Doç. Dr. Zerrin Kurtoğlu, ''Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla hem Kürt halkının onuru hem de barış umudu katledilecektir" dedi. Prof. Dr. Melek Göregenli ise, "Bu düşünce ve inanca kapılırsak, otoriter siyaset Türkiye'ye daha da egemen olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
İzmir'deki akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, BDP'li milletvekilleri ve DTK Eşbaşkanı Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk'un fezlekelerinin Meclis'e gönderilmesi, Kürt sorununun çözümüne etkisi ve olası siyasal sonuçlarını DİHA'ya değerlendirdi. Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Toker, Kürt sorununu siyasal bir mesele olarak görmek istemeyen bir hükümet ile karşı karşıya olduklarını belirterek, BDP'li milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması isteminin Kürt halkının siyasal alanını daraltma ve ortadan kaldırma çabasının bir sonucu olduğunu söyledi. Kaldırılmak istenen dokunulmazlıklarla Kürt sorununun tümüyle kriminalize edilmek istendiğine dikkat çeken Toker, AKP'nin bu tutumla Kürt sorununu bir silahlı örgüte indirgeyip siyasi muhatabı ortadan kaldırmak istediğini dile getirdi. Toker, AKP'nin, BDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını Kürt halkına karşı tehdit olarak kullandığını kaydetti.

Siyaseten öldürme

EÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zerrin Kurtoğlu ise, Başbakan Erdoğan'ın BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için AKP'li milletvekilleri üzerindeki baskısını attırdığını belirterek, "Başbakan kendisinin ve parlamentonun yeni görev alanını 'had bildirmek' olarak tayin etmiş. Haddini öğrenmesi gereken birileri olduğu kesin. Ama onlar BDP'li milletvekilleri değil. Kürt sorunu, Kürt halkının çoğunluğunun Parlamento'daki temsilcileri olan BDP'li milletvekillerinin varlığına bile tahammül edemeyen, Allah'ı da yanına alarak zulmeden bir kibirle, 'onlarla aynı çatı altında olmayı kabullenmeyen' bir zihniyet tarafından çözülemez" şeklinde konuştu. Kurtoğlu, BDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının siyaseten öldürme anlamına geldiğini belirterek, "Katledilen hem Kürt halkının onuru hem de barış umudu olacaktır" ifadesini kullandı.

Barış için ciddi engel

EÜ Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melek Göregenli de, BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının, Kürt sorununun çözümüne katkısı olmayacağı gibi, barışın sağlanması önünde de ciddi bir engel yaratacağını belirterek şunları kaydetti: "Bence bütün bu olup bitenlerin en tehlikeli yanı, siyaset alanından giderek uzaklaştırılmaya çalışılmamızdır. Hep beraber, sadece Kürt sivil siyasetinin temsilcilerinin değil, hepimizin. Eğer Türkiye yurttaşları olarak barışın sağlanmasına yönelik siyasal iradelerimizin hiç bir işe yaramayacağına dair bir inanca, düşünceye kapılırsak, otoriter siyaset daha da egemen olacaktır. Bu tür bir siyasetin barışı sağladığını insanlık tarihi henüz görmedi. Ne yapmalıyız? Bence, bütün bu otoriter, tekçi politik oyunlara rağmen, barışın sağlanmasına yönelik, siyasi iradelerimizi savunmaya ve sergilemeye devam etmeliyiz."

Çözüme katkı sunmayacak

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Ferdan Çiftçi ise, fezlekelerin hazırlanmasını doğru bulmadığını vurguladı. Çiftçi, "Meclis içerisinde bekleyen bir çok fezleke var. Bu fezlekelerin içerisinde sadece BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını doğru bulmuyorum. Eğer milletvekillerinin dokunulmazlığı kalkacaksa Meclis'te yıllarca bekleyen diğer dokunulmazlık dosyalarının bir seçim yapılmadan işleme alınması gerektiğini düşünüyorum. Milletvekillerinin dokunulmazlığı ile ilgili konunun sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı kalması gerektiğini burada ifade etmek isterim. Dokunulmazlıkların kaldırıl- masının Kürt sorununun barışçıl çözümüne katkı sunmayacağını düşünüyorum" dedi.

DENİZ TEKİN / DİHA/İZMİR