Baluken, ilçede yaşananları DİHA'ya değerlendirdi. Baluken, Afyon'da Kürtlere yönelik gerçekleştirilen linçin aslında 2012 yılının genel özeti olduğuna işaret etti. AKP'nin 2012 yılında halklar arasında kopuşu arttıran bir söylem kullandığını vurgulayan Baluken, bunun yıl boyunca ortaya çıktığını söyledi. Baluken, "Hükümet politikaları amacına ulaşmayınca toplumsal düzeyde milliyetçi dalga stratejisi devreye konuldu. Bölgede başarısız olan her askeri operasyonunun sonucunda AKP, Kürleri hedef haline getiren linç kampanyalarının startını verdi. Bunun içinde BDP binalarına yapılan saldırılardan evlere yapılan saldırılara kadar geniş bir yelpaze var" diye konuştu.


Devlet güçlerinin koruması

Antep'ten Bursa'ya, İstanbul'dan Balıkesir'e kadar Türkiye'nin hemen hemen her yerinde Kürtlere yönelik saldırıların yaşandığını anımsatan Baluken, "Bu saldırılar bizzat kentteki kurum amirleri ve kolluk kuvvetlerinin planlaması ve koruması altında yapılıyor. Afyon'daki saldırı da böyle oldu. Yaşamın devam ettiği her yerde sıradan bir olaydan yola çıkarak böyle bir linç geliştirdiler. Belli ki Afyon'da da zemin yoklaması yapılmış ve meydana gelen siyasi içerikten yoksun bir hadiseden sonra bu planlama devreye sokuldu" dedi.

Önce linç sonra göç ettirme

Baluken, Afyon'da Kaymakamlığın bölgede yaşayan Kürtlere söylediğine bakıldığı zaman derin planın ortaya çıktığını belirtti. "Önce toplumsal saldırıya maruz bırakmak sonrasında da halkı bulunduğu yerden göç ettirmeye yönelik bir strateji uyguluyorlar" diyen Baluken, şunları kaydetti: "Bu olaylar başladığı günden itibaren yetkililer ile görüştük. Hem hükümet nezdinde girişimlerimizi hem de oradaki yerel sorumlular nezdinde görüşmelerimizi yapacağız ve ona göre oradaki halkımızın sıkıntısını giderecek çalışma içinde olacağız."