
Kitap, İran, Irak, Suriye, Türkiye, Ermenistan ile Avrupa ülkelerinde yaşayan Celadet Bedirxan, Baban İzzeddin, Amir Hasanpour, Michael Chyet, Dr. Tosinê Reşît, Konê Reş, Jana Seyda, Fatma Savcı, Clêmence Schalbert Yücel, Nuri Fırat, Zeynelabidin Zinar, Sami Tan ve Zana Farqînî'nin de aralarında bulunduğu 48 akademisyen ve yazarın yazdığı makalelerden oluşuyor. 590 sayfalık kitapta, Kürt edebiyatı çok yönlü masaya yatırılıyor. 90'lardan itibaren anadil ve kimlik eksenindeki politikleşme Kürtçe dil ve edebiyat alanındaki üretime ivme kazandırdı. Bu yakıcı süreçte, Türkiyeli okurun, Kürt dil ve edebiyatı konusunda dünya ölçeğinde yürütülen tartışmaların hayli uzağında kaldığı görülüyor.
İnatçı baharın ilk cemresi
1990'lı yılların hem siyasal hem de kültürel alanda moda deyimle Kürt baharına işaret ettiği ifade edilen kitapta, baharın ilk cemresinin düştüğü yerlerde faili meçhuller, köy boşaltmaları yaşanırken, İstanbul'da Kürt entelektüelleri ve gençlerin inatla yeni bir Kürtçe edebiyatın önünü açmaya çalıştığı vurgulanıyor. Söz konusu edebiyatın odağında Kürtçe'yi yaşatmak ve bölgede olup bitenlere itirazı ve isyanı yükseltmek olduğu belirtiliyor. O yıllarda yayımlanan eserlerin niteliğinden çok, Kürtçe olmasının öncelik taşıdığına vurgu yapılıyor.
Sürgün edebiyatı
Kürtçe edebiyatın bir sürgün edebiyatı olduğunun belirtildiği kitapta, 1898'de Kahire'de daha sonra Ermenistan, Avrupa ülkeleri, İsveç gibi ülkelerin Kürt edibayatı için yeni bir ekolün doğduğu yerler olduğu vurgulanıyor. Son olarak da İstanbul, Kürtçe edebiyat için bir rönesansın ya da inatçı bir baharın yaşandığı yer olarak tasvir ediliyor. 2000'li yılların ortasından sonra ise dilin anayurduna bir geri dönüşün yaşandığı belirtilerek, Azadiya Welat Gazetesi, Aram Yayınları, Avesta, Lîs gibi birçok yayınevinin Amed'e taşınmalarını ve belediyelerin çokdillilik projeleri kapsamında Kürtçe ve Kürtçe-Türkçe kitaplar yayımlamasını örnek olarak gösteriyor.
Derli toplu bir kaynak
Kitap aynı zamanda Türkiyeli okur-yazar çevresi ile Kürtçe'ye ve Kürt edebiyatına ilgi duyan, anadilinde edebi üretimde bulunmak isteyen gençlere derli toplu bir kaynak sunmayı da amaçlıyor. Kitabın yazarı Vecdi Erbay, şunları belirtiyor: "Bu tür kitaplar hiçbir zaman eksiksiz olmaz. Örneğin yazılarıyla bu kitapta olmasını istediğim çok sayıda yazar vardı. Değişik nedenlerle bu kitapta yer almamış olmaları, işlerinin yoğunluğu ya da benim onlara ulaşamamış olmamla ilgili. Bütün bunlara rağmen bu kolektif çalışma, başka çalışmaların önünü açabilmeyi umuyor."
Hafızları tazeliyor
5 bölümden oluşan kitabın birinci bölümü, hafızayı tazelemek amacıyla, Kürtçe'nin ve Kürt edebiyatının geçmişte karşılaştığı sorunları, konuya dair tartışmaları ve önerileri yeniden okur karşısına çıkarmayı hedefliyor. İkinci bölüm ise Kürtçe hakkında bilgilerin yanı sıra Kürtçe'nin yasaklanması sonucu, dilin/edebiyatın yeraltına ya da ülke dışına çıkışının pratik/duygusal/düşünsel sonuçlarını inceliyor. Üçüncü bölüm, kuşaklara taşıyıcılık görevini yıllarca üstlenen medrese ve dengbêjlerin Kürtçe'ye ve Kürt edebiyatına katkılarını değişik açılardan ortaya çıkarmayı amaçlarken; dördüncü bölüm, "Kadınların Dile ve Edebiyata Katkısı" başlığını taşıyor. Beşinci bölümde ise, Çağdaş Kürt edebiyatının katettiği mesafeyi, sorunlarını, tartışmalarını, yönelimlerini, dünya edebiyatı ve klasik Kürtçe edebiyatla kurduğu ilişkiyi açığa çıkarmaya çalışan yazılar yer alıyor.
ABDURRAHMAN GÖK