
Türkiye‘deki seçimler, Almanya başta olmak üzere Avrupa'da da yakından takip edildi. Alman hükümetinden ve Avrupalı siyasetçilerden seçime dair ilk yorumlar da dün geldi.
Almanya beklentisini açıkladı
Alman hükümetinin sözcüsü Steffen Seibert, 1 Kasım seçimlerine katılımın yüksek olmasının halkın demokratik sorumluluğunu yerine getirdiğini gösterdiğini söyledi.
Başkent Berlin'de federal hükümetin dünkü olağan basın toplantısında konuşan Seibert, Türkiye'nin önünde çözüm bekleyen önemli sorunlar olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunların bazılarını şöyle ifade edebilirim; DAİŞ ile mücadele, Kürtlerle yaşanan anlaşmazlık, iç siyasetteki kutuplaşma, Suriye krizinin etkileri. Halen Başbakan olan Davutoğlu’nun da seçim gecesi işaret ettiği gibi, Türkiye ulusal birlik ruhu ve uzlaşmaya hazır olmakla bu sorunların üstesinden gelebilir."
Kutuplaşma sona erdirilmeli
Seçim sonuçlarını DW Türkçe’ye değerlendiren Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili milletvekili Roderich Kiesewetter ise AKP'nin anayasayı değiştirecek çoğunluğu sağlayamamasını memnuniyetle karşıladığını söyledi. Kiesewetter, AKP ile Erdoğan'a ise şu mesajı verdi: “Şimdi beklentim Türkiye’nin iç siyasetindeki kutuplaşmanın sona erdirilmesi ve Erdoğan’ın güçlü bir isim olarak muhalefete yaklaşması. İki noktada çaba gösterilmesi önemli, ilk olarak muhalefetteki partilerle diyalog, ikincisi ise ateşkes için yeni bir anlaşma yapılması.”
HDP'nin mecliste olması önemli
Alman Meclisi Avrupa Birliği İşleri Komisyonu’nda Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Türkiye Raportörü olan Dorothee Schlegel de Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) yeniden meclise girmesini de memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Türkiye’de acil çözüm bekleyen sorunların bulunduğunu vurgulayan, SPD’li vekil öncelikle Kürtlerle barış görüşmelerine yeniden başlanması gerektiğini ve Türkiye’nin demokratikleşme yönünde ilerlemesi gerektiğini söyledi.
AB Erdoğan'ı uyarmalı
Alman Meclisi Yeşiller Partisi Dış Politika Sözcüsü Omid Nouripour da "Türkiye ile işbirliğine hazır olan AB'nin Erdoğan’a açık bir şekilde gazetecilerin tutuklanması, DAİŞ’e dolaylı destek ve muhalefete yönelik baskı kabul edilemez demesi gerekir” dedi.
Türkiye için kapkara bir gün
Alman Federal Meclisi'nin Başkan Yardımcısı Claudia Roth ise 1 Kasım'ı "Türkiye açısından kapkara bir gün" olarak niteledi. "Başbakan Merkel seçim öncesinde Erdoğan'ı ziyaret ederek büyük bir siyasi hata yaptı. Erdoğan demokrasiden başka her şeye niyetli" diyen Yeşiller Partili Roth, seçim sonuçlarıyla eli daha da güçlenen Erdoğan'ın Avrupa Birliği'ne şartlarını dikte edeceğini söyledi.
Erdoğan'ın insafına kaldık
Erdoğan'ın mültecileri Türkiye'de tutmak için vize kolaylıkları, 3 milyar Euro mali yardım ve AB üyelik sürecinde yeni fasılların açılmasını istediğine atıfta bulunan Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Elmar Brok da "Birçok şey artık Erdoğan'ın insafına kalmış durumda" dedi.
"Erdoğan'ın 'ya ben ya kaos' uyarısı seçmen nezdinde etkili oldu" diyen Brok, Türkiye'nin son yıllarda hukuk devleti olmaktan uzaklaştığını vurgulayarak "Ankara, Avrupa ile ilişkilerini düzeltmek istiyorsa hukuk devleti olmanın gereğini her yönüyle yerine getirmelidir" dedi.
Avrupa Konseyi'nden çağrı
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland da AKP’ye "kendisine oy vermeyenleri de kapsayacak katılımcı bir toplum oluşturma" çağrısında bulundu.
HABER MERKEZİ