
kan susar bir gün zulüm biter
menekşeler de açılır üstümüzde leylaklar da güler.
bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler"*
Yaklaşık 2 yıldır kanser tedavisi gören Kapatılan HADEP Genel Başkanımız, abimiz Murat Bozlak'ı toprağa verdik. Bozlak, özgürlük ve demokrasi mücadelesi'ne adanmış bir hayattı. Kan gözyaşı ve acıların katmerleştiği 90'lı yıllarda ölümlere, kurşunlamaya, zindana inat mücadeleden taviz vermedi.
Kürtlerin 1990'lı yıllarda HEP'de başlayan DEP, HADEP, DEHAP ve DTP'de devam eden siyasal mücadelede önemli görevler üstlendi.
Tansu Çiller'in 1993 yılı Eylül ayında DEP'e yönelik başlattığı baskılardan Bozlak'da nasibini alır. DEP Genel Sekreteri görevini yürütürken, Keçiören'deki evinde silahlı saldırıya uğrar. İlk tedavisinin ardından yurt dışında tedavi görürken, DEP'e yönelik açılan kapatma davası nedeniyle geri gelerek 10 Mayıs 1994'da kurulan HADEP'in Kurucu Genel Başkanlığı'nı üstlenir. Aralık 1995'de Emek Özgürlük Demokrasi Bloku olarak HADEP çatısı altında girilen seçimlerde, parti yoğun baskılara maruz kalır. Seçim çalışmaları engellenir. Seçimlerin ardından 24 Haziran 1996'da yapılan 1. Olağan Kongre'de HADEP Genel Başkanlığı'na seçilir. Sabaha karşı çıkılan kongre salonundan gözaltına, ardından da Elmadağ Cezaevi'ne gönderildi. Yine 10 Şubat 1998'de takvim ve bayrak nedeniyle, 19 Kasım 1999'de ise PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Roma'da bulunduğu dönem yaptığı açıklama nedeniyle tutuklandı. 24 Haziran 1996 ile 2000 yılları arasında 3 defa toplam 32 ay Ankara Merkez Kapalı, Elmadağ, Haymana ve Güdül cezaevlerinde kaldı..
HADEP Kongresi'nin yapıldığı Atatürk Spor Salonu kuşatıldığında başkanlık ve PM seçimleri başlamamıştı. Kendisine "Başkanlık seçimini ilk tur değil, 3'üncü turda bitirelim, gün ağarınca salondan çıkarız" dediğimizde, "Hangi saatte çıktığımız önemli değil, ne yapacaksa yapsınlar" diyerek kabul etmedi.
Açılan bu davalarda 1 Nolu sanık olarak 1 ve 2 No'lu mahkemelerde hem yargılandı, hem de yargıladı. Apê Musa'nın deyimiyle bu davaların sanığı, tanığı ve davacısıydı. İlk tutuklandığında Elmadağ Cezaevi'nde yaptığımız söyleşide, "Bu davalar siyasi davalardır. Hem demokratik siyasal mücadeleyi zayıflatmak istiyorlar hem de bizim üzerimizden Kürt hareketine mesaj vermek istiyorlar" demişti
2000 yılında 312 maddeden aldığı bir ceza nedeniyle siyasi yasaklıydı. HADEP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti. AB süreci uyum yasaları nedeniyle ceza ertelenince 26 Kasım 2000 tarihinde yeniden HADEP Genel Başkanlığa seçildi. 2002 yılında yapılan genel seçimlerde TCK'nın 312'inci maddesinden aldığı ceza kalkmasına rağmen, YSK tarafından adaylığı veto edildi. 3 Kasım seçimlerinde seçim kampanyasını Genel Başkan olarak yürüttü. 2003 yılında HADEP kapatılınca siyasi yasaklı oldu. 2011 yılında yapılan ve bağımsız olarak girilen genel seçimlerinde Adana Milletvekili olarak seçildi.
Bozlak, 24 yıllık legal demokratik Kürt siyasetinin en zorlu dönemlerinde görev aldı ve ismi HADEP'le özdeşleşti. 1993-2000 süreci Türkiye'nin en çalkantılı ve Kürtler açısından ise en karanlık yıllarıydı. Köy yakmaların, faili meçhul cinayetlerin, kayıpların, yargısız infazların doruğa ulaştığı yıllardı. Kısacası "at izinin it izine" karıştığı bu dönemde siyasal duruşuyla, mütevaziliği ve kararlılığıyla demokratik siyasetin gelişmesine önemli katkı sağladı. Genel başkanlığın ötesinde, HADEP geleneğinden gelen herkesin abisiydi.
Özetle Bozlak, barış özgürlük ve demokrasi mücadelesi ve legal Kürt siyasal hareketinin yaşatılması ve geliştirilmesi konusunda verdiği mücadeleyle Kürtlere önemli bir miras bıraktı.
*Adnan Yücel'in "Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek" şiirinden alınmıştır.