
Barış Vakfı, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yayınladığı açıklamada Türkiye'nin içerisinde bulunduğu savaş ve çatışma ortamına dikkat çekerek, barış için hiçbir zaman geç olmadığının altını çizdi.
Barış Vakfı, 1 Eylül Dünya Barış Günü ve Kurban Bayramı vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, barış ve çözüm taleplerinin neredeyse yasak olduğu bir ortamda 1 Eylül'ün karşılandığına dikkat çekilerek, Türkiye'de ölüm, yasak, tutuklama, çatışma, operasyon, OHAL ve KHK'lerin toplumsal yaşamın olağan birer parçası haline getirildiği aktarıldı.
Türkiye'de hem içeride hem de dışarıdaki problem ve sıkıntılarına her gün bir yenisinin eklendiği ifade edilen açıklamada, ülkenin bölgesel çatışmaya ve savaşa sürüklendiği kaydedildi. Hiçbir toplum ve devletin savaş ve çatışma ile abat olmadığı belirtilen açıklamada, "İnsanlar, topluluklar arasındaki sorunların kalıcı çözümünün biricik yolu barış gerçeğine sırtımızı dönmemiz bizi felakete sürükler. Birçok ülkenin ve toplumun başardığını biz de başarabiliriz. Barış içinde insanca bir arada yaşamayı gerçekleştirebiliriz" denildi.
Kolombiya ve FARC arasında yapılan barışa dikkat çekilen açıklamada, oradan büyük bir ders çıkarılması gerektiğine vurgu yapılarak, şöyle denildi: "Türkiye'de de barış için zaman geçmiş değil. Ortadoğu'nun bitmek bilmeyen sorunlar yumağının büyümemesinin ve bölgeyi insanca yaşanabilir kılmanın biricik yolu barış, diyalog ve müzakeredir. Bu yangını söndürmek bu ülkede yaşayan her kesin insanlık görevi. Kürt sorununun barışçıl çözümü, bizlerin tercihi ile olabilecek bir şeydir. İstersek, ölümleri, çatışmayı, yıkımı, kötüye gidişi durdurur, bu topraklarda barışı yeşertiriz. Yeter ki bunun farkında olalım. Daha fazla geç olmadan."
HDK: Barışın sesini yükseltelim
HDK, iktidarın barış istemini ortadan kaldırmak istediğini belirterek, halkları 1 Eylül'de alanlarda barışın ve özgürlüğün sesini yükseltmeye davet etti
Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün Ortadoğu'da şiddetlenen çatışma ve katliamların, Türkiye'de ise yeniden kışkırtılan çatışma ortamında yaşanan ölüm, baskı, şiddet ve fiili sıkıyönetim ile OHAL uygulamalarının yaşandığı bir dönemde karşılandığı belirtildi.
Yazılı açıklamada, Saray’ın 20 Temmuz 2016'dan sonra içte ve dışta savaşı ve şiddeti tırmandırdığına dikkat çekilerek, "Bölgede savaş kışkırtıcılığı, işgal ve yağma politikasında ısrar etmektedir. Halklarımızın barış içerisinde, kardeşçe ve eşit koşullarda birlikte yaşama isteğini şiddeti tırmandırarak ezmeye çalışmaktadır" ifadelerine yer verildi. İktidarın, savaş politikalarına son verilmesi ve barış isteği talebinin "terörizm"le eşdeğer görülerek bastırmaya çalıştığını ifade edilen açıklamada, "Ortadoğu'da sürdürdüğü savaşı içeriye taşıma politikası izliyor. İç savaş kışkırtıcılığı yaparak, kendisine bağlı özel ordular kurarak halklarımızın barış, adalet ve özgürlük istemini ortadan kaldırmak istiyor" denildi.
Savaşa karşı barış, adalet ve özgürlük için birleşilmesi gerektiğinin altı çizilen açıklamada, "OHAL'in kaldırılması, KHK'lerin iptal edilmesi için demokrasi ve özgürlük güçleri saflarını sıklaştırmalıdır. Halkların Demokratik Kongresi, halklarımızı 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde faşizme ve savaşa karşı sokaklarda, meydanlarda, miting alanlarında barışın sesini yükseltmeye çağırmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
İSTANBUL