BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, „Savaşa karşı barışı daha fazla savunmak için, bize güvenen ezilen bütün kesimlere verdiğimiz sözü daha iyi yerine getirmek için, direniş cephesini güçlendirmek için, Hatip Dicle ile bütün tutsakların özgürlüğü için, AKP’ye rağmen ve AKP’yi geriletmek için, 1 Ekim’den itibaren Meclis çalışmalarına katılma kararı almış bulunmaktayız“ dedi.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Grup Toplantısı dün Amed’de yapıldı. Toplantıda konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yaşanan çatışmalarda ve saldırılarda yaşamını yitiren herkese Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başladı.
Bütün ölümler durmalı

İnsan olmanın ve insanın erdeminin gereği olarak ölenlerine kimliğine, öldürenlerin kimliğine bakmadan herkes için acı duyduklarını ve herkesin acısını paylaştıklarını belirten Demirtaş, „Bütün ölümler durmalıdır, ölümlerin hepsi sarsıcıdır.
Bizlerin toplumun bütün sorunları çözmekle, çözme mevkiinde yer alan siyasetçiler bu ölümleri durdurmalıyız. Biz BDP olarak bize ne sorumluluk düşüyorsa yerine getirmeye çalıştık, çalışacağız“ dedi.
„Anne karnında daha doğmazdan mağdur olan bebekler için çaba sarf etmezsek önce insanlığımız sorgulanır“ diyerek Türkiye’nin en acı ve acil meselesinin savaş sorunu olduğunu kaydeden Demirtaş, „Barışı en çok biz isteyeceğiz, biz savunacağız“ şeklinde konuştu.

Duygu düzeyinde bölünme
Özellikle hükümetin kışkırtmasıyla duygu düzeyinde bölünme yaşandığına dikkat çeken Demirtaş, şöyle devam etti: „Çünkü insanlar ölenlerin kimliğiyle sevinip veya üzülüyorlar. Bölünmeyse işte budur bölünme. Sınır olsa ne olur olmasa ne olur bölünme budur işte. Bu ölümleri yeniden yeniden savaş kışkırtmasına dönüştürmek yerine başta Başbakan olmak üzere herkes elini vicdanına koysun.“

Tek yol var

Bu acı tablonun her gün yeniden yaşanması istenmiyorsa tek yolun varlığına işaret eden Demirtaş, şöyle anlattı: „Demokratik siyaset, demokratik çözümler ve müzakeredir. Eğer siyaset olarak demokratik yolları açma konusunda kimse adım atmıyorsa kimse barış adımından söz edemez. Demokratik siyaset kanalları açılıyor mu çaba sarf ediyor musunuz, etmiyor musunuz? Şırnak’tan İstanbul’a kadar gözaltına alınmış her bir arkadaşımız bu kanlı tabloyla savaşmak için mücadele veriyor. Sayıları 3 bin 500’i buldu. Bugüne kadar demokratik siyasetten hiç kaçmadık. 20 yıldır söylüyoruz: Diyalog, diyalog, diyalog.“

Tek muhatap istiyoruz
Öcalan ve PKK ile görüşün dediklerinde kıyamet koparıldığını anımsatan Demirtaş, „Ama diğer tarafta görüşme yapıyorlardı. Yapsınlar da bize o kadar saldırmanın ne anlamı vardı“ diye sordu. Türk halkının da görüşmelere, müzakereler karşı olmadığının altını çizen Demirtaş, „Hassasiyet varsa barış konusunda hassasiyet var, görüşün diyorlar. Halk bunu istiyor. Gidip ABD’den dileneceğinize konuşun halkınızla. En erdemli yöntemi neden seçmiyorsunuz? Sorunun nasıl çözüleceği belli. Başbakan’a çağrı yapıyoruz. Bütün meseleleri müzakere etmeye hazırız, çözüm sunmaya hazırız. Barış istiyorsak en anlamlı çabadır. Bu kadar siyasi soykırıma rağmen  çözüm adına müzakereye hazır diyoruz. Kimse BDP’yi, bloğu sorumluluktan kaçmakla suçlamasın. Karşımızda verdiği sözü tutabilen, iktidar mücadeleleriyle uğraşmak yerine bu soruna odaklanmış bir muhatap istiyoruz. Başbakan ne demek istediğimizi anlıyordur“ dedi.

AKP’de barış iradesi yok
AKP’de görev yapan kişilerin niyetinden bağımsız hükümetin ve AKP’nin barışı getirme konusunda iradesiz olduğunu düşündüklerini vurgulayan Demirtaş, şunları söyledi: „Parti politikasına dönüşme konusunda AKP’nin bir açmaz içinde olduğunu düşünüyoruz. AKP yüzde 50 oy bandına ulaşılsın diye binbir hareket yapıldı ve şimdi diyeti isteniyor. Gidip ABD’ye yalvarmayın gelin o desteği biz size verelim. Bize samimi bir yaklaşım göstermenizi istiyoruz.“
Türkiye toplumuna seslenen Demirtaş, „Sizi kandırıyorlar. Türkiye toplumu savaşa karşı sesini yükseltmelidir. Etnik ayrıştırma, etnik çatışmaları karşı karşıya getirme politikalarında sadece Kürtler değil, sizler de zarar göreceksiniz.“

Demirtaş, konuşmasının ardından Blok olarak hazırladıkları Meclis çalışmalarına katılma deklarasyonunu okudu.

AMED