AKP hükümetinin 34. İstanbul Film Festivali’nde gösterimini engellediği 'Bakur' belgeseli, Stockholm Film Festivali’nde izleyici karşısına çıktı. Ülkelerinde yasaklanan belgelerin gösterildiği festivalde 'Bakur', 'Altın At Ödülü'nü aday gösterildi.

Türk devleti, Ertuğrul Mavioğlu ile Çayan Demirel’in yönettiği, Ayşe Çetinbaş’ın yapımcılığını üstlendiği 'Bakur' belgeselinin Stockholm Film Festivali’nde gösterilmesini engellemek amacıyla girişimde bulunmuş ancak başaramamıştı. 


Bakur ödül adayı

Her yıl değişik dallarda ödüller dağıtan Stockholm Film Festivali, bu yıl ilk kez bir belgesele ödül verecek. ‘Bakur’ da ‘Altın At Ödülü’nü aday gösterilen belgeseller arasında yer alıyor.

Festivalde 'Bakur'un yanısıra ülkelerinde sansürlenen ve gösterimi yasaklanan üç film daha var.

İranlı Yönetmen Jafar Panahis’e 'Altın Ayı Ödülü'nü kazandıran 'Taxi Teharan', Faslı Yönetmen Nabil Ayouch’un 'Much loved' , Çinli Yönetmen Zhao Liang’ın çevre skandalını anlatan 'Behemoth' belgeselleri de Stockolm Film Festivali kapsamında sinamalarda gösteriliyor.

Fimin İskandinavya prömiyeri dolayısıyla Stockhom Film Festivali’nin davetlisi olarak Stockholm’de bulunan ‘Bakur’un yönetmenlerinden Ertuğrul Mavioğlu, filmin gösteriminden hemen sonra izleyicilerle söyleşide bulundu.

Moderatörlüğünü Sidar Yiğit’in yaptığı 'Face to Face' olarak adlandırılan, ifade özgürlüğü ve sansürü konu alan söyleşide Mavioğlu, filmin çekimlerini HPG kamplarının bulunduğu Dersim, Amed ve Botan bölgelerinde PKK yöneticilerinin onay vermelerinden sonra yaptıklarını söyledi.


İstanbul Film Festivali çöktü

Moderatörün filmin İstanbul Film Festivali’nde sansürlenmesinden önce böyle bir şeyle karşılamayı düşünüp düşünmedikleri sorusunu Mavioğlu, “Türkiye’yi yönetenler gerçekleri pek sevmiyor. İstanbul Film Festivali prestijli bir festival. Sansüre pek prim vermez diye düşünüyordum. Engelleme gündeme gelince festival yöneticilerine cesur olmalarını ve buna karşı durmaları gerektiğini söyledik. Kültür Bakanığı’nın festivalden mali olarak desteğini çekmesinden çekindikleri için böyesi bir karşı duruş sergileyemediler” şeklinde yanıtladı.

Mavioğlu, bu tavrın festival için iyi olmadığını, çok sayıda film yönetmeni ve yapımcısının filmlerini festivalden çekmesiyle birlikte festivalin açılış ve kapanışını yapamadığını, ödülleri dağıtamadını ve fiili olarak çöktüğünü söyledi.


Dağın arkasında ne olduğunu merak ettik

Her gün insanların katledildiği bir ülkede sansürü abartmanın kendilerine yakışmayacağını söyleyen Mavioğlu şöyle dedi: “Gerçekleri arayıp bulmanın bedeli vardır elbette. 40 yıldır ülkede savaş sürüyor. Gerilla hareketini hep devletten ve onun güdümlediği medyadan öğrenmek durumunda kalmamızdan daha aciz bir durum olamaz. Biz bu nedenle duvarın ardında, dağın arkasında ne olduğunu merak ettik ve bunu yansıtmak istedik.” 


MURAT KUSEYRİ / ANF