Doğu-Güneydoğu Dernekler Platformu (DGD), Şişli Kent Kültür Merkezi'nde "Barışa ve Çözüme Çağrı" paneli düzenledi. Panelde konuşan DGD Başkanı Abdulhakim Daş, DAİŞ'in katliamlarına karşı harekete geçmeyen devletin, Ceylanpınar'da 2 polisin infaz edilmesini bahane ederek, PKK ile savaşmaya başladığını ifade ederek, barış ve çözümün yolunun savaş ile değil, müzakere ve diyalog ile geleceğini söyledi. 


Talepler

Daş, DGD'nin taleplerin şöyle sıraladı: 

* Barış ve çözüm sürecinin sağladığı güven ortamına dönülmeli,

* Süreç daha inandırıcı, kurallara bağlayıcı, şeffaf ve gözlemcilerin gözetiminde tekrar sürdürülmeli,

* PKK zaman geçirmeden silahlı eylemlere son vererek çatışmasızlık sürecini başlatmalı,

*  Türkiye içinde ve dışındaki askeri ve siyasi operasyonların durdurulmalı,

*  PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik görüş yasağına son verilmeli; çatışmasızlığın barışa dönüşmesini sağlamaya dönük rolünü oynaması için gerekli koşulların sağlanmalı,

* Çözüm sürecinin ilerlemesinin önündeki engeller kaldırılmalı; müzakere aşamasına geçilmesi için gerekli mekanizmalar oluşturulmalı,

* Türkiye’de barış ve çözümden yana olan herkesin katkı ve katılımının saplanabilmesi için olanaklar ve mekanizmalar yaratılmalı.

* Gelen cenazelere karşı ailelerin verdikleri tepkiler, Türkiye’deki halkların savaş istemediği gerçeğini ortaya koyuyor. Siyasi çıkarlarla yaşam hakkı üzerinde hesap yapılması kabul edilemez.

* Tüm sorunlar diyalog, barış ve demokratik yollarla çözüme kavuşturulsun, ölümler olmasın."


CHP Barış Bloku'na katılmalı

Şırnak ve Dersim'de incelemelerde bulunan Marmara Göç İzleme Platformu üyesi Hasan Şen gözlemlerini aktarırken, Barış Bloku Eşsözcüsü Gençay Gürsoy, "On yıllardan beri tanık olduğumuz baskıları, devlet zulmünün tavan yaptığı bir süreci yaşıyoruz" dedi. Barış Bloku'nun geniş bir kesim tarafından desteklendiğini ifade eden Gürsoy, CHP'nin Barış Bloku etkinliklerine yaklaşımını eleştirdi ve bu konuda CHP'yi ikna etmek için çalışacaklarını söyledi.


Kadınların tepkileri daha görünür

BİKG aktivisti Nazan Üstündağ AKP'nin amacının Kürt siyasi hareketini tasfiye etmek olduğunu, yeni aktörler oluşturmak olduğunu kaydetti. Üstündağ, kadınların savaşa karşı tepkilerinin daha görünür olduğuna dikkat çekti. 


Öcalan en gerçekçi planı gösterdi

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Newroz çağrısını hatırlatarak,"Dünyada hükümet dışı en güçlü ve muazzam bir halk desteği olan bir örgütün lideri tarihi bir çağrı yaparak, kongre çağrısı yaptı. Bunu elimizin tersi ile itmemizi anlamış değilim. İç savaş demek Kürtlerin bir kez daha soykırıma uğraması demektir. Öcalan, Kürt sorununun çözümü için en gerçekçi planı ortaya koydu. Herkesin yararına bir plandır" dedi. 


Barış çığlığı yükselmeli

Panelde son olarak konuşan HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir de, "Barışa ramak kala, silahsızlanmaya ramak kala, nihai barış kapısının açılmasına ramak kala bu savaş başladı. Bir bütün barış isteyenlerin sesleri, savaş isteyenlerden kat be bat fazladır. Ne yaparsak bu çığlığı güçlü kılarız. Bütün politikamız bu çerçeve de olmalıdır" diye konuştu. 


 İSTANBUL




78'lilerden barış mektubu


Çatışmalı sürecin sona ermesi için 78'liler Girişimi de harekete geçti. Birçok kentte eşzamanlı 'barış eylemi' düzenleyen 78'liler Girişimi ve 78'liler Dernekleri Federasyonu üyeleri, Meclis, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık gibi devlet kurumlarına "Ya kardeşlerin kanlı savaşı ve darbe ya barış ve demokrasi" başlıklı mektuplar gönderdi. İstanbul'da Galatasaray Lisesi önündeki eyleme EMEP, EHP, HDP, DİSK ve yöre dernekleri de destek verdi. 


Alevilerden yazılı açıklama

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) de yazılı bir açıklamayla savaş politikalarını protesto etti. Açıklamada, "AKP devleti bugün sonucu bilmediği kirli bir savaşa girmiştir. Kendinden başkasına yaşam hakkı tanımayan IŞİD aklına tutulmuş katlediyor. Canlara çağrımızdır; bu kirli savaşa karşı durmak, şerefli, vicdanlı yaşamak, geleceğine onurlu birkaç kelam etmek için şarttır" ifadesinde bulunuldu.