Türkiye’de önceki gece açıklanan resmi verilere göre test yapılan kişilerin yüzde 11’inde koronavirüs tespit edildi. 561 yeni vakayla birlikte sayı 2 bin 433’e; hayatını kaybedenlerin sayısı da 15 eklenerek 59’a yükseldi.
Her geçen gün vaka sayısına yenileri eklenirken, sağlık örgütleri özellikle test merkezlerinin sadece belli illerde yer alması ve halen birçok noktaya hızlı tanı kitlerinin faaliyete geçirilmemesini eleştiriyor.
Sağlık Bakanlığı’nın şu ana kadar yapılan testlere dair yaptığı açıklamaya işaret eden Amed Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir, yeteri kadar test yapılmadığı. vaka sayının daha fazla olduğunu söyledi. Mardin Tabip Odası Eşbaşkanı Dr. Osman Sağlam ise kentteki kurumların salgına ilişkin verileri kendilerinden sakladıklarını kaydetti. Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen de test sayısının taşıyıcılık oranını saptamada çok yetersiz olduğunu belirtti. Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Selma Güngör, hastalık belirtileri olan herkese testin yapılması gerektiğini vurguladı.
Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki gece yaptığı açıklamayla Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki koronavirüs vaka sayılarına ilişkin yeni verileri paylaştı. Koca’ın iddiasına göre tablo şöyle: Son 24 saatte 5 bin 35 test sonuçlandı. 561 tanı kondu. 15 kişi hayata veda etti, toplamda 59 kişi oldu. Toplam hasta sayı ise 2 bin 433’e çıktı. Grafiklerde, 10-25 Mart verileri görülüyor.
[gallery columns="1" size="full" ids="237592,237593,237594,237595"]Bu verilere yansımayan bazı vakalar da hem sosyal medyaya hem de ajanslara yansıyor. Amed/Ergani Devlet Hastanesi’nde koronavirüs şüphesiyle tedavi gören bir yurttaş, kaldırıldığı izolasyon bölümünde, test sonucu gelmeden gece saatlerinde yaşamını yitirdi.
Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Bildiyan (Şahintepe) köyünde bir kişi de koronavirüsü tespit edildiği için bölgenin karantinaya alınıp, giriş ve çıkışların yasaklandığı öğrenildi. Koronavüris testi pozitif çıkan 65 yaşındaki bir kişinin tedavi için Antep’e götürüldüğü, bir kişinin ise yaşamını yitirdiği ileri sürüldü.
Önümüzdeki hafta çok kritik
Amed Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir, yayılma hızına bakıldığında önümüzdeki haftanın çok kritik olduğunu; hızlı bir artışın yaşanabileceğini belirtti. Nüfus oranı ile yapılan test sayısı karşılaştırıldığında Türkiye’nin kişi başına en az test yapan devletlerden biri olduğuna dikkat çeken Demir, “Az test yaparak bu sorunu çözme olanağımız yok. Test sayısını ne kadar fazlalaştırırsak, bütün illerde ve hastanelere yayarak ne kadar kısa sürede testi yaparsak o kadar risk altındaki toplumu koruma potansiyelimiz artar. Dolayısıyla test sayısını arttırmamız lazım” dedi.
Eşitsizlik giderilmeli hazırlık tamamlanmalı
İllere ve bölgelere göre yoğun bakımlarda gözlenen eşitsizlikleri giderecek önlemler alınmadığını, illere göre pandemi hastanelerinde tüm hazırlıkların tamamlanmadığını kaydeden Demir, ”Hangi illerde bu hastalık görülüyor, kaç test yapılmış, kaç kişi hayatını kaybetmiş; bunları açık bir biçimde ortaya koymasında fayda var ki toplum açık ve şeffaf bir biçimde bu sürecin yürütüldüğüne ikna olsun” şeklinde konuştu.
Bilgileri bizden saklıyorlar
Mardin Tabip Odası Eşbaşkanı Dr. Osman Sağlam, kentteki verilerin kendilerinden saklandığını kaydetti.
830 bini aşkın nüfusuyla uluslararası ticaret yolu üzerinde bulunan Mardin’de resmi kaynaklardan alınan bilgilere göre 55 kişi virüs testine tabi tutuldu ve bunlardan 35’inin testinin negatif çıktı, geriye kalanları halen netleşmedi. Mardin Tabip Odası Eşbaşkanı Dr. Osman Sağlam, “Bilgileri bizden saklıyorlar ve bizden sakladıkları için halktan da saklıyorlar. İl Sağlık Müdürlüğü ‘benim bölgemde Kovid-19 tanısı çıkmasa, ben o kadar göze girerim’ mantığı ile hareket ediyor” dedi.
Mardin’in sınır kenti olması ve ticaret yolu olan İpekyolu’nun buradan geçmesi nedeniyle riskli bölgelerin başında geldiğine dikkati çeken Sağlam, kentte oluşan TIR kuyruklarına da bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi. Ancak, yaptıkları incelemeler sonucunda TIR kuyruklarında alınan önlemlerin yeterli olmadığını kaydeden Sağlam, şoförlerin kendi imkanlarıyla önlem almak zorunda kaldıklarını ifade etti.
Mardin Valiliği ve Sağlık İl Müdürlüğü ile ortak hareket etmek için çaba gösterdiklerini, ancak bu yönde olumlu bir cevap alamadıklarını dile getiren Sağlam, kentte hekimlerin baskı ve engellemeler nedeniyle koronavirüs tanısı koymaktan ve tahlili yapmaktan kaçındığını söyledi.
600 kişi evinde karantinada
Aldıkları bilgilere göre kentte evlerinde karantinaya alınan ve şoförlerden oluşan 600’e yakın kişinin olduğunu belirten Sağlam, şunları dile getirdi: “Evde karantina olur mu? Bölgeyi tanıyan kişiler için bir kişinin odaya kapanması ve izole edilmesi mümkün değil. Hele hele her hanenin nüfusunun yaklaşık 10 kişi olduğu bir bölgeden bahsediyorsak. Evde karantina olgusu işlemez. Koronavirüs salgınına zemin hazırlayacaktır.”
Test sayısı yeterli değil
Mersin Tabip Odası (MTO) Başkanı Dr. Mehmet Antmen, Mersin’deki tüm hastanelerin vakalara baktığını, ancak karantina hastanesi olarak Mersin Şehir Hastanesi’nin kullanıldığını hatırlatarak, hastanelerde maske ve dezenfektan malzemelerinin sınırlı olduğunu söyledi. Antmen, ”Mersin’de de ilgili merkezi otoritelerden tüm Türkiye’de olduğu gibi yeterli bilgi akışı ve STÖ’lerle birlikte şeffaf çalışma eğilimi yok. Test sayısı toplumda kimlerin izole edileceğinin belirlenmesi ve taşıyıcılık oranını saptamada çok yetersiz. Mersin’de test yok, Adana’ya gönderiliyor” dedi.
HABER MERKEZİ
Salgını doğru yönetemiyor
Doktor Ayşe Özdamar, salgını kontrol altına almanın ana yolunun testleri çoğaltmak olduğunu, hükümetin süreci doğru yönetemediğini söyledi.
HDP İzmir İl Örgütü, koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele ve halkla dayanışmak amacıyla kentte kriz merkezi kurdu. Kriz masasında yer alan Aile Hekimi Uzmanı Doktor Ayşe Özdamar, risk grubunda olan yaşlılar, kronik kalp hastaları, kanser hastaların evden çıkamamaları gerektiği yönündeki uyarıyı yineleyerek, insanlara ilçe örgütleriyle birlikte her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını ifade etti.
Sürecin şeffaf yürütülmediğini vurgulayan Özdemir, Sağlık Bakanlığının iddia ettiği hasta sayısının ifade edilen rakamların çok üstünde olduğunu vurguladı. Sağlık sisteminde uygulanan politikalar nedeniyle ciddi sorunların yaşandığını belirten Özdamar, şunları söyledi: “Aile sağlık merkezlerine ve sağlık kuruluşlarına gönderilen ekipmanı çok yetersiz. Test kitleri de çok yetersiz. Bu salgını kontrol altına almanın en önemli yollarından biri testi mümkün olduğu kadar herkese yapmaktır.“
7-8 bin solunum cihazı var
Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Selma Güngör, Türkiye’deki salgının ilerleyişi göz önünde bulundurulduğunda alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu vurguladı.
Yurt dışından gelenlerin takibinde hala eksiklikler olduğunu aktaran Güngör, “Epey geç kalındığını düşünüyorum. Hastalık belirtileri olan herkese testin yapılması gerekiyor” dedi. Ölüm ve vaka sayılarının hızlı ilerlemesinin nedeninin Aralık’tan itibaren Türkiye’ye gelen insanların termal kameralardan geçirilerek yalnızca ateş ölçümü ile tarama yapılması olduğunu kaydeden Güngör, “Bu taramalar yeterli değildi. Yurt dışından gelenlerin karantinaya alınması ve 14 günlük takibi çok önemliydi. Bunun çok yetersiz yapıldığını biliyoruz. Yurt dışından gelip normal işine, hayatına devam eden insanlar olduğunu biliyoruz. Önlemlerin alınmaması kişilerin karantina ve izolasyona tabi tutulmaması ve takip edilmemesi bu sonuca yol açtı” diye konuştu.
Hükümetin eksik ve yanlış bilgilendirmesini eleştiren Güngör, Dünya Sağlık Örgütü’nü bilgilendirdiğinden daha az toplumu bilgilendirdiğini, çünkü onlara salgının tespit edildiği şehirleri de vermek zorunda olduğunu ifade etti.
İleriki haftalarda Türkiye’deki tablonun kritikleşeceği uyarısında bulunan Güngör, toplam yoğun bakım yatak sayısının 38 bin civarı olduğunu hatırlattı. Yatak sayısından daha da önemlisinin solunum cihazı olduğunu ifade eden Güngör, bunun sayısının ise 7- 8 bin civarında olduğunu kaydetti.