
Öcalan'ın çağrısı üzerine 19 Ekim 2009 tarihinde Kandil ve Mexmûr mülteci kampından, 4'ü çocuk 34 kişiden oluşan Barış Grubu Silopi'deki Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı. Grupların görkemli bir şekilde halk tarafından karşılanmasının ardından kimi çevreler provoke edici açıklamalar yapmaya başladı. Türkiye'ye giriş yapacak olan Avrupa Barış Grubu'nun gelişi ise hükümetin tavrından dolayı gerçekleşmedi. "Barış grubu" üyelerinin Habur Sınır Kapısı'nda sorgulanmaları ve serbest bırakılmalarını "normal" ve "hukuka uygun" olarak değerlendiren ve bu konudaki muhalefetin eleştirilerine tepki gösteren hükümetin, daha sona açılan davalara ve tutuklamalara ise ses çıkarmaması, Kürt sorununa yaklaşımını da bir kez daha ortaya koymuş oldu.
6 Nisan 2010 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nda Barış Grubu üyesi 30 kişi hakkında açılan davada 490 yıl hapis cezası istendi. 16 Nisan 2010 tarihinde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, "Barış ve Demokratik Çözüm Grubu" üyesi Lütfü Taş'a "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında 10 ay hapis cezası verdi. 1 Haziran'da ise "Barış ve Demokratik Çözüm Grubu" Sözcüsü Mehmet Şerif Gençdal, "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklandı. 15 Haziran tarihinde de Şırnak'ın Cizre ilçesinde pasaport başvurusu için karakola giden "Barış ve Demokratik Çözüm Grubu" üyesi Emine Sığar, ifadesi olduğu gerekçesiyle Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. 17 Haziran da "Barış ve Demokratik Grubu" üyesi 17 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşmasında, Ayşe Kara, Abdullah Yaman, Caziye Kabul, Zehra Tunç, Sisin Yaman, Lütfü Taş, Elif Uludağ, Mustafa Ayhan, Nurettin Turgut ve Hüseyin İpek tutuklandı. Barış Grubu Sözcüsü Mehmet Şerif Gençdal ise bir süre sonra tahliye edildi. Bu tutuklama ile birlikte son Barış Grubu üyelerinin kaderi de ilk Barış Grubu üyeleri ile aynı oldu.
Geri dönüşler başladı
Demokratik siyaset kanallarını açmak ve Kürt sorununun demokratik çözümüne katkı sunmak amacıyla Mexmûr'dan gelen Barış Grubu üyeleri, Türkiye'de çözüm adına hiçbir şeyin değişmediğini gördüklerinden dolayı tutuklama ve baskılara boyun eğmemek için dönme kararı aldı. Mexmûr ve Kandil'den gelen Barış Grubu üyesi 17 kişi geri döndü. 11'i, demokratik çözüm ve barış sürecine rağmen halen Türk cezaevlerinde tutsak.
DİHA/AMED