenin tüm deneylerde hiçbir etkisi olmadığını da gösterebilir” diyor. Zerdeçalın etkin maddesi olan curcuminin 12 gram olarak alınması halinde bile kanda izine rastlanmadığını ifade eden Nelson, bu kimyasalın iyileştirici etkisinin henüz net olarak gözlemlenmediğinin altını çiziyor.

Tarçın konusundaki muhalefet ise biraz daha güçlü. İnsülin direnci konusundaki ciddi göstergelere rağmen bilim insanları halen şüpheli.

Beslenme uzmanları da baharatların tematik olarak kullanımına karşı. Yani şu hastalığa karşı şu baharat bu hastalığa karşı şu baharat şeklinde kullanımın fayda getirmeyeceğine inanılıyor. Bilim insanları baharatların sağlıklı bir beslenmeyi destekleyecek şekilde kullanılmasını tavsiye ediyor.

Kaldı ki baharatların geleneksel kullanımı gıda maddelerinin daha uzun süre taze kalmasını sağlamak. Birçok baharat direkt kullanım için üretilmemiş ve tarih boyunca da bu şekilde kullanılmamış. Hele ki günümüzdeki gibi konsantre haplar şeklinde hiçbir zaman tüketilmemiş.

Yani baharatları normal formlarında kullanmak çok daha sağlıklı.

Baharat yiyenler daha az tuz tüketiyor

Öte yandan baharat kullanımı yüksek olan insanlardan bazı beslenme trendleri var. Örneğin bol baharatlı yemekler tüketen insanlar büyük oranda daha az tuz kullanıyor. Bu da daha kalp damar sağlığını direkt olarak etkileyen bir durum.

Yine baharatlar halen modern tıbba birçok ipucu verebiliyor. Örneğin hali hazırda sıtmaya karşı en etkin tedavi yöntemi olan artemisinin kullanımı Çin’deki alternatif tıp yöntemleri incelenerek geliştirildi ve bu çalışma Nobel Tıp Ödülü aldı.

Yine de bilim insanları baharatların sadece sağlıklı beslenmenin bir parçası olabileceğine tek başına tedavi edici etkilerinin bulunmadığı konusunda ısrarlı.

 
 

Acı ve zayıflama

   

Acı baharatların tüketiminin zayıflamaya yardımcı olduğu baharatlar konusunda ispatlanmış gerçeklerden biri. Acının etken maddesi capsaicinin tüketilmesi vücudun yağ yakma mekanizmasını etkiliyor. Yine capsaicinin tüketen insanlar aynı aktivite içinde olmalarına rağmen daha fazla enerji harcıyor. Bu da daha fit olmalarını sağlıyor.

Yine kas ağrıları çeken kişilere de capsaicinin kremleri uygulandığında klasik ağrı kesicilerden daha az yan etki görülüyor ve daha çabuk ağrı kesici etkisi ortaya çıkıyor. Ama ne yazık ki bu etki diğer ağrı kesicilere göre daha kısa süreli.

 
 

Yapay zeka Parkison’un erken teşhisi için kullanılabiliyor

   

Bilim insanları tarafından geliştirilen bir yapay zekaya sahip bilgisayar insanların beyin MRI filmlerini inceleyerek Parkinson hastalığının erken teşhis edilmesini sağlayabiliyor.

İki İtalyan üniversitesinden araştırmacıların katıldığı bir çalışmada yapay zekanın MRI filmlerinin sonuçlarını değerlendirilip değerlendiremeyeceği incelendi. Araştırma sonucunda daha önce erken Parkinson teşhisi konulan yüzlerce kişinin MRI filmlerini inceleyen bilgisayar yüzde 94 oranında teşhis başarısına ulaştı.

Araştırmayı yürüten ekibin üyelerinden biri olan Bari Üniversitesinden Nicola Amoroso, bu şekilde başka nedenlerle beyin MRI incelemesine tabii tutulan hastaların filmlerinin yapay zeka tarafından incelenip Parkinson için ipuçları aranabileceğini söyledi.

Parkinson halen çaresi olmayan bir hastalık. Ancak hastalığın erken teşhisi durumunda önleyici tedaviler oldukça olumlu sonuçlar verebiliyor. Erken teşhis özellikle bağışıklık sistemini etkileyen tedavilerin etkili olmasını sağlıyor.

Geçtiğimiz yıl da yine İtalya’da yapılan araştırmada yapay zekanın Parkinson hastalarına, resmi teşhisten 10 sene önce çekilen MRI filmlerinden teşhis koyabildiği ortaya çıkmıştı.