Afganistan yönetimi, Taliban ve Hizb-i İslami hareketiyle barış masasına oturdu. Tarafların masada barışla kalkması en çok ABD’ye yarayacak. Zira askeri stratejisini yenileyen Washington yönetimi, Afganistan’da askeri üsler kurarak böylece Hürmüz Boğazı’nı kapatmakla tehdit eden İran’ı dört bir yandan köşeye sıkıştıracak.
11 Eylül saldırılarından sonra Afganistan’ı işgal eden ABD, Taliban ve liderliğini Gülbeddin Hikmetyar’ın yaptığı Hizb-i İslami militanlarıyla savaştı. Afganistan’da istediği yönetimi kurmak zorlanan Washington yönetimi, Taliban lideri Molla Ömer ve Hikmetyar’ın başına milyonlarca dolarlık ödül koymuştu. ABD ayrıca hem Taliban’ı hem de Hizb-i İslami ‘uluslararası terör örgütleri’ listesine aldı. Aradan geçen yıllara rağmen Washington yönetimi, Afganistan’da istediği düzeni kuramayınca Taliban ile Hikmetyar’ın Kabil yönetimine dahil edilmesi seçeneğini öne aldı. Hem Taliban hem de Hikmetyar, Kabil yönetimiyle masaya oturarak barış için şartları konuşuyor. Geçtiğimiz hafta Taliban ve Hikmetyar’ı temsilen birer heyet, başkent Kabil’de Devlet Başkanı Hamid Karzai yönetimiyle görüşmeleri resmen başlattı. Ancak hem Taliban hareketi hem de Hikmetyar, Karzai yönetiminin ABD’nin temsilcileri olduğunu dolasıyla Washington yönetimiyle barış için müzakereler yaptığını açıkladı. ABD’nin bölgedeki müttefiklerinden olan Katar’da büro açan Taliban Sözcüsü, “Afganistan sorununda sadece iki aktör bulunuyor. Bunlardan biri Amerika, diğeri de biziz” dedi. Taliban Sözcüsü, Katar’da büro açmalarını ABD’nin istediğini söyledi.

Yönetim dışı kalmadılar
Hikmetyar sözcüsü Haroon Zargun de, “ülkedeki sorunlara ilişkin karar alıcı mercilerle görüşmek gerektiğini ve Afganistan’da asıl karar alıcı merciin Amerikalılar olduğunu” söyledi.
Bugüne kadar Afganistan’da barışın sağlanmasının tek koşulun yabancı askerlerin ülkeden ayrılması olduğunu öne sürüyordu. Ancak Hikmetyar’ın sözcüsü, yabancı askeri güçlerin 2014 sonuna kadar Afganistan’da kalmalarına itirazı olmadığını, ancak bu yıldan sonra çekilme takviminin belirlenmesi gerektiğini açıkladı.
Taliban lideri Molla Ömer ile Hikmetyar, Amerikan askerlerinin Afganistan’da kalmasını kabul ederek, hem Kabil yönetiminin dışında kalmamış oldular ve süreçten pay alacaklar hem de ABD’nin ölüm listesinden çıktılar.

İran’ın her komşusunda ABD var!
Buna karşılık Washington yönetimi de istediğini almış oldu. Geçtiğimiz hafta yeni bir askeri stratejiyi hayata geçireceklerini ve orduyu küçülteceklerini açıklayan Washington yönetimi için Afganistan’da kalmak son derece önemliydi. Zira Afganistan’da askeri üs bulunması halinde zaten birçok komşusunda ABD üssü bulunan İran her an baskı altına alınmış olacak. ABD’nin, İran’ın komşuları olan Irak, Türkmenistan’da askeri üssü bulunuyor. Yine İran’ın komşusu Türkiye’de füze savunma sistemi kuruldu. ABD yönetimi, Azerbaycan yönetimi ile iki radar üssü kurulması yönünde de anlaşmıştı.

Karadan İran’ı ablukaya alan ABD yönetimi, dün de İran’ın güneyinde yer alan Basra Körfezi’ne yeni bir uçak gemisi göndereceğini açıkladı. Gönderilecek olan USS Carl Vinson adlı uçak gemisi 80 savaş uçağı ve helikopteri taşıma kapasitesine sahip. Halen Hint Okyanusu’nda bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin de yakında USS Carl Vinson’a katılacağı ve beşinci filonun bulunduğu bölgeye demir atacağı duyuruldu. ABD’nin USS John Stennis adlı uçak gemisi de halen Körfez’de demir atmış durumda.

KABİL