1 Eylül Dünya Barış Günü için birçok merkezde alanlara çıkan halk, barış taleplerini bir kez daha dile getirdi.
İstanbul'da onbinlerin katılımıyla Kadıköy İskele Meydanı'nda gerçekleşen mitingte çok sayıda siyasi parti, sivil toplum örgütü ve sendika yer aldı. Kurum temsilcileri tarafından yapılan konuşmalarda, Kürt halkına yönelik savaşa, binlerce KCK tutuklusuna, Öcalan üzerindeki tecride, işçilere, öğrencilere yönelik baskıcı politikalara dikkat çekilerek, AKP iktidarının faşizan politikalarının altı çizildi.

'Barış vicdan ve ahlak işi'
Mitingte konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye’de halkların en acil ihtiyacının barış olduğunu belirterek, “Herkes, her toplum, her halk neye en acil ihtiyaç duyuyorsa onu en fazla ister. Bugün dünyada 1 Eylül’ü unutan, savaşı unutan, savaşın acılarını görmeyenler var. Ama Ortadoğu halkları yüzyıllardır, savaşın, ölümün acısıyla, her gün iç içe yaşadığından ekmekten, sudan daha acil ihtiyacı olan barış için alana çıkıyor. İnsanların barış, özgürlük, çözüm talepleri doğru anlaşılmalıdır” dedi.
Her gün yüzlerce insanın yaşamını yitirdiğini ifade eden Demirtaş, barışın anayasa, kanun, tüzük değil; yürek, vicdan, ahlak işi olduğunu dile getirdi.  Demirtaş, "Bir insan kendi toprağında, diliyle, kültürüyle yaşamak istiyorsa bunun önündeki her zihniyet savaş yanlısıdır. Barışa giden yol çözümden geçer. Bir halk, toplum, devlet, barış, huzur istiyorsa herkes özgür, adil ve eşit şekilde yaşamalıdır. Bal demekle ağız tatlanmadığı gibi barış demekle de olmaz" diye konuştu. Savaşı bitirmenin tek yolunun adil, eşitlikçi, özgürlükçü bir yaşam olduğunu vurgulayan Demirtaş, şunları ifade etti: "Erdoğan savaş görülmesin, karşı çıkılmasın ki savaşı sürdürsün istiyor. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Dünyanın neresinde ne oluyorsa her şeyden haberdarız. Kendi ülkende bu kadar derinleştirdiğin savaşı kendi halkından ne kadar saklayabilirsin? 'Savaş yok' diyerek ölümleri durdurabilir misin? Başbakan da, padişah, kral olsan da vicdansızsan barışı getiremezsin."
Batı Kürdistan'daki Kürt halkını selamlayarak konuşmasına son veren Demirtaş, "Kazanımı sahiplenmek hepimizin görevi olmalıdır" çağrısında bulundu.

Amed'de halk safını belirledi!
Amed’de “Demokratik Çözüm ve Müzakere” sloganıyla İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitinge onbinlerce kişi katıldı. Son dönemde Amed'deki birçok mitinge yasak getiren valilik, birçok ilden çok sayıda zırhlı araç ve polisi taşıdı. Polis yığınağına rağmen çevre illerden de binlerce kişi Amed'e akın etti. Mitingte Roboskî'de yaşamını yitiren köylülerin fotoğrafları ve savaşta öldürülen Kürt çocuklarının fotoğrafları taşındı.
BDP milletvekilleri Emine Ayna, Mülkiye Birtane, Hüsamettin Zenderlioğlu ve Nursel Aydoğan, Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in yanısıra çok sayıda sivil toplum örgütleri temsilcisi katıldı. BDP Milletvekili Nursel Aydoğan, Başbakan Erdoğan’ın BDP’lilere “safınızı belirleyin” sözlerini hatırlatarak, “Bizim safımız o gün değil, çoktan bellidir. Safımız bugün İstasyon Meydanı’dır, ezilenlerin yanıdır, Kürt halkının yanıdır, Kürt özgürlük mücadelesinin yanıdır, Roboskîli ailelerin yanıdır” dedi.

Barış kilidi anaların elinde
Osman Baydemir de mitingteki konuşmasında, zamanın artık daraldığını belirterek, “Ankara bilsin ki, Tahran bilsin ki, Şam bilsin ki barış için zaman daralıyor. 21. yüzyılda hiçbir halk statüsüz kalmayacaktır. Kürt halkı da mutlaka ama mutlaka statü sahibi olacaktır. Güney Kürdistan’da olduğu gibi burada da Kürt halkı statüsüne kavuşacaktır. Asker ölümü, gerilla ölümü, tecrit çözüm değildir. Çözüm müzakeredir, diyalogdur, Kürt halkının statüsünü tanımaktır. Kürt anneleri her zaman barışı haykırıyor. Askerler için bizim de evladımız diyor. Asker ailelerine ricam şudur. Siz de gerilla bizim evladımız derseniz barışın kapısı açılmış olacaktır” dedi.

Van'da müzakere talebi
Van'da Belediye Garajı'nda düzenlenen miting ise üç koldan gerçekleşen yürüyüşle başladı. Mitinge DTK Eşbaşkanı ve Van Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP milletvekilleri Özdal Üçer, Adil Kurt, Halil Aksoy, DTK üyeleri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcileri ile birlikte yaklaşık 10 bin kişi katıldı. Mitingte konuşan BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, "Kürt halkı imhaya ve inkara asla boyun eğecek bir halk değildir. Barış Kürtlerin kimliği ile olacaktır'' dedi.

'AKP Şemdinli'de yenildi'
DTK Eşbaşkanı Tuğluk ise “AKP Hükümeti bu katliamcı ve askeri operasyon politikalarıyla Şemdinli’de mağlup oldu. Devlet Şemdinli’de yenildi. Şemdinli Kürt halkının meşru haklarının yenilmez olduğunun göstergesidir” dedi. Tuğluk, Başbakan Erdoğan’a da “Barış fırsatını kaçırıyorsun. Sen savaşın mı barışın mı başbakanı olacaksın. Tarihe ne diye geçeceksin?” sözleriyle seslendi.

Firavun bile yapmadı!

Hakkari’deki 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlamaları ise Hakkari Demokrasi Platformu üyeleri öncülüğünde yapıldı. Hakkari Şehir Stadyumu'nda bir araya gelen binlerce kişi davul zurna eşliğinde halay çekerek kutlama yaptı. Hakkari Belediye Başkanı Bedirhanoğlu, Kürtçe yaptığı konuşmasında Başbakan Erdoğan’ı Firavun ve Hitlere benzeterek, "Bugün Tayyip Erdoğan sizlere ne kadar hak ve özgürlük verirsem o kadar yaşayacaksınız diyor. Dilinizi benim istediğim yerde ve zamanda kullanacaksınız diyor. Erdoğan’ın bu devirde yaptıkları ile Nemrut ya da Firavun'dan ne farkı var? Erdoğan farklı bir şey yapmıyor. Hatta onlar kimsenin dilini yasaklamamışken Erdoğan bunu da yaptı” diye konuştu.

Katledilen çocuklara atfedildi
Adana'da düzenlenen 1 Eylül miting de şuana kadar polis ve asker şiddeti nedeniyle yaşamını yitiren 561 çocuğa atfedildi. Siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinden 18 kurumun destek verdiği miting, yürüyüşle başladı. Mitingte 13 dilde barış yazılı pankart taşınarak, her kesim kendi pankartıyla  katıldı. 
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken konuşmasında, AKP'nin Ortadoğu'da ABD'nin taşeronluğuna soyunduğunu kaydederek, müzakereler başlamadan ve Kürt halkının talepleri karşılanmadan barışın gelmeyeceğini belirtti.

Akdeniz’e karanfil atıldı

Mersin’de de İHD öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle yürüyüş düzenlendi. BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk, sendika, oda, siyasi parti, dernek ve vakıf yöneticilerinin yanı sıra yüzlerce kişi sahile doğru yürüyüşe geçti. Denize karanfiller atan kitle, beyaz güvercin de uçurdu.
Antalya'da da 1 Eylül için yürüyüş düzenlenerek, basın açıklaması yapıldı.

Ankara'da gerilla ve asker aileleri katıldı

Ankara’da ise Toros Sokak’ta bir arayan gelen Emek ve Demokrasi Güçleri, buradan Kolej Meydanı’na yürüyerek miting gerçekleştirdi. Kürtçe, Arapça ve Türkçe olmak üzere “Em ne li welatê xwe, ne jî li cihanê şer naxwazim/ Ne içerde ne de dışarıda savaş istemiyoruz” yazılı ana pankartının açıldığı eylemde, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenleri, “Çatışma değil müzakere, ölüm değil çözüm” yazılı pankart açtı. Tutuklu sendikacıların fotoğrafları ve barış talepli dövizler taşındı.
2008 yılında çatışmada yaşamını yitiren HPG’li Bager’in annesi Fatma Temel ile çatışmalarda asker olan yeğenini 1994 yılında Gever’de kaybeden Selvinaz Göçmez kısa birer konuşma yaptı. Fatma Temel, 1 Eylül’ün barışa vesile olmasını ve artık savaşın durmasını istedi. Asker yakını Selvinaz Göçmez ise, Türk halkının savaşı çözemediğini belirterek anaların barış için birleşmeleri gerektiğini belirtti.

Müzakere zorunludur
İzmir'de HDK öncülüğünde düzenlenen miting de Cumhuriyet Meydanı'nda yürüyüşle başladı. Mitinge katılan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, yıllardır devam eden savaşın halkın hakları verilmezse devam edeceğini söyledi.

Dersim ve Adıyaman'da yürüyüş
Dersim ve Adıyaman'da da 1 Eylül Dünya Barış Günü yürüyüş ve etkinliklerle karşılandı. Dersim’de konuşan DTK Koordinasyon Kurulu Üyesi Ayla Akat, “Eğer bizimle barışacaksınız önce Kürdistan dağları ile barışmalısınız. Munzur, Dicle, Fırat ile barışmalısınız. Halkın önderim dediği Öcalan’a özgürlük sağlayacaksınız. Başka oluru yok” diyerek barış için adım atılmasını istedi.
Adıyaman'da ise sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve meslek odaları yürüyüş düzenledi.

Maxmur'da özgürlük şöleni
Şehit Rüstem Mülteci Kampı'nda (Maxmur), 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle şölen düzenlendi. Şölende konuşan Meclis Başkan Yardımcısı Hacı Kaçan, hiçkimsenin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan kadar barışı isteyeceğine inanmadığını belirterek, “Önderlik barış için elini uzattı ancak devlet barış elini tutmadı. Önderlik ve Kürt hareketinin barış eli havada kaldı" dedi. Sık sık Öcalan'a özgürlük sloganları atıldı.
Kandil’in Enze köyünde de 1 Eylül vesilesiyle yapılan basın açıklamasında tecride tepki gösterildi ve uluslararası kurumlara duyarlılık çağrısı yapıldı.
Federe Kürdistan Bölgesi’nin Ranya ve Rewanduz kentinde de 1 Eylül yürüyüş ve çeşitli etkinliklerle kutlandı. n HABER MERKEZİ