Bahçeli, DEM Parti'yi teyit etti

Saruhan Oluç
- DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Rêber Apo için “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisiyle kendilerini teyit ettiğini söyledi.
AZİZ ORUÇ/ İSTANBUL
AKP’nin, Devlet Bahçeli'nin önerisiyle ilgili sessiz kalmasına dikkat çeken DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, buna rağmen MHP ile AKP arasında bir istişare olmadan bu konuşmaların yapıldığı kanaatinde olmadığını belirtti.
Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun hazırlanıp, Meclis’e sunulmasının üzerinden 11 hafta geçmesine rağmen iktidar, henüz somut adım atmadı. Meclis Genel Kurulu’nda raporda geçen öneriler doğrultusunda yasalar çıkarılması beklenirken iktidar, “örgütün silah bıraktığı tespit ve teyit edilmeli’’ ve “önce silahsızlanma, sonra demokratik adımlar” bahanesiyle adım atmayı geciktiriyor. Özellikle de Rêber Apo’nun statüsü meselesindeki belirsizlik siyasi tartışmaları ve tepkileri artırıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli söz konusu statünün “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” olarak tanımlanmasını önerdi, ancak AKP sessizliğini sürdürüyor. DEM Parti de Bahçeli’nin statü ve yasal çerçeveye ilişkin açıklamalarına destek verdiğini belirterek, Meclis çatısı altında “Barış İzleme ve Takip Kurulu” kurulmasını önerdi. Komisyon üyeleri DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen ve EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ile beklenen yasal adımlar ve öneriler üzerine konuştuk.
Oluç: Mayıs’ta olacak mı?
Saruhan Oluç, Şubat-Mart derken Mayıs'a kadar gelindiğini ve iktidarın bir türlü adım atmadığını belirterek, “Bu ay bitmeden Barış Yasası dediğimiz ya da Çerçeve Yasa dedikleri yasa konusunda bir hazırlığın tartışılmaya başlanmasına dair işaretler var ama bu yasaya ilişkin bize iletilmiş bir taslak yok, herhangi bir görüşme de yapılmış değil. Barış Yasası’nın içeriği ihtiyaç duyulan şekilde olursa bu geçen zamanı da geride bırakır. Bu temelde önemli gelişmeler yaşanabilir” dedi.
'Yürüyor' demekle olmuyor
“Süreç biraz da bisikletin pedallarının çevrilmesi gibidir. Bu pedalları iki taraflı olarak çevirmek lazım, aksi takdirde pedallar çevrilmezse bisiklet düşer, devrilir” diyen Oluç, şöyle devam etti: “Murat Karayılan'ın süreçle ilgili verdiği önemli bir röportajı vardı. Önemli bir cümle vardı değerlendirmelerin içinde. ‘Eğer gerçekten devlet katında ciddi adımlar atılırsa bu konuda karşılıksız bırakmayacağımıza dair kararımız kesin ve nettir’ diyor. İşte iktidar adım atması durumunda sürecin daha sağlıklı ilerleyebileceği kesindir. Karayılan da bisiklet pedallarının dönmeye devam edeceğini ifade etmiş. İktidar bunun gereğini yapmalı. Süreç yürüyor demekle değil, adım atmakla sorumluluk yerine getirilir. Artık kimse bu sorumluluktan kaçamaz.”
İlk adım Barış Yasası
Komisyon raporunda da yer verilen temel konuların bir an önce Meclis’e gelip yasalaşması gerektiğine dikkat çeken Oluç, bunun toplumun beklentilerinin bir kısmını karşılayacağını belirterek, şunları söyledi: “İlk adım Barış Yasası ya da Çerçeve Yasası konusunda atılmasıdır. Örgütün mensuplarının sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik hayata nasıl dahil olacaklarına dair yasadır bu. Sonra İnfaz Yasası, TMK, TCK’deki düzenlemeler, kayyum uygulamaları, AYM ve AİHM kararları, siyasi tutsakların tahliyesi gibi konularda düzenlemeler yapılmalıdır.”
Düşünceleri dinlenmeli
Barış Yasası ile ilgili hazırlıklar belli bir aşamaya gelirse adaya gidilmesi ve Rêber Apo ile görüşme yapılması gerektiğini söyleyen Oluç, şunları ifade etti: “Abdullah Öcalan’ın da fikirlerinin dinlenmesi son derece önemli ve belirleyici olacaktır. Yasa çerçeveleri de partiler arasında tartışmalar yürütülüp koordineli bir şekilde Meclis Genel Kurulu’na getirilmelidir. Partiler arasında görüşmenin yapılması, müzakerenin sürmesi önem taşır.”
Artık daha fazla zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayan Oluç, “Ortadoğu'daki gelişmeler de dikkate alındığında sürecin ilerlemesi çok önemlidir. Aksi halde geçirilen her gün sürecin enfekte edilmesine yol açmaktadır. Dolayısıyla çok fazla zaman geçirmeden yasal adımlar atılmalıdır. Mayıs ayında bu konuda gelişmelerin olmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Önemli olan statüsüdür
Devlet Bahçeli’nin Rêber Apo'nun statüsüyle ilgili “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisini parti olarak desteklediklerinin altını çizen Oluç, şunları söyledi: “Devlet Bahçeli'nin yaptığı konuşma elbette önemli ve değerli bir konuşmaydı. Bugüne kadar söylediklerimizi kendi cümleleri ve ifadeleriyle teyit etmiş oldu. Sayın Öcalan bu sürecin en başından beri bizim DEM Parti olarak ‘baş aktör’, ‘baş müzakereci’ dediğimiz bir rolü vardı. Bu role uygun bir düzenleme yapılması hem çalışma koşulları hem de hukuki durum açısından önem taşıyor. Dolayısıyla ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ mü olur, başka bir şey mi olur, bu çok önemli değil. Önemli olan Sayın Öcalan’ın rolünün tanınmasıdır. Bahçeli’nin bu konudaki açıklamaları bu açıdan önemlidir. Umarız bu düzenlemeler hem çalışma koşulları hem iletişim imkanları hem de hukuki durum açısından dikkate alınır ve iktidar bu doğrultuda adım atar.”
Bahçeli istişaresiz açıklamaz
Oluç, Bahçeli’nin önerisine ilişkin iktidarın çalışması olup olmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Bahçeli’nin söyledikleri dışında elimizde bir bilgi yok ama bu konular İnfaz Yasası ya da Barış Yasası içinde değerlendirilebilir. Önemli olan Sayın Öcalan’ın sürece katkı sunabileceği koşulların oluşturulmasıdır. Bu, teknik bir tartışmadır. Yeter ki politik olarak bu konuda Sayın Öcalan'ın sürece katkısını, süreci yönlendirmesini, süreçteki baş müzakereci olması pozisyonunu hem pratik açıdan geliştirecek ve rahatlatacak hem de hukuki açıdan tanımlayacak adımlar atılsın.”
Oluç, AKP’nin sessizliği ve sürece yaklaşımıyla ilgili ise şunları söyledi: “MHP ile AKP arasında bu konuda bir istişare olmadan bu konuşmaların yapıldığı kanaatinde değilim. Birbirlerinden habersiz hareket ettiklerini düşünmüyorum. Bunu göreceğiz.”
İmzanın gereğini yapmalı
Her koşulda dönüp dolaşıp yasal düzenlemelere gelindiğine işaret eden Oluç, “Burada Özel Yasa (Barış Yasası), İnfaz Yasası ve diğer adımların içeriğinin şekillenmesi gerekiyor. Bunların hepsi Meclis’te yapılmalı. Komisyon raporunun 6 ve 7. bölümleri de bunları içeriyordu. 6. bölüm özel yasayı, 7. bölüm ise demokratikleşme düzenlemelerini içeriyordu. Bunlar üzerinde mutabakat sağlandı. AKP de bu rapora 'evet' oyu verdi. Dolayısıyla bu düzenlemelerin yapılması gerektiğini onlar da kabul etmiş oldu. Şimdi onun gereğini yapması gerekiyor. Altına imza attığı rapordaki yasaları Meclis’ten geçirmesi gerekiyor” diye konuştu.
Susarak süreci yürütemez
“İktidar daha fazla sessiz kalarak, daha fazla susarak, daha fazla görmezlikten gelerek, bu süreci götüremez, yürütemez” diyen Oluç, şunları ekledi: “Başlamak için düğmeye basılması gerekiyor. O irade henüz bu adımı atmadı. Dolayısıyla biz atılması gerektiğini söylüyoruz ve onu da bekliyoruz. Bizim de MHP’nin de dile getirdiği her konuyu konuşmanın ötesine geçirip pratikleştirmemiz gerekiyor. İktidar bunun önünü açmalı, bunu görmeli. Süreci yasal zemine kavuşturmalı.”
* * *
Bayhan: İpe un seriliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29 Nisan’daki konuşmasına dikkat çeken EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, sürecin neden ilerlemediğinin şifrelerinin olduğunu söyledi. Bayhan, “Erdoğan, sarayın çıkarları iç ve dış politika hedefleri açısından süreci aheste götüreceğini söyledi. Erdoğan ne diyor, ‘Süreç bitmedi, sağlıklı ilerleyecek. Gönüller bir olsun ama somut adım istemeyin. Onlara bakacağız’ diyor. Erdoğan’ın bu yaklaşımı sürece yaklaşımını da tutumunu da açıkça ortaya koymuştur. Çünkü her zaman Erdoğan pratik adım atmayı tamamen saray rejiminin kaybı ya da onu zora sokacak bir şey olarak görüyor. Erdoğan’ın söylediklerini ben böyle değerlendiriyorum. Ama adım olmadan da süreç olmaz. Bunu da iktidar bilmeli ama her şeye rağmen una ip seriliyor, süreç, toplum oyalanılıyor” dedi.
Statik bir süreç istiyor
MHP dahil herkesin somut adımların atılmasını ve raporun bir an önce Meclis’e getirilip yasalaşmasını istediğini hatırlatan Bayhan, şunları söyledi: “İktidar en azından AYM ve AİHM kararlarını uygulamalı, kayyumları geri çekmelidir ama Erdoğan halen sahaya, İran’a, bölgeye bakıyormuş. Ne görmek istiyorsa! Somut adım atıldıkça sahadaki ilerleme oldukça adımların da peş peşe geleceğini düşünüyorum ama bu durumdan uzağız, süreç ilerlemiyor. Peki niye ilerlemiyor? Erdoğan’ın, Saray kliğinin tutumu olduğunu düşünüyorum. Bu tutum değişmedikçe de sürecin ilerleyeceğini düşünmüyorum. Erdoğan, durağan, statik bir süreç istiyor. Onun için önümüzdeki günlerde bu açıdan adımların atılması zor. Beklentimiz olsa da iktidarın yaklaşımının bu olduğunu söylemek istiyoruz.”
Seçim ve iktidar hesabı
Erdoğan'ın bu süreci önümüzdeki iktidar hesaplaşmasının bir parçası olarak gördüğünü savunan Bayhan, "Önümüzdeki dönem, seçimler, anayasa, seçimlerin öne alınması da dahil her şey için bu süreci kullanmak istiyorlar. Erdoğan ve AKP, bunu böyle gördükçe de sürece zarar veriyor. Erdoğan’ın bu hesaplarını örgütlü bir mücadeleyle engelleyebiliriz. Yoksa benzer yaklaşımlar, tutumlar sürer.”
Küçük tavizlerle geciştirmek
Somut adımların atılıp atılmayacağını net bir şekilde Mayıs ayında göreceklerini belirten Bayhan, şunları ekledi: “Adımlar bugün yarın atılacak denildi ama Mayıs’a kadar geldik. Burada şunu söylemek istiyorum; sürecin ruhuna uygun adım atacaklarını düşünmüyorum. Erdoğan, CHP'ye saldırılarla süreci böyle sürüncemede bırakarak götürme gibi bir şey yapamaz. Bunu bir arada yürütme olanaklarının daraldığını da görüyor. Hani buralardan bir küçük de olsa taviz verir mi? Erdoğan, birden kayyumları çekip Selahattin Demirtaş ve tutsakları bırakacak, AYM-AİHM kararlarını uygulayacak, yasal düzenlemeleri tam yapacak diye beklemiyorum. Erdoğan, nasıl küçük tavizler veririm diye düşünüyor. Bunun detaylarını göreceğiz. CHP'ye yönelik operasyonlara tepkiler ile ve süreci ağırdan alıp adım atmamaya yönelik tepkiler birleştiğinde Erdoğan'ın daha da sıkışacağı bir süreç olacağını düşünüyorum Mayıs ayının. Onun için Mayıs süreci çok önemlidir.”
* * *
Ekmen: Yasa hemen çıkmalı
DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, şimdiye kadar iktidar kanadından tek bir adım atılmadığını hatırlatarak, yasanın hemen çıkması gerektiğini söyledi.
Rapor gecikti bir an önce yasamaya başlanmalı derken önce Mart'ın pas geçildiğini, Nisan'ın bittiğini ve Mayıs’a girildiğimi ama adım atılmadığını kaydeden Ekmen, şunları söyledi: "Devlet tespit-teyit mekanizmalarının çalışmadığını Temmuz'dan sonra mağara boşaltma faaliyetlerine devam edilmediğini iddia ediyor. Bize göre yasanın çıkmasının sürece katkısı olur, zararı olmaz. Hatta yasa hemen çıkmalıydı. Kayyumların iadesi, Demirtaş ve benzeri tutukluların tahliyesi, KHK’lilerin mağduriyetlerinin giderilmesi, ceza soruşturmalarının hukuka uygun yürütülmesi gibi mevzular ise herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadan yapılacak işlerdi. Maalesef bunlar da yapılmadı. Açıkçası yorumlamakta zorlanıyorum. Burada bir hikmet, anlayış bulamıyorum.”
Büyük güven verir
"İktidar bu süreci başarıyla tamamlayarak mı seçime gitmek istiyor, yoksa kalıcı bir ateşkes ortamıyla süreci askıda tutarak mı gitmek istiyor?" sorusunun önemine işaret eden Ekmen, şöyle konuştu: "İktidara sorduğunuzda tercihlerinin başarıyla tamamlanmış bir süreç olduğunu savunuyor. O zaman bunun için bir an önce bir yandan yasal düzenleme yapılmalı, diğer yandan da toplumun sürece olan güvenini artıracak adımlar gerçekleşmeli. Yasayı çıkartmak, mağara boşaltmak ya da boşaltmamak gibi bir takım adımlar açısından zafiyet yaratmaz. Yasayı çıkartırlar icap ederlerse yasanın bazı bölümlerinin uygulanmasını tespit ve teyide bağladıklarını yasaya da yazabilirler. Her halükarda bir yasanın çıkması gerekiyor. Bu taraflara da topluma da büyük bir güven verir.”
Meclis çalışmayı başlatmalı
Raporun Meclis’e getirilip yasaların çıkarılması için çok zaman kalmadığını vurgulayan Ekmen, şunları söyledi: “Meclis Temmuz’da tatile giriyor. Hadi 15-20 gün uzasın. Böyle bir yasal çalışma için bugün bismillah deyip başlasak 7-8 haftaya ihtiyaç var. Dolayısıyla iktidar kararsızlığını gidermeli, ataleti üstünden atmalı ve bir yasal düzenleme için Meclis hızlı bir şekilde çalışma trafiğini başlatmalı. Daha fazla zamana yayılmaması gerekiyor. Zaten Meclis tatili gidiyor. Komisyon raporunu 8 haftada yazdık. Yasal metinle ilgili görüşmeler dört hafta sürse, Meclis alt komisyonlarda görüşmeler iki hafta, Meclis’te bir hafta sürse yine 7-8 haftaya ihtiyaç var. Onun için süreç için de teknik için de zaman hızlanmalı, adımlar atılmalı.”













